Avukatlar: Abdullah Öcalan geleceğin simgesidir, özgürlük koşullarını yaratın
13:45
JINHA
İSTANBUL - MHD ve ÖHD'nin çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce avukat Gemlik'te PKK Lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan tecridi protesto etti ve Gemlik Jandarma Komutanlığına görüş başvurusunda bulundu.
Kürdistan Hukukçular Meclisi'nin çağrısı ile Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) ve Özgürlükçü hukukçular Derneği ( ÖHD) üyesi 200 avukat, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile avukatlarının görüşlerinin 4 yıldır engellenmesini protesto etmek ve görüş başvurusunda bulunmak amacıyla Gemlik Jandarma Komutanlığı ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.Açıklamaya, HDP'nin hukukçu milletvekilleri, ÖDAV, ÇHD, İHD, Açılım Hukuk Bürosu, Ezilenlerin Hukuk Bürosu, Diyarbakır Barosu, Iğdır Barosu, KJA Hukuk Komisyonu, Öcalan'a Özgürlük İnisiyatifi, HDP milletvekilleri, Abdullah Öcalan'ın yeğeni Urfa Milletvekili Dilek Öcalan, DTK eski Eş Başkanı Aysel Tuğluk ve çok sayıda hukuk örgütü katıldı.
Gemlik Jandarma Komutanlığı önüne gelen yüzlerce avukat adına MDH ve ÖHD üyesi avukatlardan Ebru Günay ve Serhat Eren, müvekkilleri ile görüşmek için Jandarma Karakolu'na geçmek istedi. İlk defa savcılıktan izin alınmadan müvekkilleri ile görüşmeye gitmek isteyen avukatlar, Jandarma Komutanlığı'nın kapısına girişlerine izin verilmeden geri çevrildi. Savcılık tarafından avukatların görüş başvurusu, "gemi bozuk" gerekçesi ile reddedildi.
'Tecridi kabul etmeyeceğiz'
Avukatlar başvuru yaptığı sırada kitlede "İmralı tecridine hayır, Öcalan'a özgürlük" pankartı açtı. Ebru ve Serhat'ın yaptığı başvurunun ardından basın açıklaması başladı. Açıklamada ilk olarak konuşan Ebru Günay, Türkiye'nin çok tarihi bir süreçten geçtiğini belirterek, Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecridin "savaş" demek olduğunu kaydetti. Ebru, 16 yıldır Abdullah Öcalan üzerinde devam eden ağırlaştırılmış tecridi kabul etmediklerini, bundan sonrada tecridi kabul etmeyeceklerini vurguladı.
'Başvurulardan olumsuz cevaplar alıyoruz'
Ardından söz alan ÖHD Ankara Şubesi üyesi Avukat Pınar Akdemir basın açıklamasını okudu. Pınar, Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecridin kabul edilir olmadığını söyledi. Pınar, "Bugün itibariyle müvekkilimiz Abdullah Öcalan'ın 16 yıllık tecridin bir boyutu olan avukat yasağı 5'inci yılına girmiş bulunuyor. Kendisi ile gerçekleştirdiğimiz son avukat girişi için 2011 yılında, yine bir 27 Temmuz günü Gemlik Jandarma Komutanlığı'na gelmiş ve güvenlik güçlerinin nezaretinde İmralı adasına giderek, müvekkilimizle son kez görüşebilmiştik. Tam 4 senedir müvekkilimiz ile görüşebilmek için ilgili resmi mercilere başvurmakta ama olumsuz cevaplar almaktayız" diye konuştu. Abdullah Öcalan üzerindeki hak ihlallerine ve kısıtlamalara değinen Pınar, "Sadece avukat ve aile görüş yasağı ile sınırlı değil. Aile telefon hakkı, iletişim hakkı, bilgiye erişim hakkı gibi haklarından yararlanamayan Türkiye'deki tek tutsak Sayın Öcalan'dır" dedi.
'Sayın Öcalan'ın çağrısı ile ateşkes ortamı sağlanmıştı'
Pınar, Abdullah Öcalan'a özgürlük talebiyle toplanan10 milyon 328 bin imza ile devletin halkın iradesini ve realitesini kabul etmesi gerektiğini dile getirdi. Pınar sözlerine şöyle devam etti: "Bir yandan tecrit uygulamaları sürerken, diğer yandan da kamuoyundan gizli, kimi zaman 2013'ten sonra olduğu gibi açık bir şekilde devlet heyetleri İmralı'ya gidip, Sayın Öcalan ile Kürt meselesini çözümü çerçevesinde resmi olarak görüşmüşlerdir. Sayın Öcalan'ın çağrıları ile ateşkes ortamı sağlanmış ve tüm ülkede Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesine dair umutlar yeşermiştir. Fakat 5 Nisan 2015'teki ziyaretten sonra HDP heyetinin de tıpkı avukatları ve ailesi gibi Sayın Öcalan ile görüşmesi engellenmiştir."
'Koşulların yaratılmasını istiyoruz'
Pınar, Abdullah Öcalan'ın barış ve geleceğin simgesi olarak nitelendirerek, "İmralı zindanında uygulanan insanlık dışı tecrit zulmüne karşı çıkmak bu ülkenin tüm halklarının en insani görevidir. Bizler demokratik çözüm ve barıştan yana avukatlar olarak Sayın Öcalan'ın sadece avukat, aile, heyet görüşmesi değil, gazeteciler, aydınlarla, sivil toplum örgütleri ve isteyen her kesle ile kendi kadrolarıyla da, yani Kürt sorunun demokratik çözümünün tüm muhatapları ile görüştürülmesinin koşullarının yaratılmasını istiyoruz" ifadesini kullandı.
'Devletin tecrit politikalarına karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz'
Pınar son olarak, Türkiye ve Kürdistan'da bulunan tüm demokratik kitle örgütlerine çağrıda bulunarak, "hukuksuz alan" yaratan devletin tecrit politikalarına karşı duyarlı olmaya, ülkeyi kaosa sürüklemeye çalışan geçici hükümetin çözümsüzlüğe hizmet eden tecrit politikası ve bir bütünen demokratik güçlerin tasfiyesine karşı durmaya çağırdı.
Açıklamanın yapıldığı sırada, yoldan geçen bazı araçlardan ırkçı sloganların atılması dikkat çekti. Açıklamanın ardından, polislerin avukatları kovar gibi Jandarma Karakolu'nun önünden uzaklaştırması gerginliğe neden oldu. Trafiğin sıkışması sonucu yolda bazı ufak kazalarda meydana geldi.
(dk-ödk/dc/fk)

