'Tüm kesimler barış ruhuyla 1 Ağustos'ta Gemlik'e aksın'

09:13

Beritan Canözer/JINHA

AMED - PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı 1 Ağustos tarihinde Gemlik'e yapılacak yüz binlerin yürüyüşüne KJA adına tüm kadınlara çağrı yapan Ayşe Gökkan, "Sayın Öcalan'ın özgürlüğü önce kadının sonra tüm halkların özgürlüğüdür. Tüm kesimler barış ruhuyla ve bedeniyle bu yürüyüşe katılmalıdır" dedi.

PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 5 Nisan 2015 tarihinden bu yana İmralı heyeti ile görüştürülmesinin ardından 27 Temmuz tarihinden ise avukatlarıyla bağlantısı engellendi. Tutuklu Aileleri ile Dayanışma Federasyonu (TUHAD-FED) PKK Lideri Abdullah Öcalan'a dönük tecridin kaldırılmasına dönük Türkiye'de dört koldan Bursa'nın Gemlik ilçesine 1 Ağustos'ta yüz binlerin yürüyüşü gerçekleştirilecek. Özgür Kadın Kongresi (KJA) aktivisti Ayşe Gökkan, yürüyüşün bir kadın özgürlük yürüyüşü olduğunu vurgulayarak başta kadınlar olmak üzere her kesimden halkı tecride ve soykırım politikalarına karşı yürüyüşe çağırdı.

'AKP, HDP barajı geçti diye halka savaş açtı'

AKP'nin en başından beri savaş hazırlıkları içerisinde olduğunu söyleyen Ayşe, "Ya AKP ve Erdoğan'ı herkes paşa ve sultan olarak görecekti ya da görmeyenleri katledecekti. Yani hem seçim zamanında hem de seçimden sonra sözlerini sürekli değiştiriyorlardı ve onlara oy vermeyen halka karşı savaş açacaklarını söyleyerek aslında halkı tehdit etti. Dolmabahçe deklarasyonu Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan sayesindedir. AKP yaptıkları siyasetle halkı çürütmeyi hedefliyor. Halk eski halk değildir, kadınlar eski kadınlar değiller, Kürtler eski Kürtler değiller. Onlar kafalarında bir çerçeve yapmışlar ve o çerçeveyle istedikleri zaman oynuyorlar. Seçimlerde HDP'nin barajı geçemeyeceğini düşünüyordu ve bunu bekliyordu. Geçemesin diye seçim öncesi bin bir oyunlar oynadı" diyerek AKP politikasını değerlendirdi.

'Halkın HDP'yi seçmesi AKP'yi vampire dönüştürdü'

HDP'nin barajı geçmesinin sebeplerini anlatan Ayşe, bunun en önemli sebebinin HDP'nin bin yıllardır mücadele veren kadınlara öncelik tanıması ve parti olarak bir kadın partisi olması olduğunu söyledi. Ayşe, bununla beraber tüm halkların birlikte omuz omuza mücadele verdiği Rojava Devrimi'ni HDP'nin sahiplenmiş olmasının da önem taşıdığını belirterek, "HDP bu seçimlerde bir baraj geçti, kadınlar iki baraj birden geçti. Kadınlar hem kadınların önüne konulmuş barajı aştı hem de siyasetten parti açısından konulan barajı aştılar. Erdoğan kadınlara tecavüz eden, kadınları katleden, kadınları köle pazarlarında satan vahşi DAİŞ çetesinin yardım ve yataklığını yapıyor. AKP kafa kesen DAİŞ'i koruyup kolladı, akladı. Kadınlar da baskıcı ve zulüm eden Erdoğan'a karşı bu süreçte barıştan yana olan HDP'nin arkasında durdu. Tabi bu da faşist AKP hükümetini vampire dönüştürdü" sözlerine yer verdi.

