Kadınlardan duvar tepkisi: Duvarları kadın yüreğimizle yıkacağız
09:51
Hicret ÇİFTÇİ/JINHA
MERDÎN - Önce Nusaybin ile Rojava'nın Qamişlo kenti arasına ardından Şenyurt-Dirbesiyê sınır hattına duvar ören AKP Hükümeti’ne tepkiler gün geçtikçe büyüyor. İçişleri Bakanı Muammer Güler’in “Orada yapılan duvar, bir mayınlı alandan vatandaşların can ve mal güvenliğini korumaya yönelik bir duvardır” şeklindeki sözlerine tepki gösteren Nusaybinli kadınlar, “Madem can güvenliğimizi çok düşünüyordunuz o halde 30 yıldır bu devlet neredeydi? Şimdi mi aklınıza geldi can güvenliğimizi düşünmek? Biz bu duvara izin vermeyeceğiz kendi kadın yüreğimizle yıkacağız” dedi.
Getirdikleri her bir yenilikte Avrupa ülkelerinin yaptıklarını örnek veren AKP hükümeti bir yeniliğe imza atmaya hazırlanıyor. 1961 yılında Almanya yönetiminin Doğu Almanya'daki vatandaşların Batı Almanya'ya kaçmamalarını önlemek için 46 kilometre uzunluğundaki Berlin Duvarı’nı yapmıştı. Toplum tarafından büyük tepkiye neden olan ve ismi “Utanç Duvarı” olarak anılan duvar 1989 yılında yıkıldı. AKP hükümeti benzer bir duvarı önce Nusaybin ile Rojava'nın Qamişlo kenti arasına ardından Şenyurt-Dirbesiyê sınır hattında ördü. Başta Nusaybin olmak üzere Türkiye ve bölgenin birçok kentinde duvara yönelik tepki gösterildi. Bazı illerde bu tepkilere karşılık polis müdahalesi yaşandı. Duvara yönelik tepkiler devam ederken en son Kurban Bayramı dolayısı ile Mardin ve ilçelerini ziyaret eden İçişleri Bakanı Muammer Güler Türkiye-Rojava sınır hattında örülen duvara ilişkin basın mensuplarına değerlendirmede bulundu. Gazetecilerin duvar ile ilgili sorusunu, "Örülen duvar falan yok. Orada yapılan duvar, bir mayınlı alandan vatandaşların can ve mal güvenliğini korumaya yönelik bir duvardır” dedi.
'Mesele mayınlarsa 30 yıldır devlet neredeydi?’
Konuya ilişkin konuşan BDP İlçe Eş Başkanı Zinnet Alğan, uzun zamandır sınır hattında tellerin ve mayınların olduğunu belirterek, ancak Rojava devriminin başlamasının ardından duvar yapılmak istenmesinin dikkat çekici olduğuna değindi.Yapılacak duvarın Kürtlerin birbirinden koparmak için amaçlandığını vurgulayan Zinnet, "Ancak bunu çok iyi bilsinler ki, bir damla kanımız kalıncaya kadar biz orada duvar yapmalarına izin vermeyeceğiz. Biz ayakta kaldığımız sürece onlarca şehit versek bile orada duvar yapmalarına izin vermeyeceğiz" dedi. Direniş ve eylemlerine devam edeceklerini belirten Zinnet, AKP devletinin direnen halka gaz bombalarıyla saldırdığını ancak halkın geri adım atmayacağını dile getirdi. Uzun zamandan bu yana birçok insanın sınır hattında parçalarını, canlarını kaybettiğine dikkat çeken Zinnet, "Bugüne kadar devlet neredeydi. Haberleri yok muydu?" sözlerine dikkat çekti.
'Duvar yapmakta ısrar edilirse bizde direnişte ısrar edeceğiz'
Nusaybin ve Qamişlo arasına duvar yapmanın AKP'nin en büyük ayıbı olacağına değinen KURDİ-DER Nusaybin Şube Başkanı Berivan Baş, “Bu duvar Kürt halkını birbirinden ayırmaya asla yetmeyecektir” dedi. Başbakan'ın başka ülkelere gittiğinde ülkeler arasında sınırların olmamasını ve kardeşlikten söz ettiğini belirten Berivan, ancak bir halkın arasına duvar yapabildiğini ve bunun asla kabul edilecek bir durum olmadığını söyledi. Günlerdir Nusaybin halkının bunun için direniş gösterdiğini hatırlatan Berivan, duvarın yapılması konusundaki ısrarların sürmesine tepkilerin devam edeceğini söyledi. Nusaybinli Menice Kaya, Kürtlerin arasına duvar yapmanın kimsenin hakkı olmadığını belirterek, "Biz aynı halktanız. Bize zulüm etmeyi bırak. Senin bizi birbirimizden ayırmaya hiçbir hakkın yok" diye konuştu.
