'Cenazelerden mi intikam alıyorsunuz?'

09:15

JINHA

AMED - Diyarbakırlı kadınlar, Habur'da bir TIR'ın içinde bekleyen 13 gerilla cenazesine ve ailelere 9 gündür işkence yapıldığını belirterek, "İntikamı cenazelerden mi alıyorlar? Günlerce anneler çocuklarının cenazelerini almak için bekliyor. Cenazelerimize bile hasret bırakıyorlar" dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 'Müzakere yoktur, Kürt sorunu yoktur' sözlerini sarf etmesiyle çözüm sürecini tek taraflı bitirmiş oldu. Sonrasında ise şehirlerde gözaltı, tutuklamalar her ilde bomba ve ihbarlar, dağlarda ise bombalamalar başladı. Diyarbakırlı anneler her gün havalanan Türk savaş uçaklarının sivilleri katledip dağları bombalamasının nedenin AKP'nin seçimden yenilgi ile çıkmasının verdiği öfkeden kaynaklandığını söylüyor. Doğa ve insanları katleden zihniyet ölülerde el atıyor ve cenazelere sınırda tabiri yerindeyse işkence ediliyor. 9 gündür 13 YPG/YPJ ve HPG'li gerillanın cenazesi Bakanlar Kurulu Kararı'yla sınırdan geçirmiyor ve Güney Kürdistan'da bir TIR'ın içinde bekletiliyor. Günlerdir 13 cenazenin sınırda bekletilmesine ilişkin konuşan Diyarbakırlı annelere kulak verdik.

Kürtlerin yıllardır psikolojik ve fiziksel olarak bir savaş ortamının içinde olduğunu söyleyen Yonca Ertem,"Tarih boyunca bu savaşın içerisindeyiz. Bir umutla çözüm sürecini bekledik özellikle anneler olarak çözüm istiyoruz. Büyük bir kaygım var çocuğumu nasıl bir dünyaya getirdim endişesi yaşıyorum" sözleriyle düşünlerini aktardı.

'Ölülerimize bile saygı duyulmuyor'

Sadece Kürtlerde değil asker annelerinde de barışa yönelik umut oluştuğunu belirten Yonca, "Batıdaki endişenin üç dört katını bizler burada yaşıyoruz. Havuz medyası ne diyorsa diğer illerde inanıyorlar oysaki gelip burayı görmeleri gerek. Savaşın tahribatını biz anneler yaşıyoruz. Umarım bir an önce bu savaş biter ve daha huzurlu bir ortamda yaşayabiliriz. Siyasilerimizin de dile getirdiği gibi bu savaş saray savaşıdır. Saray despotun hırs ve öfkesi bizi savaşın tam ortasına itiyor. İnsanlarımızın ölüsünden bile korkuyorlar. Sınırda 13 naaşımız var ölülere bile saygı duyulmuyor" diye belirtti.

'Cenazelerimize hasret bırakıyorlar'

Savaşın her yönüyle ağır olduğunu ve akan kanların durması gerektiğini belirten İffet Tekdağ, "Savaşlar ve ölümler olduğu zaman bedenlerimiz hissizleşiyor. Damarlarımızda akın kanımız duruyor. Bütün annelerin yürekleri yanıyor. Ben hem kayıp ablasıyım hem de şehit ablası.. Kanlar dökülmesin geçlerimizin kanı artık akmasın. Televizyon izlemeyi ruh halimiz artık kaldırmıyor. Sınırda günlerce bekletin cenazelerden ne istiyorlar intikamı cenazelerden mi alıyorlar? Günlerce anneler çocuklarının cenazelerini almak için bekliyor. Cenazelerimize bile hasret bırakıyorlar. Her gün ölüm var devlet bizden ne istiyor?" sözlerinde bulundu.

'Çocuklar çatışma seslerinden korkuyor'

Operasyonların bir an önce durması gerektiğini belirten Gülşen Bozkurt," Bizim psikolojimiz bozuluyor kalkan uçaklardan her gün gelen şehit haberlerinden ruhumuz yoruldu. Çocuklarımız sokaktaki çatışma seslerinden çok korkuyor. En ufak bir seste 'Bomba patladı' diyorlar. Çocuklar tek değil bizde artık her sesten etkileniyoruz. O yüzden çözüm için halen bir umudumuz var. Her şeyin iyi olmasını istiyoruz" dedi.

'Bizim isyanımızı görmezden geliyorlar'

Son olarak Nupelda Demir, " Çözümde kast ettikleri ne? Ağlayan acı çeken yine biz oluyoruz. Çığlıklarımızı kimse duymuyor. Türk medyası annelerin isyanlarını ortaya çıkarıyor bizim isyanımızı ise görmezden geliyorlar. Bizi susturmaya çalışıyorlar ısrar etmesinler susturamazlar" şeklinde konuştu.

(do/hy/fk)