İktidar buyurdu, erk(e)klik katletti!
09:02
JINHA
İSTANBUL-Kadın erkek eşitliğinin fıtrata ters olduğunu ve kadınların yıllarca bu ülkede doğum kontrol ihaneti yaptıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetinin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana kadın katliamları yüzde bin 400 arttı. İktidarın ve güç odaklarının kadına yönelik aşağılayıcı ve ayrımcı söylemlerinin devam etmesi kadına yönelik şiddetin ve kadın katliamlarının artmasında birinci neden olarak gösterilebilir. İktidar buyurdu, erkeklik sadece 2015'in ilk 7 ayında 164 kadını katletti.
Kadına yönelik örtülü eril savaşın yürütüldüğü 2014 yılı ve 2015 yılı başlarındada kadın katliamları ve cinsel-fiziksel saldırıları hız kesmeden sürdü.2014-2015 senesi içerisinde AKP Hükümetinin kadın söylemlerinin, kadına yönelik şiddet ve kadın katliamlarında artışa sebep olduğu gözlemlendi. Kadına yönelik uygulamalar, kadınların içinde bulundukları tehlikeyi bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığı Türkiye'de, bu şiddetin altında toplumsal cinsiyet ilişkilerinin yarattığı ayrımcılık ve eşitsizlik yatıyor. Kadın erkek eşitliğinin fıtrata ters olduğunu ve kadınların yıllarca bu ülkede doğum kontrol ihaneti yaptıklarını söyleyenCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetinin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana kadın katliamları yüzde bin 400 arttı. İktidarın ve güç odaklarının kadına yönelik aşağılayıcı ve ayrımcı söylemlerinin devam etmesi kadına yönelik şiddetin ve kadın katliamlarının artmasında birinci neden olarak gösterilebilir.
'Koruma altında öldürülen herhangi bir kadın yok (!)'
2014 yılında 'Türkiye'de Aile Yapısı Araştırmaları' toplantısının ardından yaşanan kadın cinayetlerine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, "Koruma altında öldürülen herhangi bir kadın yok" dedi. Ancak medyaya yansıyan haberlere göre 2014'ün ilk 6 ayında 11 kadın; 2013'te ise 10 kadın koruma tedbir kararları sürerken öldürüldü.Ayşenur, erken yaşta evliliklerle ilgili ise, "Kimse kötülük olsun diye çocuğunu evlendirmez, çoğu masumane" derken bizzat devletin rakamları şu gerçeği ortaya koyuyor: Kadınların yüzde 26'sı 18 yaşını tamamlamadan evlendiriliyor. Erken yaşta evlenen kadınların yarısı fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Erken yaşta evlenen kadınların maruz kaldığı şiddet biçimleri arasında cinsel şiddetin oranı yüzde 19'la daha yüksek.
'Fiili kürtaj yasağını doğuracak uygulamalar'
"Sezaryenle ilgili doğumlara karşı olan bir başbakanım. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum" diyen dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her kürtaj bir Uludere'dir" diyerek gerçek bir katliamı bir hakkın gasp edilmesi için kullandı.Dönemin başbakanının sözünü talimat kabul eden görevliler gerek açıklamaları gerekse fiili kürtaj yasağını doğuracak uygulamaları ile kadınların haklarının gasp edilmesinin parçası oldular:
-Bülent Arınç: Kadın herkesin içinde kahkaha atmayacak. Bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak, iffetini koruyacak
-Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu: Anneler, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamalıdır.
-Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: İşsizlik oranı niye artıyor biliyor musunuz? Özellikle kadınlar arasında kriz dönemlerinde işgücüne katılım oranı artıyor.
-AKP Tokat Milletvekili Zeyid Aslan (kadın gazetecilere): Ben sizin bacak aranızı çekip gazeteye bastırsam, bunların "doğal" hali budur diye...
-Eski Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül: Türk hanımları evinin süsüdür.
-Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu (iş isteyen kadına): Evdeki işler yetmiyor mu?
-Ankara Anakent Belediye Başkanı Melih Gökçek: Kadın ahlaklı olsun, kürtaj yaptırmak zorunda kalmasın.
-AKP İl Genel Meclis Üyesi: Kızlar okuyunca, erkekler evlenecek kız bulamıyor.
…
'Erkekler çok daha korkusuzca şiddet uyguluyor'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'kadın ve erkek eşit değildir' sözlerinin genel olarak Türkiye'deki kadın hakları açısından ciddi bir kırılma noktası olduğunu söyleyen Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden Gökçe Çiçek Ayata, "Fırsatlarda ve yüzyıllardır süregelen ataerkil sistemin ortaya çıkardığı eşitsiz durumla ilgili bir farklılıktan bahsedebilir. Yoksa kadın ve erkeğin farklı yaradılışlara sahip olduğu üzerinden eşitlik söylemini yok etmeye çalışmak, böyle mesajlar vermek, tüm toplumu olumsuz etkiliyor. Erkekler çok daha korkusuzca şiddet uyguluyor" dedi. 2014 yılında Evrensel gazetesinden Serpil İlgün'ün "2014 Türkiye'sinde hükümet, 'kaç kadının ve hangi şekillerde şiddete maruz kaldığı' sorusunu neden yanıtlayamıyor?" sorusunu Gökçe, "Bu da politikalarla ilgili elbette. Bu yıl içerisinde böyle bir çalışma yapıldı ancak henüz yayınlanmadı. Çünkü hükümet zaten, imza koyduğu Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'ne (CEDAW) göre, kadına yönelik şiddet istatistiklerini düzgün şekilde tutmak zorunda. Zaten periyodik olarak istatistikler ve araştırmalar yapılmak durumunda" diye cevapladı.