'Devlet yaptığı katliamlar ile övünüyor'

Erdoğan'ın Başbakan mı, Cumhurbaşkanı mı olduğunu kimsenin bilmediğini söyleyerek, bağımsız olması gereken Erdoğan'ın yalnızca AKP'lilerin yanında durduğunu ve geri kalan tüm halkı yok saydığını belirtti. AKP'nin hem seçim öncesi hem de seçim sonrası birçok katliama yol açtığını dile getiren Ayşe, "Seçim öncesi Amed'de, Bingöl'de, Erzurum'da, Mersin'de ve daha birçok yerde sırf HDP'li olduğu için ya da HDP'nin çalışmalarında yer aldığı için saldırıya uğrayan, bombalanan insanlar oldu. Bunlar halka 'siz HDP'ye oy verirseniz sonunuz böyle olur' mesajıydı. Seçimden sonra ise daha berbat katliamlarla, siyasi soykırım operasyonlarıyla, DAİŞ'i göstererek gerilla alanlarını bombalamasıyla 'bakın sizi uyarmıştım, dinlemediniz, işte bu da HDP'ye oy vermenizin sonucu' mesajını verdi" ifadelerini kullanarak AKP hükümetinin yaptıklarıyla övündüğünü dile getirdi.

'AKP en büyük savaşı KJA'ya karşı başlattı'

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin tüm Ortadoğu haklarına uygulanmış bir tecrit olduğunu belirten Ayşe, halkın da bunu bu şekilde ele aldığını sözlerine kaydetti. Halk üzerindeki katliam ve soykırım operasyonlarının Öcalan üzerindeki tecritle başladığını ifade eden Ayşe, bunun da AKP hükümetinin bir sindirme politikası olduğuna dikkat çekti. Halkın barış sürecini onunla tanıdığını ve onun sayesinde halkın barışa dair umudunun arttığını aktararak, "Sayın Öcalan özgür kalmazsa AKP hükümeti tüm halkların kanını emecek. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit başladığı gibi tüm ülke savaşa doğru gitmeye başladı. KJA olarak diyebiliriz ki AKP hükümeti en büyük savaşı KJA'ya karşı başlattı, kadınlara karşı başlattı. Iğdır'da ona sırtını dönen kadınları şiddet uygulayarak gözaltına almaya çalıştığında bize karşı en büyük savaşı başlatmış oldu. Kadınlara karşı başlattığı savaşı Ortadoğu halklarına karşı da uygulamaya başlandı" diye konuştu.

Yürüyüşe çağrı yaptı

Erkek iktidarın kadının eliyle yıkıldığını söyleyen Ayşe, 1 Ağustos tarihinde PKK Lideri Abdullah Öcalan için Gemlik'e yapılacak olan yürüyüşe de çağrı yaparak, tüm halkların bu yürüyüşe katılım sağlaması gerektiğini söyledi. Ayşe, Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün kadın özgürlüğü olduğuna vurgu yaparak, "Biz de bu yürüyüşe kadınlar olarak en büyük katılımı sağlayacağız. Kendi özgürlüğümüz için orada olacağız. Hem kadınların, hem gençlerin hem de tüm kesim halkların özgürlüğü İmralı'dan geçiyor. 1 Ağustos'ta kadınlara yönelik tüm kırım politikalarına karşı yürüyeceğiz. Tüm tecavüz, taciz, şiddet ve saldırılara karşı yürüyeceğiz. Kadının üzerinde taciz ve tecavüz tüm halklar üzerindeki taciz ve tecavüzdür. Bu son süreçte gördük ki: Sayın Öcalan özgür olmazsa hiç kimse özgür olamaz ve herkes düşünceleriyle, duygularıyla, bedeniyle tutsak olur. Barış süreci iki taraflı yeniden başlamadığı sürece ve Sayın Öcalan özgür kalmadığı sürece bu yürüyüşümüz devam edecek" ifadelerini kullanarak tüm kesimleri barış ruhuyla ve bedeniyle bu yürüyüşe katılmaya davet etti.

(zd)