'Hukuksuzluğu Eğitim-Sen'de değil MİT tırlarında arayın'
15:12
JINHA
ANKARA - Eğitim Sen Genel Merkezi tarafından 25 Temmuz günü Rojavalı yaralılara yönelik yapılan polis baskınına ilişkin gerçekleşen açıklamada konuşan Eğitim Sen Genel Sekreteri Sakine Esen Yılmaz, " Yapılan polis baskının hukuksuzluğu mahkeme kararıyla gözler önüne serildi. Sendikamızdan gözaltına alınan 12 kişiden 11'i dün çıkarıldıkları mahkeme tarafından serbest bırakıldı" dedi.
Ankara'da 25 Temmuz günü Rojavalı yaralılar ve üyelere dönük Eğitim-Sen Genel Merkezi'ne yapılan polis baskınında gözaltına alınan 12 kişiden 11'i dün çıkarıldıkları mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Konuya ilişkin bilgi veren Eğitim sen Genel Sekreteri Sakine Esen Yılmaz yapılan baskının senaryolar üzerine kurulduğu ve yaralıların Eğitim-Sen misafirhanesinde gizlice tedavi edildikleri iddiasının güçlendirilmesi için SES Ankara Şubesi Kadın Sekreteri Rona Temelli'nin de gözaltına alındığını dile getirdi.
'Savaş yangınını körüklüyorlar'
Sakine, "Misafirhanemizde kalanlar AFAD'ın verdiği kimlikle, devlet ve üniversite hastanelerinde tedavi görmektedir. Aldığımız nefesi dahi takip eden, sağlık hizmetini fişleme düzeyinde kayıt altına alan bir devlet aklı, elbette ki bu kişilerin şeceresini, nerede tedavi edildiklerini çok iyi bilmektedir " diyerek hükümetin Suruç katliamındaki sorumluğunu örtemeye ve yaratılan savaş yangınını körüklemeye çalıştığını belirtti.
' Kapılarımız herkese açık'
Sendikalarının herhangi meşru olmayan, hukuksuz bir faaliyetleri olmadıklarını vurgulayan Sakine, MİT tırlarından ilaç diye çıkan silahlara dikkat çekerek, " Altını çizerek bir kez daha belirtmek isteriz ki sendikamızın kapıları dil, din, ırk, cinsiyet gözetmeksizin tüm mazlumlara açıktır. Meşru olmayan ve hukuksuz faaliyet arayanlara önerimiz MİT tırlarına, kaçak saraya, örtülü ödeneklere, savaş politikalarının karar vericilerine bakmalı" dedi.
'Akan gözyaşının tadı aynı'
Sakine, emek ve demokrasi güçlerine düşen sorumluluğun giderek artmasının altını çizerek, " Bizler biliyoruz ki insanların dilleri, renkleri farklı ne olursa olsun akan gözyaşının acı tadı aynıdır. Bu bilinçle, savaş politikalarının en ağır yükünü her zaman emekçilerin omuzlarına bırakanların yalanlarıyla da baş edeceğimiz, önlerinde de diz çökmeyeceğimiz herkes tarafından iyi bilinmelidir. Hala bu gerçeği anlamayanlar varsa, sendikamıza üye olmanın gururunu taşıyan her bir üyemizin gözlerinin içine bakmaları yeterli olacak" şeklinde belirtti.
(de/zd)
