Nilüfer Koç: Türkiye durdurulmazsa yeni katliamlar olabilir

10:52

JINHA

HEWLER - KNK Eşbaşkanı Nilüfer Koç, AKP hükümetinin önü alınmadığı takdirde Zergele gibi yeni katliamlara başvuracağı uyarısında bulunarak, uluslararası kamuoyuna 'önlem alın' çağrısı yaptı. Nilüfer, Türkiye'nin işlediği sivil katliamlar için Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanması gerektiğini söyledi.

Türk savaş uçaklarının 8 sivili katlettiği Zergelê köyünde ilk inceleme yapan heyet içinde yer alan KNK Eşbaşkanı Nilüfer Koç, açıklamalarda bulundu. Nilüfer, AKP hükümetinin önü alınmadığı takdirde Zergele gibi yeni katliamlara başvuracağı uyarısında bulunarak, uluslararası çevrelere çağrıda bulundu. Zergelê'de gördüklerini anlatan Nilüfer, "Öncelikle şehit düşenler önünde saygıyla eğiliyorum. Türk devletinin insanlık dışı uygulamasını kınıyorum. Savaş suçudur. Türkiye savunmasız insanları kasten katletti. Bir köy hedef alınmış durumda. İnsanların kaçmalarının bile önü alınmış. Kaçmaya fırsat vermeden katliam gerçekleştirdi. Sivil insanların katledilmediğini iddia ediyor çünkü AKP Kürt inkarı üzerinden siyaset yürütmekte. Kürtlerin ölümü AKP için çok büyük anlam ifade etmemekte. Türk devleti 40 yıldır savaş suçlarıyla bilinmektedir. Türk devletinin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanması gerekiyor. Uluslararası düzeyde sorun açığa çıkartılmalı, savaş suçu tespit edilmeli. Türkiye diplomatik ve hukuksal olarak sorumluluğa davet edilmelidir" dedi.

Girişimde bulunulacak

Önümüzdeki dönem konuya ilişkin yapacakları çalışmaları aktaran Nilüfer, gerekli cezanın alınması için girişimlerde bulunacaklarını söyledi: "Avrupa çapında diplomatik çalışmalar yürüttük. Dışilişkiler bakanlıkları bilgilendirildi, AB, Avrupa Konseyi nezdinde konuyla ilgili izahat yapıldı. İkincisi, acil müdahale heyetlerinin gönderilmesi. Biz de Uluslararası Af Örgütü ile buraya geldik. Af Örgütü'nün gözlemleri sonucuyla rapor çalışması başlatıldı, biz de eşlik ettik. Önümüzdeki günlerde yine uluslararası heyetler getireceğiz. Türkiye, önü alınmazsa Rojava, Kuzey ve Güney Kürdistan'da savaşı yaygınlaştıracak. Böyle tehlikenin olduğunu düşünüyoruz. Çünkü AKP, iktidarını Kürtlerin yok olmasıyla planlamaktadır. Salt Kürtlere dönük değil; Kürtlere yönelimleriyle Ortadoğu'daki var olan istikrarsızlığı derinleştirmeyi hedeflemektedir. Zergele'de, Kuzey'de, Ağrı'da infaz edilenler sadece Kürt meselesi üzerinden görülmemeli. Uluslararası alanda Türkiye'nin sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir."

'Türkiye durdurulmalı'

"Zergele'ye dönük ciddi tepki gelişmedi. Uluslararası kamuoyuna, Af Örgütü gibi kuruluşlara bir çağrınız var mı?" şeklinde yöneltilen soruya Nilüfer, "Heyetler gönderilmeli. Sorun sadece 8 Kürdün katledilmesi değil; önü alınmazsa daha büyük katliamlar yaşanacak. Uluslararası çevreler bir süredir 'Kürtler savaşın teminatıdır' diyordu. İşte bu teminat hedef alınıyor. Salt Kürtler için değil; Türkiye BM ve Avrupa Konseyi'ne üye ve imza attığı belgeler, yasalar var; bunları çiğniyor. Bu devletin önü alınmazsa hiçbir hukuku tanımayacak. Biz de devlete etkisi olan uluslararası güçlere, 'Türkiye durdurulmalı' diyoruz. Hepimizin ortak meselesidir. Türkiye bölge açısından da ortak tehlikedir. Zergele'yi gündemde tutarak uzun süreli strateji çerçevesinde Türkiye'yi Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde görme hedefiyle çalışacağız. Artık yeri orasıdır. Dünyaya düpedüz rest çekiyor. Birkaç vuruşla Kürtleri bitireceğini düşünüyorsa, 40 yıllık geçmişine bakalım. Kendisi bitme noktasındadır. Türkiye'ye tepkilerin daha açık ifade edilmesini sağlayacağız. Türkiye'deki toplum da Zergele'deki katliamdan çok hoşnut değil. Avrupa açısından da geçerli tepkiler var. Siyasi baskıya dönüştürüp hukuk yolunun açılması için çalışacağız" diye konuştu.

'Herkes sözlerine dikkat etmeli'

Güney hükümetinin Zergele'deki katliama yönelik PKK'yi suçlayan açıklamalarına ilişkinde değerlendirmelerde bulunan Nilüfer şunları söyledi: "Kendi parçasını diğer üç parçadan üstün gören anlayış Kürtler açısından zarar vericidir. Diplomasi herkes için meşrudur. Fakat bu, şu anlama gelmemeli; Kürtleri yok etmek için yemin etmiş hükümeti aklamak olmaz. Ulusal prensiplere aykırı duruştur. Her Kürt hareketi bu süreçte söylediği her söze dikkat etmeli. 'PKK Kandil'den çekilmesi' vb. sözler üzerinden Türkiye'nin siyaset yapacağı düşünülmelidir. Diplomatik alanda nasıl argüman kullanıyor; 'Buralara saldırıyorum çünkü Kürtlerden bir kısmı bana destek veriyor.' Kamuoyuna yapılan açıklamalar, tek nalı suçlamalar ulusal birlik ilkelerimizle bağdaşmıyor. Yürütülen savaş PKK'ye karşı değil; PKK öncülüğünde güçlü halk hareketine, devrimine saldırıdır. Ulusal saldırı olarak algılıyorum. PKK'nin zayıflaması dört parçanın zayıflaması anlamına gelecektir. Zergele'de katledilenler zaten Güneyli yurttaşlarımızdır. Türk devleti Güney halkına saldırıyor; tehdit ediyor. Rojava ve Kuzey devrimlerinden etkilenen Güney halkına katliamla cevap verildi. Bizim iç sorunlarımız olabilir ama bunu kendi içimizde, ulusal platformlarda değerlendirmeliyiz.

'Kürtler birleşmezse katliamlar çoğalır'

KCK Önderi Abdullah Öcalan'ın 20 defadır yaptığı ulusal kongre çağrısının tekrar gündeme alınmasının zamanı geldiğini görüyoruz. Kürtler birleşmezse, AKP'nin Kürt düşmanlığını görmezse Zergele'deki gibi katliamlar çoğalır. Halkımız da bu konuda daha cesur görüşlerini ifade etmeli. Halk olarak tarihi fırsatlarla karşı karşıyayız. Düşmanlarımızı iyi tanımlamak, ne istediklerini iyi bilmek geleceğimizin garantisidir. Ulusal diplomasimizi de geliştirme görevimiz var. Zergele ulusal hassasiyet yarattı. Türkiye lehine açıklama yapan bazı siyasi partileri de etkiledi."

(fk)