Şengalli esir kadınların izini sosyal medyada arıyorlar

09:48

Zehra Doğan/JINHA

DUHOK - Êzidîlere yönelik katliamın birinci yılında halen 7 bin kadının çetecilerin elinde olduğu tahmin ediliyor. Kaybedilen akrabalarının izini süren sağ kalabilenler KDP ve uluslararası güçlere "Niye harekete geçmiyorsunuz?" diye tepki gösterirken kayıp kadınların izini sosyal medyadan ulaşmaya çalışıyor.

Şengal topraklarında DAİŞ çetelerinin babalarını gözlerinin önünde katlederek köle pazarlarında satılmak üzere binlerce çocuk ve kadını kaçırdığı, Êzidîlere dönük korkunç katliam gerçekleştirdiği gündür 3 Ağustos 2014. Sabaha karşı gerçekleşen katliamdan dakikalar önce 450 bin Ézîdî'nin yaşadığı Şengal topraklarında geriye sadece 10 bin kadar kalan nüfusun bir yılın ardından yaşadıklarına dikkat çekmek amacıyla HDP Milletvekili Feleknas Uca'yla birlikte ajans olarak yönümüzü Şengal'e doğru çevirdik. Diyarbakır'dan Federal Kürdistan'ın Duhok kentine bin bir zahmetle ulaşırken, bu defa ise en anlamsız engeli KDP tarafından yaşadık. Şengal koridorunda yaz sıcağının altında saatler süren bekleyişin ardından Güney hükümetinin neredeyse tüm parlamenterleri, siyasi ve askeri kanatlarla yapılan görüşmelere rağmen kendi topraklarımızda Şengal'e "vize" çıkmayınca Duhok kentinde yaşam mücadelesi veren Êzilerle görüştük.

Hala 5 bin esir var!

450 bin Êzidî'nin yaşadığı Şengal'de yaklaşık 10 civarında nüfusun kaldığını, binlercesinin katledildiğini ve diğerlerinin ise Diyarbakır, Mardin, Urfa, Batman, Cizre ve Avrupa ülkelerine göç ettiğini biliyoruz. Federal Kürdistan'da ise Êzidîlerin başta Duhok olmak üzere Kabartuê, Xanêk, Şalya, Çesmışko, Baadrê ve Kayda'da kaldığı belirtiliyor. DAİŞ'in elinde ise daha önce 8 bin Êzidî olduğunu, bunların 7 binini kadın ve çocukların oluşturduğunu ve şuanda 5 bin esirin olduğu belirtiliyor. Hala kurtarılma çalışmasının başlatılmadığı esirler için Ezidiler en büyük tepkiyi KDP'ye gösteriyor. Kadınlar için parlamentoda bir komisyonun açılmasına rağmen hala kadınlar için adım atılmazken ayrıca, komisyonun Avrupa destekli fon aldığını ve bu fonu hiçbir şekilde kadınlara aktarmadıklarını söylüyor. KDP tarafından daha önce kadınlara aylık 30 bin dinar verilmesi yönünde bir girişimin başlatıldığını fakat şimdi herhangi bir fonun kadınlara verilmediği belirten kaynaklarımız, parlamentoda oluşturulan komisyonun şu anda işlevinin olmadığını kaydediyor.

'İntihar girişimi arttı'

Yaşanan trajedinin ardından travmayı üzerinden atlatamayan kadınların sık sık intihar girişiminde bulunduğu kentte, kurtulan kadınların ise zorlu kaçış mücadelesine rağmen ailesini yerinde görmediği için intihar ettiği iddia ediliyor. 3 gün önce çetelerin elinden kurtulmayı başaran 17 yaşındaki bir kız çocuğunun yaşadıklarını anlattığı ağabeyinin, "neden kardeşimi kurtaramadım" diye kendini suçladığı için kafasına silah dayayarak intihar ettiğini anlatan kaynaklarımız, geçtiğimiz günlerde yine kurtulmayı başaran bir kadının bedenini ateşe vererek yaşamına son verdiğini anlattı.

Ezidi kadınlar Almanya yolunda

Geleneksel yargıların hala hüküm sürdüğü Êzidî toplumunda, kadınlar yaşadıklarını bir türlü atlatamazken kurtarılan kadınlar için ise herhangi bir rehabilite merkezi yok. Kendisi de Êzidî olan Doktor Mirza tarafından Almanya destekli bir rehabilite merkezinin bulunduğu Güney'de Osman Devrêş adında bir Ezidi, kadınları tespit edip rehabilite merkezine getiriliyor. Zira Almanlar yılda bin Ezidi kadının vatandaşlık hakkı tanıyor. Kadınlar bu rehabilite merkezinde bir süre tedavi gördükten sonra 50'şer ve ya 100 kişilik gruplarla Almanya'ya gönderiliyor. Aralık ayına kadar bin kişinin tamamlanması gerektiği projenin yılbaşında bin kişi veya daha fazlasını Almanya'ya alacak şekilde yeni bir projenin başlatılması bekleniyor. Kaynaklarımızdan aldığımız bilgilere göre şu ana kadar 800 kadının proje kapsamında Almanya'ya gönderilmiş.

Katliamcılarını sosyal medyadan takip ediyorlar

Geceyi ise Ezidi bir ailenin evinde geçiriyoruz. Korkunç günün yıl dönümüne acıyı en derinden yaşayanlarla girmiş oluyoruz böylece. Küçük çocukları dahi sabaha kadar bir türlü uyuyamayan aileyle o korkunç günlerin arta kalan acı kırıntılarını topladık hep birlikte. 5 yaşındaki en küçük çocuğun dahi son model telefonla sosyal medya hesaplarından sık sık paylaşım yaptığı bu evde, katliamın izleri hiç geçmemiş. Ev sahiplerinden A.D. ile bir türlü unutulmayan o günlerin ardından konuştuk. Elindeki telefondan feryat ederek daha önce komşu olan DAİŞ çetelerinin facebook hesaplarından yaptıkları paylaşımları gösteren A.D. "Bakın bu adam bizim komşumuzdu, şimdi onun da elinde Êzidî kadınlar var. Bakın bu da benim yanımda çalışıyordu, az ekmeğimi yemedi. Bunlar da Ebu-Kadir adlı arkadaşımın oğulları, katliamın birinci yılında utanmadan pazarda satılan akrabalarımın fotoğraflarını paylaşıyorlar. Allah bunları asla affetmeyecek" diyor, A.G. ilerleyen yaşına rağmen katliamın hemen ardından telefon alıp facebook hesabı açtığını söylüyor: "Küçük büyük demeden herkesin elinde muhakkak son model telefon var. Hepimiz DAİŞ'i çok sıkı takip ediyoruz. Akrabalarımızın yaşayıp yaşamadığını ancak bu şekilde öğrene biliyoruz" diyor.

(fk)