Kadını ‘şiddetle’ aynı çatıya koyan merkez: ŞÖNİM
10:56
Eylem Daş / JINHA
İSTANBUL- İstanbul’da bu yıl 16’ncısı düzenlenen Kadın Sığınakları ve Danışma/Dayanışma Merkezleri Kurultayı'nda biraraya gelen kadınlar, “Neo-liberal ve Neo-muhafazakar Politikalar ve Ayrımcılıklar” temasıyla tartışma yürüttü. AKP Hükümeti tarafından kurulan ŞÖNİM’leri değerlendiren kadınlar, ŞÖNİM’lerin kadınların yaşamını şiddetsiz bir dünya sürdürebilmeleri için yeterli olmadığını, şiddete maruz kalan kadın ile şiddeti uygulayan erkeğin aynı çatı altında reahabilite edilmeye çalışıldığına dikkat çekti.
Geçtiğimiz Ocak ayında Mor Çatı, hükümet tarafından kurulan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) ile ilgili bir çalıştay gerçekleştirdi. Çalıştayın gözlemlerine göre, şu ana kadar edinilen tecrübeler ile birlikte ŞÖNİM’lerin denetleyici ve kontrol edici yapı ve politikası, aileyi merkeze alan şiddeti bir toplumsal cinsiyet sorunu değil, erkeklerin rehabilitasyonu ile çözümlemeyi ve fiilen şiddet uygulayan erkekler ile uzlaştırmayı temel alan mekanizmalar oldu. Dayanışma merkezi ve sığınak çalışması yürüten kadın örgütleri, kurultay çerçevesinde sığınakların ve dayanışma merkezlerinin nitelik ve yeterliliklerini belirleme amaçlı bir araya gelerek, kadınların sığınak sonrası şiddetsiz bir yaşamı sürdürmesi için tartışma yürüttü. İlki 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddete Son Günü etkinliği kapsamında 1998 yılında gerçekleştirilen Kadın Sığınakları ve Dayanışma Merkezleri Kurultayı’nın 16’ncısı 25-26-27 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da Taksim Gönen Otel’de Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV) ve Gökkuşağı Kadın Derneği’nin ev sahipliğinde gerçekleşti.
‘ŞÖNİM’lerde çalışanlar deneyim ve bilinç sahibi değil’
Kurultaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kadınlarla Dayanışma Derneği’nden Serap Güre, ŞÖNİM’ler de çalışanların çoğunun daha önce kadın konuları hakkında deneyim ve bilinç sahibi olmadıklarının altını çizerek, bunun çok rahatsız edici olduğunu ve böyle bir çalışma şekliyle sonuca varılamayacağını vurguladı. Gerçekleşen kurultaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Serap, kurultay katılımcılarıyla beraber kadına yönelik şiddetin erkek eliyle sistematik bir şekilde olduğunu tartıştıklarını dile getirdi. Serap, kadınların sistemli olarak şiddete maruz kaldığını ifade ederek, kadınların eş, baba ve hükümetten şiddet gördüğünü söyledi. Kurultay katılımcılarının artan kadın şiddetine karşı ortak mücadele etme kararı aldıklarını kaydeden Serap, kadın sorunları üzerinde daha bilinçli bir şekilde durulması gerektiğini vurguladı. Konuşmasında ŞÖNİM’lere ilişkin de değerlendirme yapan Serap, yeni şiddet yasası ile birlikte ŞÖNİM’lerin 14 pilot ilde uygulamaya geçtiğini belirtti.
‘Kadınlar ucuz ve güvencesiz emek ile sömürülüyor’
Kurultayın gündemden uzak olmadığını dile getiren Serap, gündemdeki konuları takip ettiklerini söyledi. Hem ülkedeki ekonomik politikalarla hem de daha fazla dini değerlerin ve aile değerlerinin pekiştirilmesiyle muhafazakarlaşma politikalarının izlendiğini ifade eden Serap, “Bu politikaların kadınlar üzerindeki etkisini konuşmayı ve buna karşın politik çözümüzün ne olacağını, nasıl bir dayanışma içerisinde olacağımızı tartışmayı hedeflediğimiz için bir araya geldik” dedi. Muhafazakar politikalar ve ekonomik sistem içersinde kadınların daha da yoksullaştığına dikkat çeken Serap, kadınların çok ağır koşullarda, hem evde hem de dışarıda ucuz ve güvencesiz emek ile sömürüldüğünü ve yarının ne olacağını bilmediği bir yaşam biçimini sürdürdüğünü dile getirdi.
‘Kadınlar sığınaksız bir dünya talep ediyor’
Gökkuşağı Kadın Derneği’nden Nazmiye Ülker ise 16’ncı kurultayda daha çok ŞÖNİM’ler üzerinden tartışmalar yürütüldüğüne dikkat çekti. Sığınaksız dünyayı bütün kadınların talep ettiğini ancak mevcut düzende bunun mümkün olmadığını aktaran Nazmiye, mevcut sistemi reddetmek yerine düzeltmek için mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Sosyal devletin sorumlulukları arasında şiddete uğrayan kadınları istihdam etmenin ve yaşamlarını daha sağlıklı sürdürebilmeleri için olanak sağlanması gerektiğinin altını çizen Nazmiye, devletin bu sorumluluğu tam olarak yerine getirmediğini söyledi. Nazmiye, AKP Hükümeti’nin “Ne yapılacaksa ben yaparım” söylemiyle hareket ettiğini, kadın kurumlarıyla ortaklaşmadığını vurgulayarak “ŞÖNİM’ler ciddi bir aksaklık içinde ve kadınlara yaratılan ortamlar onların yaşamını şiddetsiz bir dünya sürdürebilmeleri için yeterli değil” ifadelerini kullandı.
‘ŞÖNİM’leri reddediyoruz’
Diyarbakır Yenişehir Belediyesi Kadın Eğitim-Psikolojik Danışmanlık ve Rehabilitasyon Merkezi (EPİ DEM) adına konuşan Neslihan Başak, kurultayda ŞÖNİM’lerin dönüştürülmesi ve bu kurumlarda çalışanların kadın hareketinin kontrolünde olması gerekliliğini tartıştıklarını kaydetti. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) olarak ŞÖNİM’leri reddettiklerini ifade eden Neslihan, devletin bu kurumları kadınlara karşı bir mekanizma olarak kurduğunu belirterek “Devlet zaten bize karşı ŞÖNİM’leri kurdu. Bu kurumlarda devlet ile ortak çalışmayız” şeklinde konuştu. ŞÖNİM’lere dönük yürüttükleri politikaların reddetme üzerinden yürüdüğünü ileri süren Neslihan “Sistem içi değişikliği reddediyoruz” ifadelerini kullandı. ŞÖNİM’ lerde şiddete maruz kalan kadın ile şiddet gördüğü erkeğin aynı çatı altında reahabilite edilmeye çalışıldığına işaret eden Neslihan, sığınak yaklaşımı ile aile kavramının aynı olduğunu, aile kurumunun dağılmaması için çalışmalar yapıldığını vurguladı.
(ed/mg)

