Kadınlar: Ettiğiniz zulüm 90'ları da aştı, yeter artık

11:39

Beritan Canözer / JINHA

AMED - Son zamanlarda artan siyasi soykırım operasyonlarına ve Medya Savunma Alanları'na yönelik saldırılara tepkiler büyüyor. Her gece kalkan F 16'lar yüzünden huzursuzluğa bürünen Diyarbakır'da kadınlar, "Biz barış dedik onlar üzerimize silahla geldi, biz barış dedik onlar savaş uçağıyla geldiler, biz barış dedik onlar bombalarla geldiler. Evlatlarımızın üzerinden elinizi çekin" diye tepki gösterdi.

Türkiye ve Kürdistan'ın birçok yerinde siyasi soykırım operasyonlarının başlamasının ardından, Medya Savunma Alanları'na yönelik yapılan bombalı saldırılar halk tarafından tepkiyle karşılandı. Son üç gecedir aralıksız jet seslerinin eksilmediği Diyarbakır'da huzursuzluk hakim. Gece huzursuzluk ve sıkıntıdan uyuyamadıklarını söyleyen yurttaşlar, alçak uçuşların çıkardığı gürültüden dolayı çocukların korktuğunun altını çizerek, "Yine savaşın çocuklarını büyütmek istemiyoruz" diye tepkili.

'Erdoğan kendi menfaati için herkesi katlediyor'

Diyarbakır'da yaşayan yurttaşlar, her gece jet seslerini duymaktan bıkmış durumda. Gece uyuyamadıklarını söyleyen Hayriye Filiz, durduk yere hükümetin PKK'ye yönelik saldırı düzenlemesini şaşkınlıkla karşıladığını söylüyor. Kentte büyük bir huzursuzluğun hakim olduğunu kaydeden Hayriye, "Biz de en fazla sokakta gelen kör bir kurşunla ölürüz. O kör kurşun bizi bulana kadar gerillalarımızın arkasında olacağız. Yeri geldi mi önlerinden gidip güvenliklerini sağlayacağız. Dağdaki, şehirdeki her genç bizim evladımızdır ve onlara canımız pahasına sahip çıkacağız. Suruç'a giden SGDF'li gençlerin tek amacı çocukları mutlu etmekti ve devlet çocukları mutlu etmek isteyen çocuklara bile tahammül edemiyor. Hem SGDF'li gençlere yönelik patlayan bomba, hem 5 Haziran da Amed'de patlatılan bomba Erdoğan'ın bilgisi dâhilinde patlatıldı. Erdoğan, 'eğer başkan olmazsam Kürtler de Türkler de kaybetsin' diyor. Erdoğan başkanlık hırsı için askerleri, gerillaları da ve sivil halkı da harcıyor. Türkiye'de yaşayan bütün halklar bunu çok iyi bilmeli, Erdoğan kendi menfaati için herkesi katlediyor" diye belirtti.

'Kürt halkını savunan Türklere de tahammülleri yok'

Hayriye, tüm halkların alanlara çıkarak hem PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride hem de medya savunma alanlarının bombalanmasına tepki göstermesi gerektiğini vurguladı. AKP'nin DAİŞ'i bombalıyorum adı altında boş alanları ve YPG/YPJ mevzilerini bombaladığını söyleyen Hayriye, bunun da bir hükümet taraflı taktik olduğunu savundu. Hükümetin her Kürdün yüreğine ateş düşürmeyi hedeflediğini söyleyen Hayriye, "Devlet gençlerimizi, askerleri, gerillaları nasıl kullanıyorsa rabbim aynısını onun ve ailesinin başına da getirsin. Şehit annelerinin ahı tutar da bir daha hiçbir gence dokunamaz umarım. Biz savaşı istemiyoruz barış istiyoruz ama onlar sürekli barış için uzattığımız eli kesiyorlar. Sadece Kürt halkına da değil, Kürt halkının yanında duran Türk halkına bile saldırıyorlar. Kürt halkını savunanlara bile tahammülleri yok. Kürtler ve Türkler bir olup Erdoğan'ın ağzını kapatmalıdır" diye konuştu.

'Gençlerin kanı üzerinden siyaset yapıyor'

Kandil'e yönelik saldırıları ve gençlere yönelik tutuklamaları kınayan Medya Amed, DAİŞ'in en büyük destekçisinin Erdoğan olduğunu belirtti. Medya, Diyarbakır'da HDP'nin mitinginde ve SGDF'li gençlere yönelik Suruç'ta gerçekleşen patlama sonucu yaşamını yitirenlerin bunu hak etmediğini vurgulayarak, devletin insan düşmanı olduğunu ifade etti. Yaşamını yitirenlerin suçsuz yere katledildiğini söyleyen Medya, "Biz anneler olarak artık yeter diyoruz. Barış dedikçe onlar savaş diyorlar. Biz savaşlarla bitip, tükenecek bir halk değiliz. Davutoğlu polislerin şehit edildiğini ve bunu yapanların yerin 7 kat aşağısına kaçsa da bulacaklarını söylüyorlar. O zaman neden Suruç katliamının faillerini bulmuyor? Neden bu gençlerin katillerini bulmak için böyle uğraşmıyor? Nice gencimiz faili meçhul ölümlerle ortadan kayboldu. Niye onların katilini bulmak için böyle çabalamıyorlar" diye sordu.

Medya, "Bunları yapamıyorsanız nasıl cumhurbaşkanı nasıl başbakan oluyorsunuz ki siz. Bizim sizden tek istediğimiz barış, çok şey istemiyoruz. Bilinen tek bir gerçek var ki oda Erdoğan'ın ne başkan olamayacağıdır. Gençlerin kanı üzerinden siyaset yapıyor. Bundan böyle kan istemiyoruz. Bütün halklar artık alanlara çıkmalı ve bu ölümlere karşı el ele vermeli" dedi.

'Devlet kürt halkı üzerinden elini çeksin'

Saldırılara tepki gösteren ve savaşa izin vermeyeceklerini belirten Ayşe Yılmaz ise, hem anne olarak hem kadın olarak hem de insan olarak hiçbir gencin ölümüne seyirci kalmayacağını ve alanlarda tepkisini ortaya koyacağını dile getirdi. Ayşe, hiçbir şeyin çocukların ve gençlerinin canından daha önemli olmadığını vurgulayarak, devletin onları dipsiz kuyuya atmak istediğini ama başaramayacağını belirtti. Ayşe konuşmasının devamında şu sözlere yer verdi: "Biz barış dedik onlar üzerimize silahla geldi, biz barış dedik onlar savaş uçağıyla geldiler, biz barış dedik onlar bombalarla geldiler ama biz hala barış diyoruz ve demeye devam edeceğiz. Biz barıştan vazgeçmeyeceğiz. Kimsenin ölmesine izin vermeyeceğiz. Yeter artık anaların ağladığı, gençlerin ve çocukların öldürüldüğü. Daha 90'lı yıllarda katledilen evlatlarımızın kemiklerini bile bulamadık. Bu halk devletin saldırılarına 90'lı yıllardan alışmış ama bu demek değil ki göz yumacağız. Devlet akıllı olsun ve Kürt halkı üzerinden elini çeksin."

(nz/zd/fk)