Zümrüt aile kararıyla katledildi, gizlice defnedildi
10:33
JINHA
AMED - Sur ilçesine bağlı Konak köyünde Zümrüt Bayram isimli kadının aile içi kararla katledildiği ortaya çıktı. Zümrüt'ün katledilmesiyle ilgili 17 yaşından kardeşi tutuklanırken, cenazesi kaçak bir şekilde defnedildi. Önceki gün yine aynı ilçeye bağlı Alibardak köyünde cenazesi bulunan katledilmiş kadının ise kimliği henüz belirlenemedi.
"Can güvenliği bulunmayan" kadınlar her gün açık yada gizli infazlarla katlediliyor. Son kadın katliamı haberi Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinin Konak köyünde yaşandı. Köylülerin anlatımına göre; evli ve bir çocuk annesi olan Zümrüt Bayram, eşinden bir süre önce ayrıldı. Kendine yeni bir hayat kurmak için Malatya'ya giden Zümrüt'ün izini bir hafta kadar önce bulan ailesi zorla geri getirdi. Aile içinde ölüm kararı çıkarılan Zümrüt, az ceza alsın diye, daha önce benzer kadın katliamlarında olduğu gibi 17 yaşındaki kardeşi tarafından pompalı tüfekle katledildi. Cenazesi ise Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Yapılan otopsinin ardından Zümrüt'ün cenazesi yine aile tarafından alınarak, dini vecibeleri dahi yerine getirilmeden kimse duymasında diye apar topar gömüldü.
Katil zanlısı çocuk jandarmaya giderek teslim oldu ve tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Öte yandan Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinin Alibardak köyü kırsalında silahla vurularak katledilmiş bir kadın cenazesi ise halen Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi morguna bekletiliyor. Otopsi yapılan kadının ensesine sıkılan kurşunla katledildiği öğrenilirken üzerinde kimlik çıkmadığı için kimliği henüz tespit edilemedi.
'Devlet politikası kadın ölümlerini meşrulaştırıyor'
Sur ilçesinde bir haftada iki kadının katledilmesini ilişkin görüşlerini sorduğumuz Amida Kadın Danışmanlık Merkezi Sosyologu Ezgi Yalçın, "Sur İlçesinde iki kadın öldürüldü bu çok normal değil.Yine kadın ölümleri savaş ortamından bağımsızda değil. Artık DAİŞ vari bir Türkiye görüyoruz. Tacizi, tecavüzü meşrulaştıran, yapanı rahatlıkla serbest bırakan cezai indirimine giden bir devlet ve hükümet sözü konusu. Devlet böyle olunca halkta devlete göre adım atıyor,onların yaptığını kabul ediyor. Bu bir devlet politikası kadın ölümlerini meşrulaştırıyor" dedi.
'Özsavunma kaçınılmaz bir ihtiyaç'
Kadınların artık öz savunmayı ciddi ciddi tartışması gerektiğini kaydeden Ezgi, "Her yerde kendisini her şeye hak gören devlet toplumu da aynı oluyor. Özellikle sıcak savaşın olduğu bir dönemdeyiz. Her gün insanlar ölüyor bunlar bir birinden bağımsız şeyler değil. Kadın katillerin serbest bırakılması, imam nikahlıların yeterli görünmesi, bütün bunlar devlet kadın katillerini aklama için yapılıyor. Geçmiş dönemlere baktığımızda kadın üzerinden giden bir politika var. Jandarmaların kadınlara tecavüzü akladığı gibi bu gün kadın katillerine dönük ceza sisteminde parayla örtbas etmeye çalışıyor. Kadınlara çağrım kadınlar kendi öz savunma konusunda harekete geçmesi gerekiyor. İster kurum ister bireysel kadınların kendini koruması gerekiyor. Hiç bir zaman hiç kimse bizim üzerimizde söz sahibi değil. Kadınlara şunu söylüyorum susmayın bağırın çağırın arkanızda çok fazla kadın kurumu var örgütlü ortama gelin örgütlenin" diye konuştu.
(pk-kt/fk)
