'Özgür yaşam için Gemlik'e yürüyüş şart'
09:00
Beritan Canözer - Şehriban Aslan / JINHA
AMED - Türkiye'de son yaşanan baskı ve operasyonların son bulması adına PKK Lideri Abdullah Öcalan'la İmralı Heyeti'yle görüştürülmesi gerektiğini söyleyen kadınlar, çözümün sağlanması adına 1 Ağustos'ta dört koldan Gemlik'e yapılacak yürüyüşe çağırdı. Kadınlar, "Bu yürüyüş bir halkın barışa olan sevdasının, kadınların özgür yaşam yürüyüşü, gençlerin ve çocukların mücadele yürüyüşü olacak" diyor.
Türkiye ve bölgede başlayan siyasi soykırım operasyonlar, baskılar ve PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik tecridin hala kaldırılmaması kadınlar tarafından kınandı. Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin barışa ve insanlığa düşmanlık olduğunu ifade eden kadınlar, bu tecridin sadece Abdullah Öcalan'a değil, sonuç itibariyle Türkiye halklarının yaşanan engellemeler nedeniyle kaosa girebileceğinin altını çizdi. Kurdi-Der çalışanı Dilber Yılmak, " İnkar ve imha zihniyetinin uyguladığı bu tecrit sadece metrekareler üzerinden yapılmıyor. Kültürle, siyasi kimlik üzerinden gözaltılar ve tutuklamalarıyla topyekün Kürt halkına çocuk, genç, yaşlı ayırt etmeksizin yapıyorlar. Bu baskılar özellikle AKP döneminde daha da fazlalaştı, hiç kimse halk mücadelesinin önünde duramaz" dedi.
'Biz barış dedikçe savaş açıyorlar'
Kürt halkının barış talebine karşın sürekli kirli politikalarla karşılaştıklarını anlatan Dilber, " Bu tecridi kaldırmak için bizim de kültürümüzü korumaktan tutup siyasi mücadeleye kadar direnmemiz gerekiyor. Kimse halkın hareketliliği önünde duramaz. Buna en önemli örnek Rojava Devrimi'dir. Tüm dünya biliyor ki biz barış dedikçe kimliğimiz üzerinde baskıcı zihniyet daha da kirli bir savaş yürütüyor. Bugün herkes Kürt dilini konuşuyorsa bu da hareketin ve halkın yıllardır verdiği mücadele sayesindedir. Kalemimiz, bizim silahımız olacak. Öyle olmazsa dil de kültürde kimlikte yok olur. Mücadelemizi büyütmemiz lazım, buna mecburuz. Bu anlamda 1 Ağustos tarihinde yapılacak olan yürüyüş de çok önemlidir. Kadın özgürlüğü, doğanın özgürlüğü için yürüyüş elzemdir" ifadelerinde bulundu.
'Devlet bizi 1990'lı yıllara sürüklemeye çalışıyor'
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin tüm Kürt halkını ve özellikle kadınları etkilediğini söyleyen Amida Kadın Danışma Merkezi Sosyoloğu Ezgi Yalçın, kadınların Abdullah Öcalan'la özgürleştiğini, kendilerini tanıdıklarını belirtti. Ezgi, bundan dolayı tecridin sadece Abdullah Öcalan üzerinde değil kadınların üzerinde de uygulandığını söyledi. Devletin köy yakmaları, siyasi soykırım operasyonları ve saldırılarla halkı yok etmeye çalıştığını ifade eden Ezgi, "Biz kadın kurumları olarak yaşanan tüm soykırımlar için gerekli olan mücadeleyi vereceğiz. Devletin bizi bu tarz bir yolla 1990'lı yıllara sürüklemeye çalıştığını farkındayız ama biz bu oyunlara gelmeyeceğiz. Biz kadınlar olarak kadının özgürlüğünü savunuyorsak, bir şeyler yapmamız gerekiyor" diye konuştu.
'Savaşın önüne ancak kadınlar ve gençler geçebilir'
Amida Kadın Danışmanlık Merkezi çalışan Fatma Gülçiçek, kadınların bu süreci aktif bir şekilde sahiplenmesi gerektiğini belirtti. Fatma, "Bu süreç aslında biraz daha Erdoğan'ın iktidar olmak istemesi üzerine gelişen bir süreçtir. Bu suni süreç ne yazık ki gençlerimizin ve çocuklarımızın ölümüne neden oluyor. Çıkıp kafasına göre süreci bitirip yeniden başlatabiliyor. Oysaki bu süreci asıl mimari Sayın Öcalan'dır ve biz bu yüzden bu süreci bir kan emicinin eline teslim etmeyeceğiz. Planlanarak ve bilinerek yapılan bir savaş sürecinin önüne ancak kadınlar ve gençler geçebilir. Bu ülkenin barışın baş harfine bile tahammülü kalmamış. En ufak barış yürüyüşlerine bile müdahale ediyorlar ve insanları yaka paça gözaltına alıyorlar" diye kaydetti.
'Bu yürüyüş kadınların özgür yaşam yürüyüşü olacak'
Hızlı ve doğru adımlar atarak barışı sahiplenmeleri gerektiğini belirten Fatma, şu sözlerle devam etti: "HDP'nin 'Size savaş yaptırmayacağız' çağrısını doğru buluyoruz ve biz kadınlar olarak da bunu sahipleniyoruz. Bu kırım politikalarıyla hem ekolojik doğa yok ediliyor hem de insanlar yok ediliyor. Bu seçimden çıkan sonucun intikamıdır. İntikamlarını ağaçlarımızdan, doğamızdan, insanlarımızdan almaya çalışıyor. Şuan binden fazla gencimiz gözaltında ve onlara kim bilir neler yapıyorlar. Biz bu devletin gözaltı işkencelerini 1990'lardan sonra çok iyi tanımış ve görmüştük. TUHAD-FED öncülüğünde 1 Ağustos'ta yapılacak olan yürüyüş aslında bu noktada çok önemli. Bu yürüyüş sadece bir yürüyüş değildir. Belki saldıracaklar, belki engel olacaklar ama bu yürüyüşten vazgeçilmeyecek. Bu yürüyüş bir halkın barışa olan sevdasının yürüyüşü olacak" dedi.
(zd/fk)

