Kadınlar 'savaşa geçit vermeyeceğiz' diyor
12:03
JINHA
İZMİR - İzmir'de kadınlar AKP'nin başlattığı operasyon dalgasının önünde durulması gerektiğini vurguluyor. Genç kadınlar operasyonların iktidar koltuğunun sallanmasından dolayı olduğunu derken, Hayat İzgi ise tüm annelere çağrıda bulunarak, "Herkese sesleniyorum, bu savaşa geçit vermesinler. Yine her gün cenazeler gelecek, ben de bir anneyim, tüm annelere sesleniyorum, bu savaşın önüne geçelim. Tayyip Erdoğan kadınları duymuyor ama biz kadınlar olarak bu savaş çığırtkanlığına bir son verebiliriz" diyor.
İzmir'de kadınlar Suruç katliamıyla başlayan ve siyasi soykırım, operasyon ve Medya Savunma Alanları'na yönelik hava saldırılarıyla devam eden son süreci JINHA mikrofonlarına değerlendirdi. Barışın konuşulduğu süreçte AKP'nin yetkisi dışı bir şekilde düzenlediği operasyonları yorumlayan kadınlar, devrimci ve yurtsever gençlere yönelik yapılan operasyonlarla belirli bir algının yaratılmak istendiğinin altını çizdi. Dilan Akpolat, DAİŞ PKK ve DHKP-C adı altında 3 yapılanmaya baskın yapılarak, PKK ve DHKP-C'nin terör örgütü DAİŞ ile aynı hizaya çekilerek devletin algı operasyonu yaptığını ifade etti.
'Tüm emek ve demokrasi güçleri birlikte hareket etmeli'
Kobane ve Rojava devrimleri ve HDP'nin seçimden zaferle çıkmasından dolayı yapılan operasyonların sindirme çalışması olduğunu kaydeden Dilan, "Biz de biliyoruz ki şiddetin artması, yaşanan kaosun artmasının nedeni AKP'nin kendi yenilgisini görüyor olması. Kendi yenilgisini gören hükümet giderek şiddetlenerek baskı politikalarıyla yenilgisini bir tarafa iterek tekrar yükselme çabası içinde. Ama ne olursa olsun biz 40 yıllık mücadele tarihimiz boyunca birçok katliamlara tanıklık ettik, birçok acıya, zulme, kanlı savaşlara tanıklık ettik ama hiçbir zaman doğru duruşumuzdan, kendi bildiğimiz örgütlülüğümüzden vazgeçmedik. Bundan sonraki süreçte de yapmamız gereken tek şey HDP olarak, bütün emek ve demokrasi güçleri olarak birlikte olmaktır" dedi.
'Kobane ve Rojava devrimlerini sahiplenerek cevap vereceğiz'
Suruç' katliamı ve yapılan operasyonların geleceğe yapılmış operasyonlar olduğunu belirten Dilan, "Bizim diyeceğimiz tek şey, bugün hem katledilen 32 canımız için hem de bundan sonraki süreç için bir arada olup örgütlenmek ve örgütlü bir şekilde cevap olmak, Kobane ve Rojava devrimlerini sahiplenmektir. Bugün yapılan aslında hem HDP'nin seçim zaferini sekteye uğratmak hem de Rojava ve Kobane devrimlerini sekteye uğratmak için yapılan operasyonlardır. Ama biz örgütlü olarak bir arada olacağız ve hiçbir zaman bu baskılara boyun eğmeyeceğiz" diye konuştu.
'Anneler, savaşa engel olalım'
Suruç katliamını kınayarak ve ailelere, tüm ezilenlere ve Kürt halkına baş sağlığı dileyerek sözlerine başlayan Hayat İzgi, Zilan'dan, Roboski'ye kadar yapılan tüm katliamlara Suruç'un da eklendiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın barış sürecini koltuğuna kurban ettiğini ifade eden Hayat, "Koltuğu sarsıldı ve sarayları da sarsılacak. Herkese sesleniyorum, bu savaşa geçit vermesinler. Yine her gün cenazeler gelecek. Bu savaşa asla geçit vermeyeceğiz. Ben de bir anneyim ve tüm annelere sesleniyorum, bu savaşın önüne geçsinler. Çünkü Tayyip Erdoğan kadınları duymuyor. Biz anneler olarak savaşın önüne geçebiliriz. Bu savaşın önüne geçeceğiz ve Tayyip Erdoğan'ın koltuğunu sarsmak için mücadele edelim" dedi.
'Barış bayrağını kaldıralım'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her gün Kürt halkını ve ezilenleri tehdit ettiğini ve böylece aslında savaş ilan ettiğini belirten Hayat, sözlerine şöyle devam etti: "Anneler artık tabutlara sarılmasınlar. Savaşa değil, barışa sarılsınlar. Barış bayrağını kaldıralım. Annelerimiz her gün sokakta. Annelerimize el versinler. Polis, asker, gerilla cenazelerini görmekten üzülüyoruz. Biz can vermekten, kan dökmekten yana değiliz. Tayyip Erdoğan ve Davutoğlu'nun ağzından kan dökülüyor. Artık yeter! Pirsus katliamından dolayı IŞİD'le birlikte olduklarını dünya da öğrendi. Savaş ilan ederek ayıplarını kapatmaya çalışıyorlar. IŞİD'e yönelik operasyon adı altında YPG'ye, YPJ'ye, sivil halkı, Kuzey Kürdistan'ı bombalamaya çalışıyor. Herkes buna dur demeli. 3 seneden beri halk huzur içinde yaşıyordu. Savaşın önüne geçelim ki huzur içinde, kardeşçe yaşayalım. Biz barıştan yanayız. Biz yine barış diyeceğiz. Tüm insanlara çağrım budur: Herkes meydanlara insin ve barış dilini haykırsınlar."
'AKP iktidarını kesinleştirmek istiyor'
Yapılan operasyonlara karşı tüm toplumun duyarlı olması gerektiğini söyleyen Elmas Budak Çınar ise toplumun bu meseleye dair yapabilecekleri en demokratik tepkileri vermeleri gerektiğini belirtti. Suruç'ta katledilen gençlerin barış için orada olduklarını ifade eden Elmas, "Ölümleri toplumun hafızasında çok büyük yara açtı. AKP'nin bu süreçle de Suruç'la birlikte başlayan ve aslında IŞİD'e yaptığını söylediği operasyonların aslında o şekilde bir operasyon olmadığını yapılan göz altılarla, süreci takip ettiğimizde ne olduğunu görebiliyoruz. Ülkenin muhaliflerine, sokaklarda hak arayan, bununla ilgili tepki veren insanlara yönelik yapılmış operasyonlar. Recep Tayyip Erdoğan'ın aslında tek adam iktidarını sürdürme çabası olduğunu gösteriyor ve bir nevi erken seçim hazırlığı. Ülkenin gündemini karıştırarak, savaş kışkırtıcılığı yaparak, aslında yapılan operasyonlarla da gördük savaş başlattılar. HDP'yi güçsüzleştirerek erken seçimle kendilerinin iktidarını kesinleştirmek istiyorlar" dedi.
(ht-mh/zd)
