Vanlı kadınlar: Herşeye rağmen barışı yeşerteceğiz

09:02

JINHA

WAN - Geçici AKP hükümeti tarafından devreye konulan topyekun savaş konseptine tepki gösteren Vanlı kadınlar, durdurulmaması halinde ülkenin daha büyük bir savaşa sürüklenerek kaosun büyüyeceğine dikkat çekerek, umutları kırılsada pes etmeyeceklerini ve barışın mimarı olacaklarını söyledi.

7 Haziran Genel Seçimleri döneminde başlayan ancak Suruç'ta 32 gencin yaşamına mal olan katliamla birlikte adeta düğmeye basılan ve devreye konulan savaş konsepti kapsamında gerçekleştirilen katlimalar, siyasi ve askeri operasyonlar akıl almaz uygulamalarla devam ediyor. Ağrı’da 3 kişinin infaz edilmesi, doğa katliamları, 13 HPG, YPG ve YPJ'lilerin cenazesinin sınırda bekletilmesi ve Güney Kürdistan'da Zergelê köyünde sivillere yönelik gerçekleştirilen katliama Vanlı kadınlar tepki gösterdi. İktidar olamadığı için halkı katleden bir Cumhurbaşkanı istemediklerini ifade eden kadınlar, gerçekleştirilen katliamların barışa dönük umutlarını kırsa da, barışın mimarları olacaklarını kaydetti. Van sokaklarından seslerini duyurmak isteyen kadınlar AKP'ye "Asker, polis ve gerilla hepsi bizim evladımız, savaş, ölüm, gözaltı ve PKK'ye yönelik sınır ötesi operasyonları durdur" çağrısı yaptı.

'Erdoğan hala bu halkın direncini anlamadı'

Sultan Öztunç, AKP’nin uzun zamandır savaş hazırlığı içerisinde olduğunu belirterek, “Genç beyinleri öldürmeyi amaçlayan AKP katliam planlarını gerçekleştirmeye başladı. Kürt özgürlük mücadelesinin amaçladığı özgür ve eşit yaşamı engellemek isteyen bir diktatör ile karşı karşıyayız. Gençleri gözaltına alarak bitirmeye çalışıyorlar, ama şunun farkına varamıyorlar, öldürdükleri her insan beraberinde direnecek ve mücadele edecek binlerce insanı doğuracak. Hala dışarıda olası bir savaş halinde kendini feda edebilecek milyonlarca genç var” dedi.

'Herşeye rağmen barışı yeterceğiz'

Kobane’nin yeniden inşasına katılmak ve çocuklara oyuncak götürmek için Suruç'a giden masum gençleri katleden zihniyeti lanetlediğini belirten Rahime Tuncer, aynı katliamcı zihniyetin saçma gerekçelerle katliamlarına devam ettiğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Rahime, “O gençler Suruç’a savaşmaya mı gitmişti? Karnında bebeği ile ölen kadının suçu neydi? Yaşlıların, kadınların, çocukların suçu ne? Günlerdir cansız bedenlerini sınırda beklettiğin insanların suçu neydi? Erdoğan’ın bu savaşı birkaç oy için başlattığını hepimiz biliyoruz. Ama biz her zaman barış çağrısı yapıyoruz ve barışı sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapacağız” şeklinde konuştu.

‘Erdoğan DAİŞ ve teröristin ta kendisidir’

Cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin çocuklarının askerlik yapmayarak rahat içerisinde yaşadığını ve faturanın yoksul ailelerin çocuklarına kesildiğini söyleyen Bese Tuncer, Erdoğan’a “Umarım senin çocuğun ve rahat içerisinde yaşayan eşin Emine'de bizim yaşadığımız acıları çeker” şeklinde seslendi. DAİŞ'i Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönlendirdiğini kaydeden Bese, şunları aktardı: “DAİŞ ve teröristin ta kendisi Erdoğan’dır. Onda Müslümanlık adına hiçbir şey yoktur, Müslüman olduğunu iddia etmesin. Barzani’de Erdoğan’a destek vererek bir kez daha gözümüzde karardı ve o bir vatan hainidir. Bizlere bu acıları çektirenler bizden daha beter duruma düşerler inşallah.”

‘Evinde oturup katledin emri veriyor’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’nın oğlu Bilal Erdoğan’ı Amerika’da okutup rahat bir hayat sürmesine ve yönettiği ülkeyi oy kaybettiği için savaşa sürükleyerek katliamlar yapmasına tepki gösteren Şirin Bozkurt, “Erdoğan kendi evinde oturup yandaşlarına katledin emirleri veriyor ve ardından yükselen ağıtları duyumsamazlıktan geliyor. Biz bu katliamların durmasını ve savaşın son bulmasını istiyoruz. Asker de, polis de, gerilla da bizim evlatlarımız, hiçbiri ölsün istemiyoruz. Bu yüzden bir an önce savaşın durması ve bu akan kanın olmayacak telafisi için çareler düşünülmesi gerekiyor” diye belirtti.

(ng/mc/pu)