Cumartesi Anneleri: Bizi çekmek istediğiniz cehennemi kabul etmiyoruz

13:51

JINHA

İSTANBUL - Cumartesi Anneleri 540'ıncı haftada da bir araya geldi. Bu haftaki eylemde savaş politikalarına dikkat çekilerek, "Evlatlarımızı yaşatmayan bir vatan istemiyoruz. Evlatlarımızın ölümünü doğallaştıran söylemleri istemiyoruz. Bizi çekmek istediğinizi cehennemi kabul etmiyoruz" denildi.

Gözaltında kaybedilen ve faili meçhul cinayetle katledilenler için adalet talebiyle bir araya gelen Cumartesi Anneleri eylemlerinin 540'ıncı haftasında da Galatasaray Meydanı'nda buluştu. "Failler belli, kayıplar nerede?" yazılı pankart açan Cumartesi Anneleri, kayıplarının fotoğrafları ve adalet arayışlarının simgesi hale gelen kırmızı karanfiller taşıdı. Cumartesi Anneleri eylemlerinde bu hafta 1995'de gözaltında kaybedilen Abdurrahim Demir'in akıbetini soruldu. Suruç Katliamı'nda yaşamını yitiren Büşra Mete'yi ve Van'da trafik kazasında hayatını kaybeden Rabia Sargıç'ı anan Cumartesi Anneleri'ne HDP İstanbul Milletvekili Pervin Buldan ve Filiz Kerestecioğlu CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu destek verdi.

'Bombalarınız neye yarıyor acılarımızdan başka'

İlk olarak söz alan 1995'de gözaltına katledilen Hasan Ocak'ın kardeşi Maside Ocak, "Rabia annemizi, bir trafik kazasında kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. O hep mücadelenin içindeydi bizler de kayıplarımızı bulana kadar mücadele edeceğiz. Abdurrahim ve Büşra katledildiklerinde aynı yaştalardı, onları katleden zihniyette aynıydı" dedi.

1995'de gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun, "Bizler gençler ölmesin dedikçe gençlerimiz katlediliyor. Her sabah ölümlere uyanıyoruz. Yeter artık bu ölümler son bulsun. Kendi siyasetine, sarayına gençleri kurban ediyor. Türkler de buna bir dur desin evlatlarını saraylara kurban etmesin" dedi.

Nezir Çakar'ın annesi Şeker Çakar, " Doymadınız mı bu savaşa bizim acımız yeter. Bombalarınız neye yarıyor acılarımızdan başka" dedi.

'Yaşantım boyunca da adaleti, sevgiyi herkese öğreteceğim'

HDP İstanbul Milletvekili Pervin Buldan ise yaşanan savaşın annelerin vereceği mücadele ile son bulacağını kaydederek, artık ölümlerin son bulması gerektiğini vurguladı. Habur Sınır Kapısı'nda bekletilen 13 YPJ/ YPG'lilerin cenazesine değinen Pervin, "Bu yaşananlar insanlık dramıdır. Orada gene anneler ağlıyor çocuklarını istediklerini toprağa defnedemiyor. Bir kez daha söylüyoruz bu vicdansızlığı kabul etmiyoruz" diye belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Bizlere evlatlarınız feda etmeye hazır olun dediler hazır falan değiliz. Bu savaşı başlatmak isteyen insanlığa karşı suç işliyorlar. Gün gelecek Erdoğan ve Davutoğlu yargılanacak insanlık suçlarından dolayı" dedi.

Kaybedilen Abdurrahim Demir'in yeğeni Beritan Demir, "Ben buraya yatalak olan babaannem için geldim. Babam sürekli geliyordu ama biz amcamı bulmayı hep rüyalarımızda görüyoruz artık bu rüya olmaktan çıksın onu mezarını görsek bize yeter" diye konuştu. Suruç Katliamı'nda yaşamını yitirenlerini anan Beritan, "Ben abilerim ablalarımın yerine de okuyacağım. Yaşantım boyunca da adaleti, sevgiyi herkese öğreteceğim" diye ifade etti.

'Çözüm varken çatışma dayatılıyor'

Cumartesi Anneleri adına basın açıklamasını okuyan Nimet Tanrıkulu, Abdurrahim Demir'in kaybediliş öyküsünü anlatarak söze başladı. "Görgü tanıkları Abdurrahim Demir'in 1995'de Mardin Ömerli'deki evinden Adana'daki akrabalarının yanına gitmek için yola çıktığını, yolda iken otobüsten indirip Şavalet Jandarma Karakolu'na götürüldüğünü söyledi. Fakat karakolda Abdurrahim'in orada olmadığı söylendi. Ailenin yaptığı tüm girişimlerde sonuçsuz kaldı" dedi. Nimet, Abdurrahim Demir'in kaybedildiği döneminde olan sorumluların yargılanmasını istedi. "Halkın barış talebini yok sayarak, seçim sonuçlarını yok sayarak sanki geçici bir hükümet iş başında değil de AKP iktidarı devam ediyormuş gibi davranıp, ülkeyi kaosa, savaşa sürükleyenleri kınıyoruz" diyen Nimet, çözüm mümkünken çatışmanın dayatılmasını kınadığını belirtti.

Geçici hükümete seslenen Nimet, "Evlatlarımızı yaşatmayan bir vatan istemiyoruz. Evlatlarımızın ölümünü doğallaştıran söylemleri istemiyoruz. Katliamlarla, infazlarla rehin alınan ölülerle baskı ve şiddete bizi çekmek istediğinizi cehennemi kabul etmiyoruz" dedi.

(ödk/fk)