'AKP savaş hazırlığına özgür basın sansürü ile başladı'

11:28

JINHA

AMED - Savaş koşullarında en önemli faktörlerden birinin de basın ayağının olduğunu kaydeden HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, aralarında DİHA, ANF, JINHA, Roj News'in de bulunduğu ve 96 basın yayın organına ulaşım engeline dikkat çekerek, "Savaş hazırlığında olan AKP' ilk olarak halkın haber alma özgürlüğünü engelledi. İktidardan bu yana defalarca sansüre maruz kalan özgür basın bir şekilde halka yine gerçekleri ulaştırmaya devam edecek" dedi.

Evrensel ve Özgür Gündem'in hedef haline getirilmesi, DİHA, ANF, JINHA, Roj News dahil 96 internet sitesinin erişime engellenmesinin ardından, AKP, savaşın gerçeklerini yazan sitelere dönük sansür saldırılarını sürdürüyor. AKP'nin 13 yıllık politikalarını ve basına yönelik baskılarını değerlendiren Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, "AKP'nin 13 yıllık iktidarından bu yana partimize yönelik birçok operasyon yapıldı. Bunlardan biri de 2009 yılındaki KCK operasyonlarıdır. 2004'ten beri yapılan operasyonların halkımızın hala bilincinde, 2010 yılında Kandil'e sınır ötesi operasyonlar başlamasıyla sınır ötesinin yanı sıra Kazan Vadisi'ne atılan bomba ile 34 PKK'linin yaşamını yitirmesi hala hafızlarımızdan silinmiyor. O dönemlerde ne yaptıysak şimdi de aynı şekilde şimdi de aynı şeyi yapıyoruz" diye konuştu.

'Savaşın en önemli faktörlerinden biri de basın ayağı'

Savaş ortamında haber alma hakkının en önemli nokta olduğunu söyleyen Nursel, dolayısıyla basının savaş döneminde en önemli faktörlerden biri olduğunu kaydetti. Nursel, "Bu anlamda iktidar önce yurttaşların haber alma hakkını engellemek amacını güdüyor. Özellikle bölgede yaşanılanları Türkiye haklarına ileten, tarafsız bir yayın yapan özgür basının tüm kanallarına engellemeler hala devam ediyor. 24 Temmuz akşamı saat 23.00'da sınır ötesi operasyon kararını verip, başlandığı andan itibaren ilk yaptığı özgür basına bir operasyon yapmak oldu. ANF, DİHA ve JINHA gibi birçok haber ajansı hemen telekomünikasyon idaresi başkanlığı tarafından 'tedbiren' yayın yapmaları yasaklandı. Demek ki burada yaşanılanları, halk tarafından nasıl geliştiğinin anlaşılmasının önünü kesmeye çalışıyorlar" diyerek AKP sansürüne alışık özgür basının her şeye rağmen gerçekleri halka iletmekten vazgeçmeyeceğini kaydetti.

'Yandaş basın tarafından savaş çığırtkanlığı yapılıyor'

AKP'nin kuruluşundan bu yana kendi gölgesinde basın grubu oluşturduğunu kaydeden Nursel, "Şuan Türkiye'deki yandaş basın örneği dünyanın hiçbir yerinde yok. Operasyonlar henüz başlamadan yandaş basın tarafından savaş çığırtkanlığı yapıldı. Özellikle sabah gazetesi bu işin borazanlığını yapıyor. PKK'ye ya silah bırakırsınız ya da temizlik operasyonları başlar şeklinde haberlere yer verdi. Daha sonra da partimiz HDP'yi hedef gösterip 'ya silahları bıraktırırsınız ya da kınama mesajları yayınlarsınız şeklinde haberler' yayınladılar. Türkiye kamuoyunu bu tür yanlış bilgilerle yönlendirmeye çalıştılar. Operasyon başladığında da Türkiye halklarından bir tepki gelmemesine yönelik bir ortam oluşturmaya çalıştılar" ifadelerini kullandı.

'Kürt halkı milyon kez barış talebini haykıracak'

"Sansür gerçekleşirse halkın yaşanılanlardan haberi olmaz ve haberi olmadığı içinde tepkisini ortaya koyma, alanlara çıkma durumu engellenmiş olunur. Basın yoluyla halkın haber almasının önüne geçerek halkın serhıldanlara çıkmasından korkuluyor" diyen Nursel son olarak şu sözlere yer verdi: " 6-8 Ekim direnişinin hemen akabinde sokak mücadelesine ve Meclis'teki muhalefetliğimize rağmen 'İç Güvenlik Paketi'ni çıkardılar. O yüzden halkın sokaklara çıkmasından korkuyorlar. Korkunun ecele faydası yok. Kandile yağdırılan bombalar bu halkın evlatlarının üzerine yağdırıldı. Onlar engellemek için istediği yolu denesinler, Kürt halkı sokağa çıkacak ve belki de milyon kez barış talebini alanlarda haykıracak" şeklinde konuştu.

(hy-ny/zd)