'Hemen şikâyet olunmadığı gerekçesiyle beraat etti'
2014 yılında yargının verdiği birçok karar kadınların tepkisine neden oldu. Eskişehir'de 13 yaşındaki kuzenine defalarca tecavüz eden S.B. yargılandığı davada, tecavüzle ilgili üç rapor olmasına rağmen tecavüzcü, "Hemen şikâyetçi olunmadığı gerekçesiyle" beraat etti. Diyarbakır'da da eşine elektrik vererek katleden Veysi Turan "ruh sağlığının bozuk" olduğunu iddia etmişti. İzmir'de ise Yeliz Umman'ı başını taşla ezerek katleden Yusuf Barlak'a mahkeme "tahrik indirimi" uyguladı ve 15 yıl ceza verdi. Bu da demek oluyor ki, her yıl olduğu gibi yargı 2014 yılında da erkekten yana oldu.
'Hukuki ve kurumsal mekanizma yok'
2015 yılının başında kadın kuruluşlarının yaptığı açıklamalara göre kadın cinayetlerinin Türkiye'de kadın cins kırımı boyutunda olduğu belirtildi. Kadın katliamlarını ve şiddetini kadın hakları kapsamında hukuki boyutuyla değerlendiren avukat Hülya Gülbahar, "Kadın cinayetlerinin önlenmesi yerine yeni kadın cinayetlerinin mayası atılıyor" dedi. Bunun yanında Hülya, şiddet gören kadınlar için hukuki ve kurumsal bir mekanizmanın hala olmadığını vurguladı.
'Anayasa'nın eşitlik ilkesi ihlal ediliyor'
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı sosyal çalışmacılarından olan Esen Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetinin 2014 yılı içerisinde kadın düşmanı söylemleri olduğunu ifade etti. Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın kadınların kahkaha atamayacağı söylemine ilişkin, iffetli ve namuslu kadının nasıl olacağına dair tanım yapıldığını söyleyen Esen, " Seküler ve laik bir hukuk devleti olduğunu söyleyen devletin yönetici kadrosunun kadınlarla ilgili fikirlerini resmi düzeyde söylememesi lazım. Ama bu söylemlerle böylelikle Anayasa'nın eşitlik ilkesini ihlal ediyorlar. Bütün hükümet Anayasa'yı ihlal ederek bir siyaset yapıyor" dedi.
'Êzidî Kürt kadınlarının yaşam mücadelesi'
2014 yılı içerisinde kadına yönelik öne çıkan durumlardan birisi de Êzidî kadınların yaşadığı vahşet oldu. DAİŞ çetelerinin saldırısı sonucu birçok Êzidî Kürt kadını topraklarını terk ederek göç etmek zorunda kaldı. Bunun ardından belli bölgelerdeki çadır kentlere yerleşen kadınlar yaşam mücadelesi verirken, yaklaşık 3 bin 500 Êzidî Kürt kadını, DAİŞ çeteleri tarafından kaçırıldı. Kaçırılan Êzidî Kürt kadınları çeteler tarafından köle pazarlarında satılarak, saldırılara maruz kaldılar. Bu yaşanan durum sonucu travmayı atlatamayan çoğu Êzidî kadın ise intihar girişiminde bulundu. Êzidî kadınlara ilişkin rapor yayınlayan Uluslararası Af Örgütü, çetelerden kurtulan 42 Êzidî kadının öyküsüne yer verdi ve uluslararası kamuoyuyla birlikte Birleşmiş Milletler'e duyarlılık çağrısında bulundu.
'2015'teki kadın çetelesi'
Yerel gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediğimiz haberlere göre 2015'te erkekler;
-Ocak ayında; 26 kadın öldürdü, 7 kadına tecavüz etti. 24 kadına zorla fuhuş yaptırdı; 36 kadın ve kız çocuğunu yaraladı. 13 kadın ve kız çocuğuna ise cinsel tacizde bulundu.
-Şubat ayında; 21 kadın öldürüldü, 8 kadına tecavüz etti. 7 kadını fuhuşa zorladı; 34 kadını yaraladı ve 11 kadını taciz etti.
-Mart ayında; 27 kadın ve iki bebek öldürdü; dokuz kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti; 69 kadına zorla fuhuş yaptırdı; 47 kadın ve kız çocuğunu yaraladı; 60 kadın ve kız çocuğunu taciz etti.
-Nisan ayında; 20 kadını öldürdü; 18 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti; iki kadını seks işçiliği yapmaya zorladı; 24 kadın ve kız çocuğunu yaraladı; 12 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulundu; iki kadına ellerindeki görüntülerle şantaj yaptı; iki kadını ölümle tehdit etti.
-Mayıs ayında; 26 kadın ve bir kız çocuğunu öldürdü; yedi kadına tecavüz etti; bir kadını fuhşa zorladı; 27 kadını yaraladı; 31 kadın ve kız çocuğunu taciz etti.
-Haziran ayında; 21 kadın öldürdü, dokuz kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti, 18 kadını seks işçiliği yapmaya zorladı, 25 kadını yaraladı, 16 kadın ve kız çocuğunu taciz etti; iki kadın avukatı tehdit etti.
-Temmuz'da 19 kadını öldürdü; 12 kadın ve kız çocuğuna tecavüz etti; bir kadını fuhşa zorladı; 36 kadını yaraladı; 10 kadın ve kız çocuğunu taciz etti.
Kadınlar hemen her gün cinsel şiddete, tacize ya da tecavüze uğruyor, kimi medyalar da bu taciz, tecavüz, şiddet haberlerini sıradan olaylar olarak sayfalarına taşıyorlar. Bizler, taciz ve şiddet konusunda haberler yapmaya, kadınların mücadelesini anlatmaya devam edeceğiz...
(sö/dk/fk)

