TGC: Gazeteciler üzerindeki kuşatma kalkmalı
14:58
JINHA
İSTANBUL – TGC Yönetim Kurulu yazılı açıklamada bulunarak son dönemde medya ve gazeteciler üzerindeki baskıları eleştirdi. TGC tarafından yapılan açıklamada iktidarın gazetecileri düzenli olarak hedef gösterme alışkanlığının sürdüğüne dikkat çekilerek, TBMM’yi gazetecilik üzerindeki kuşatmanın kalkması için göreve çağırdı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu bir açıklama yaparak son dönemde medya ve gazeteciler üzerindeki ağırlaşan baskıları eleştirdi. İktidarın gazetecileri düzenli olarak hedef gösterme alışkanlığının sürdüğüne dikkat çekilen açıklamada TGC, TBMM’yi gazetecilik üzerindeki kuşatmanın kalkması için göreve çağırdı. Açıklamada, “Türkiye’de koalisyon görüşmeleri sürerken, terör faaliyetleri, provokasyonlar birbirini izlerken, sınırımızda savaş ihtimali artarken ne yazık ki halkın gerçekleri öğrenmesine yönelik yasaklarla gazetecilik mesleği kuşatılıyor” denildi. AKP hükümetinin halkın gerçekleri öğrenmesini engellemek için gazetecileri hedef gösterdiğine işaret ederek, gazetecilerin aynı zamanda sürekli tehdit altında olduğu kaydedildi.
‘Gerçekleri öğrenmek herkesin hakkıdır’
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Özgür Gündem ve Evrensel gazetelerini hedef göstererek, gazetecilerin can güvenliğinin tehlikeye atıldığının vurgulandığı açıklamanın devamında, “Basının toplumsal barışı sağlamada denetim görevi vardır. Kamuoyuna yansıyan olay ne kadar vahim olursa olsun halkın haber alma hakkı zedelenmemelidir. Aksi halde basın, kamuoyunun gözü kulağı olma şeklindeki hayati rolünü oynayamaz. Gerçekleri öğrenmek, bilmek herkesin hakkıdır. Bu hak zedelendiğinde gerek yargı hakkında gerek olay hakkında gerçek olmayan, spekülasyona dayanan bilgiler ortalıkta dolaşmaya büyümeye başlayacaktır ki asıl tehlike de bu olacaktır” şeklinde belirtildi.
‘Basın ve ifade özgürlüğü için herkes göreve’
Basın yayın kuruluşlarının internet erişiminin yasaklanmasına da yer verilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İnternete yapılacak her müdahale, basın özgürlüğünü de yakından ilgilendirmektedir. Son olarak TİB’in aldığı kararla başta Güneydoğu Bölgesi’nde görev yapan internet haber sitelerine olmak üzere 96 internet sitesine ve 23 Twitter hesabına ‘terör örgütü propagandası’ yaptıkları gerekçesiyle erişim engellenmiştir. TİB’in görevi halkın gerçekleri öğrenmesinin engellenmesi olmamalıdır. İktidar ve muhalefet partilerinin temsilcilerini, sansür düzenlemelerinin değil, basın ve ifade özgürlüğünü genişletecek uygulamaların yaşama geçirildiği bir ülke için göreve çağırıyoruz.”
‘Medya kuruluşlarını barışı savunmaya davet ediyoruz’
Gazetecilere yönelik fiziki saldırılara da dikkat çekilen açıklamada, ”Hakkari, Yüksekova, Şanlıurfa başta olmak üzere sınır illerinde çatışmalı ortamlarda gazetecilik mesleğini yapan gazetecilere yönelik fiziksel saldırıyı gerçekleştirenler de bulunamıyor ve meslektaşlarımızın ekipmanlarına zarar veriliyor” diye belirtildi. Tüm medya kuruluşlarını ve gazetecileri barışı savunmaya davet edilen açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi: “Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin ‘Gazetecinin temel görevleri ve ilkeleri’ başlığını kamuoyunun dikkatine bir kez daha sunuyoruz. Gazeteci; başta barış, demokrasi ve insan hakları olmak üzere, insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı savunur. Milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, dil, din, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin haklarını ve saygınlığını tanır. İnsanlar, topluluklar ve uluslararasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır. Bir ulusun, bir topluluğun ve bireylerin kültürel değerlerini ve inançlarını doğrudan saldırı konusu yapamaz. Gazeteci; her türden şiddeti haklı gösterici, özendirici ve kışkırtan yayın yapamaz.”
(dk/dc)
