BDP'li Nursel Aydoğan'dan işkence ve ajanlık sorusu

16:26

JINHA


AMED - BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, Ankara Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan çocuk tutsaklara yönelik gerçekleşen keyfi uygulama, gözaltı işkenceleri ve üniversitede okuyan öğrencilere yönelik polis tarafından ajanlık dayatması iddialarına ilişkin meclise soru önergesi sundu.


Barış ve Demokrasi Partisi(BDP) Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, Ankara Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan çocuk tutsaklara yönelik gerçekleşen keyfi uygulamalar, polisin gözaltı sırasında uyguladığı keyfi işkenceleri ve üniversitede okuyan öğrencilere yönelik polis tarafından ajanlık dayatması iddialarına ilişkin meclise soru önergesi sundu. Nursel, BDP olarak başta İçişleri Bakanlığı Emniyet biriminin çalışanları olmak üzere üniversite öğrencilerine yönelik dayatılan ajanlık teklifleri ve Sincan Cezaevinde tutuklu bulunan çocuklara yapılan keyfi uygulamaların olduğu iddialarına ilişkin konunun ortaya çıkması amacıyla bir meclis araştırmasının başlatılmasının gerekli bulduğunu belirterek, İçişleri Bakanı Muammer Güler’e “Üniversite öğrencilerinin istihbarat faaliyetlerine yönlendirilmelerinin yasal gerekçesi nedir?” sorusunu sordu. Nursel bakanlığa ayrıca gözaltı sırasına keyfi işkencelerin uygulandığının altını çizerek, “Bunlardan haberdar mısınız” diye sordu.


Öğrencilere ajanlık teklifi


Son dönemlerde üniversitede okuyan öğrencilere yönelik polis tarafından ajanlık dayatmasıyla ilgili İnsan Hakları Derneği’ne sayısız başvuru yapıldığına dikkat çeken Nursel, özellikle ajanlık dayatmasını reddeden öğrencilerin polis olarak adlandırılan kişiler tarafından ölümle tehdit edildiği yönünde de çeşitli iddiaların olduğunu söyledi. Nursel, 11 Ekim tarihinde basına yansıyan Van’dan Denizli Pamukkale Üniversitesi’ne okumak için giden A.T.’nin kayıt yaptığı esnada yanına yaklaşan kişilerin kendilerini üniversite görevlisi olarak tanıttığını ancak daha sonra ajanlık teklifinde bulunduklarını söyleyerek, öğrencilere ajanlık teklifi ettiklerinin basında da sıkça yer edindiğine dikkat çekti.  


Nursel İçişleri Bakan Muammer Güler tarafından cevaplanması üzere şu soruları sordu:


“Üniversite öğrencilerine yönelik sürdürüldüğü çoğu kez basına yansıyan istihbarat faaliyetleri bakanlığınız bilgisi dâhilinde mi yürütülüyor? Yürütülmüyor ise bu kişilerle ilgili şu ana kadar herhangi bir soruşturma açılmış mıdır? Açılmamış ise bu durumun gerekçesi nedir? Üniversite öğrencilerinin istihbarat faaliyetlerine yönlendirilmelerinin yasal gerekçesi nedir? Kürt sorununun çözümüne paralel olarak Sayın Abdullah Öcalan ile sürdürülen müzakereler ile doğru orantılı olduğunu düşünüyor musunuz? Düşünüyorsanız İçişleri Bakanı olarak gerekçeniz nedir? Türkiye nüfusunun önemli bir kesimini oluşturan işsiz gençlere iş bulma ve parasal yardımda bulunma konusunda kolluk güçlerine yasal olarak verilmiş bir yetki var mıdır? Bakanlığınıza bağlı kolluk birimlerine bu görevi yürütmeleri için tahsis edilmiş bir ödenek var mıdır? Yaşanan bu ajanlık dayatmasına ilişkin Bakanlık olarak bir inceleme başlatmayı düşünüyor musunuz? Rutin hale gelen ajanlık dayatmalarının demokratikleşme bağlamında üyesi olduğunuz hükümete olan güveni sağlayacağını düşünüyor musunuz?”


‘E.Y.’nin karakolda işkence görmesinden haberdar mısınız?’


Nursel, ayrıca 24 Ekim’de İstanbul İstiklal Caddesi’nde torpil patlattığı gerekçesiyle gözaltına alınan E.Y.’nin götürüldüğü karakolda işkence gördüğü iddialarına ilişkin de şu soruları sordu:


“Bakanlık olarak Onur E.Y’nin karakolda fiziksel işkence gördüğü ve insan onurunun rencide edici keyfi uygulamalar maruz kaldığına ilişkin olaydan haberdar mısınız? Değilseniz bakanlık ve emniyet arasındaki irtibatın bu kadar kopuk olmasının sebebi nedir? Emniyet birimlerinin bakanlık mevzuatına uygun davranması gerekmez mi? Bakanlık olarak bu olaya ilişkin şu ana kadar açılmış bir inceleme bulunmakta mıdır? Bakanlığınız bünyesinde Emniyet birimlerinize Türkiye’nin dört bir yanında sivil yurttaşlara yönelik her türlü fiziksel müdahalenin keyfi bir biçimde gerçekleşmesine dair bir genelge gönderdiniz mi? Göndermediyseniz Bakanlık olarak bu tür keyfi ve insanlık dışı uygulamaların önlenmesi adına yürüttüğünüz bir çalışma bulunmakta mıdır? Emniyet birimlerinin sivil yurttaşları gözaltına alarak keyfi uygulamalarla işkenceye tabi tutmalarını engellemeyi düşünüyor musunuz? Bu konudaki fikriniz nedir?”


‘Meclis çalışması başlatılmalı’


Başta İçişleri Bakanlığı Emniyet birimi çalışanları olmak üzere üniversite öğrencilerine yönelik dayatılan ajanlık tekliflerinin araştırılması, polis işkencesi ve Ankara Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan çocuk tutsaklara yönelik gerçekleşen keyfi uygulamaların var olduğu iddiaların açığa çıkması gerektiğinin altını çizen Nursel, İHD Ankara Şubesi Cezaevi Komisyonu ve TUHAD-FED Ankara Temsilciliği’nin hazırladığı raporun referans alınarak çocuk tutsakların karşılaştığı yaşam hakkı ihlallerinin araştırılması ve acil bir şekilde önlem alınması gerektiğini belirtti. Nursel son olarak, bakanlığın iddiaların açığa kavuşması için meclis çalışmasında bulunması gerektiğini vurguladı.


(zd/mg)