Duygu Asena'nın aramızdan ayrılışının 9.yıldönümü

16:07

JINHA

İSTANBUL- Yazar ve kadın hakları savunucusu Duygu Asena'nın aramızdan ayrılışının ardından 9 yıl geçti. Duygu'nun yarım bıraktığı mücadeleyi kadınlar bulundukları her alanda sürdürerek, kadınların yaşadıkları sorunlar için çözüm gücü olmaya devam edecek.

Türkiye kadın hareketinin öncülerinden olan feminist yazar Duygu Asena, 90'lı yıllarda kadın-erkek eşitliği meselesini gündeme getiriyordu. Duygu, o yıllarda günlük gazetelerde kadın cinayetlerine karşı isyanının yanı sıra temsiliyet yetersizliğinden kürtaj hakkına, kürtaj hakkından kadının cinselliğine kadar değinen bir kadın hakları savunucusuydu.

Cumhuriyet gazetesinden Damla Yur, "Duygu'suz 9 yıl" başlıklı yazısında Duygu'nun değindiği sorunların günümüzde hala devam ettiğini belirtti. Duygu Asena'nın dile getirdiği sorunları "Kürtaj hakkı uygulanmıyor" ve " Kadın cinayetleri hız kesmiyor" başlıkları altında toplayan Damla sorunlardaki mevcut tabloyu ise şu şekilde açıklamış:

Kürtaj hakkı uygulanmıyor

"2012 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Her kürtaj bir Uludere'dir' dedi. Açıklamanın ardından kürtajı yasaklayan yasal bir düzenleme hazırlandı, tepkiler üzerine askıda kaldı. Mevcut durumda 10 haftaya kadar kürtaj yasal hak. Ancak Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı araştırmasına göre devlet hastaneleri kürtaj yapmamakta ısrarcı. Vakıfın İstanbul'daki 37 kamu hastanesi üzerinden yaptığı araştırmaya göre: Sadece 3 kamu hastanesi isteğe bağlı kürtaj yapmakta, bunlardan 1 tanesi yasal sınır olan 10 haftaya, diğer ikisi ise 8 haftaya kadar kürtaj yapıyor. 12'si hiçbir şekilde kürtaj yapmazken, 17 hastane tıbbi komplikasyonların zorunlu kıldığı durumlarda kürtaj yapmakta.

Kadın cinayetleri hız kesmiyor

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam kadın cinayetlerinin medyada yer almasıyla artıyor algısı oluşturulduğunu sıkça vurguluyor. İslam, 'Almanya'daki durumu hiç duymuyoruz ama Türkiye'dekini sağır sultan bile duyuyor' sözleri ile tepki toplarken, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu da geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda' Kadına şiddet demek konuyu büyütüyor' dedi. Oysa Anıt sayaç verilerine göre 2015'in ilk 7 ayında en az 166 kadın erkek şiddeti sonucu öldürüldü. Bu sayı 2014'de 286, 2013'de 228, 2012'de 139.

2015 Genel Seçimleri Meclis'te kadın devrimi olarak okundu. Oysa kadınların seçme ve seçilme hakkının 1934 yılında tanındığı Türkiye'de 81 yılın sonunda mecliste 97 kadın vekil ile temsil oranı yüzde 18. Yerel yönetimlerde de 81 ilden 4 ilin belediye başkanı kadın. Yargıda ise 17 üyesi bulunan Anayasa Mahkemesi'nde, hiç kadın üye yok. Hakimlerin yüzde 33,6'sı, savcıların yüzde 8,3'ü kadın.

Akademide kadın öğretim elemanı oranı yüzde 41.5, kadın rektör oranı yüzde 5.2, kadın dekan oranı yüzde 15.3. Medyada da durum farksız. Gazetelerde hiç kadın genel yayın yönetmeni yok."

(sö/dc/fk)