'Tırnaklarımızla duvarları yıkıp ortadan kaldıracağız'
Yıllardır var olan sınırları tanımadıklarını belirten Xecê Kaya, "Bakur, Başur, Rojhilat hepsi birdir. Biz aramıza duvar istemiyoruz. Biz sınırları kaldırıp gidip gelmeyi düşünürken bunlar aramıza duvar koymaya çalışıyorlar. Biz bu utanç duvarını kabul etmiyoruz" diye ifade etti. Artık tahammüllerinin kalmadığını vurgulayan Xecê, Kürt halkının hep iç içe olduğunu, hiçbir zaman kendilerini ayıramadıklarını belirterek, "Biz bir halkın çocuklarıyız. Onlar bizi öldürseler biz mezarda da olsak bir araya geleceğiz" dedi. Asıl amacın Rojava devriminden sonra Türkiye'de ki Kürtlerin uyanmasını engellemek olduğuna dikkat çeken Xecê, "Bunu çok iyi bilmeliler ki Kürtler uyanalı çok oldu" dedi. Kürtler arasındaki gidiş, gelişlerin tellerle, duvarlarla engellenmek istendiğine vurgu yapan Xecê, "Onlar ne yaparlarsa yapsınlar bizim düşüncemiz birdir. Biz düşünce olarak artık çok berraklaştık artık bizim düşüncemizi değiştiremezler. Tırnaklarımızla o duvarları yıkıp ortadan kaldıracağız" diye ifade etti.
'Ölümler olmadan vazgeçin!’
Duvarlarla Kürt halkının ayrılmayacağına dikkat çeken Zeynep Tayar, yıllardır sınır arazisinde mayınların olduğunu, çok sayıda insanın hayatını kaybettiğine işaret ederek, "Neden biz o cenazeleri almaya gittiğimizde mayınları kaldırmıyorlardı" dedi. AKP hükümetinin kendisiyle İran ve Amerika arasına duvar yapması gerektiğini belirten Zeynep, "Bizim aramızdan çekilip gitsinler. Burası bizim topraklarımız, bizim ülkemiz" şeklinde dile getirdi. Kürtlerin artık birlik olduğunu ve birliğin Başbakan'ın zoruna gittiğine değinen Sacide Kaya ise, "Biz Kürdistan'ın dört parça olarak kabul etmiyoruz. Bütün Kürtler buna tepki göstermelidir. Gün kendini tanıma günüdür. Hiçbir Kürt Başbakan’a inanmamalıdır" dedi. Ne olursa olsun davalarının peşini bırakmayacaklarını kaydeden Selime Yamam da yürüttükleri davanın haklı bir dava olduğunu ifade ederek, “Ölümler olmadan vazgeçin bu durumdan. Bizim aramızda mayınlar, teller vardı, bırakın onu da kaldırmayın istemiyoruz. Sizi de duvarınızı da istemiyoruz" dedi.
'Bizi asla birbirimizden ayıramayacaklar’
Yapılacak duvarı hiçbir şekilde tanımadıklarını, yumruklarıyla kıracağını belirten Halime Yalın, "Rojava devriminden sonra kendilerine gelmişler. Bizi asla bu topraklardan çıkaramayacaklar. Bizi birbirimizden ayıramayacaklar" diye ifade etti. Rojava'da akrabalarının olduğunu ve onları görmek istediklerini vurgulayan Halime, kendi halkını yalnız bırakmak istemediklerini dile getirdi. Yapılacak duvarın kendisiyle sorun getireceğini uyarısında bulunan Halime, "Başbakan Tayyip Erdoğan kendi elleriyle belasını arıyor. Büyük bir zarar görecek. Bu yaklaşımlarından vazgeç" şeklinde dile getirdi. Kardeşler arasına duvar yapmanın utanç verici bir durum olduğunu belirten Vesile Kaya ise, yıllardır çocuklarının sınırlardaki mayınlar yüzünden hayatlarını kaybettiğine dikkat çekerek, “İçişleri Bakanı’na sesleniyorum. Mayınlar çocuklarımızı, canlarımızı aldığında neredeydiniz. Madem güvenliğimizi düşünüyorsunuz, o zaman 30 yıldır neredeydiniz. Neden o zaman konuşmuyordunuz. Bu duvarın kalkması için hepimiz kan dökmeye hazırız" diyerek, tepki gösterdi.
(hç/mg)

