Selma Irmak: Bu cenazeler hepimizin sahiplenelim

13:38

JINHA

AMED - Habur'da YPG/YPJ ve HPG savaşçılarının aileleri ile görüşmek için Güney Kürdistan'a geçen heyette bulunan DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, cenazelerin rehin tutulmasının insanlığın ve ahlakın çürüdüğünün belirtisi olduğunu belirterek, Türkiye'nin yaptığının düşmanlıktan öte bir durum olduğunu söyledi.

Bakanlar Kurulu'nun kararı ile HPG ve YPG/YPJ'lilerin cenazeleri Habur Sınır Kapısı'nda bekletilmeye devam ederken, dün akşam saatlerinde aralarında DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, HDP milletvekilleri, KJA aktivistleri ve Şırnak Barosu'nun da bulunduğu sivil toplum kuruşlarından oluşan heyet, Güney Kürdistan'a geçti. 8 gün önce çocuklarının cenazelerini alabilmek için Güney Kürdistan'a geçen ancak geçişlerine izin verilmemesi nedeniyle İbrahim Halil Sınır Kapısı'nda bekleyen ailelerle görüşen heyette bulunan DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, ailelerin sınır kapısındaki bekleme salonunda beklediğini ve ihtiyaçlarının sınır kapısındaki yetkililer tarafından karşılandığını söyledi.

'Aileler Güney Kürdistan'dan da bir tepki bekliyor'

Cenazelerin İbrahim Halil Sınır Kapısı'nda park edilen bir TIR'ın soğutma deposunda bekletildiğini kaydeden Selma, cenazeleri için sınırda bekleyen ailelerin de Güney Kürdistan'dan da bir tepkinin yükselmesini beklediklerini aktardı ve ailelerin kendilerini görünce umutlandıklarını ancak cenazelerin alınacağına dair bir kararla gidemedikleri için heyet olarak mahcup olduklarını ifade etti.

'Güvenlik gerekçesiyle cenazelerin geçişine izin verilmiyor'

Güney Kürdistan'a geçmeden önce görüştükleri devlet yetkililerinin kararın Bakanlar Kurulu tarafından alındığını kendilerine iletildiğini söyleyen Selma Irmak, "Bakanlar Kurulu'nun kararını gösterilmesini istedik ancak vermediler. Kararın sözlü bir şekilde alındığını biliyoruz. Sınır kapısındaki yetkililer 'Karar Bakanlar Kurulunca alınmış. Onun üzerinde bir karar alabilmemiz mümkün değil' şeklinde konuştu. Önceden görüştüğümüz devlet yetkilileriyle cenazelerin bekletilmesinin insani, hukuki ve ahlaki boyutunu paylaştık ancak güvenlik konusunda sorun yaşanacağını bildiren devlet yetkilileri, cenazelerin geçişine kesinlikle izin vermeyeceklerini söyledi" diye belirtti. Selma ayrıca, Şırnak Barosu'nca cenazelerin geçişine izin vermeyen devlet yetkilileri hakkında Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurunda bulunulduğunu da hatırlattı.

'Türkiye'nin yaptığı düşmanlıktan öte bir durumdur'

Cenazelerin 50 derece sıcaklık altında tutulduğunu ve ailelerinde zor şartlar altında bir direniş sergilediğini belirten Selma Irmak, şöyle devam etti: "En vahşi savaşlarda bile taraflar cenazeleri takas ediyor. Çünkü bu bir insanlık görevidir. Cenazeleri rehin tutan kesimler insanlar tarafından lanetlenir. Bu gençler sözüm ona Türkiye'nin de mücadele ettiği DAİŞ'e karşı savaşırken yaşamlarını yitirdi. Türkiye'nin bu cenazeleri rehin tutmak yerine el üstünde tutması gerekir. Cenazelerin rehin tutmak, insanlığın, ahlakın çürüdüğünün belirtisidir. Düşmanlık başka bir şey ama Türkiye'nin yaptığı düşmanlıktan öte bambaşka bir durumdur."

Cenazeleri sahiplenme çağrısı

Her halükarda ailelerin yanında olacaklarını ve aldıkları karar ne olursa olsun arkasında duracaklarını söyleyen Selma, "Ailelerin gözleri yolda, cenazelerin geçişine dair bir karar ya da kendilerine destek için gelen yurttaşları bekliyorlar. Aileler büyük bir kararlılıkla, inançla cenazelerini almadan sınırdan ayrılmayacaklarını belirtiyor. Buradan bütün din alimlerine, gençlerimize sesleniyorum. Bu cenazeler hepimizin cenazesidir. Bu cenazelere sahip çıkmak için hepimizin sınır kapısına akın edip, ailelerimizin yanında olması gerekir. Bu duruma sessiz kalmanın suça ortak olmak olduğunu herkesin bilmesi gerekir" şeklinde konuştu.

(ma/fk)