PAJK: Zafer özgür kadınla, halkların olacak

11:50

JINHA

HABER MERKEZİ - PAJK Yürütme Komitesi'nin sonuç bildirgesi açıklandı. Son siyasal gelişmelerin ele alındığı bildirgede Ortadoğu'nun ve kadınların geleceği için PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için çalışmanın en temel görev olduğuna işaret edilerek, kadınların öz savunma, örgütlenme ve bilinçlenme çalışmalarını eylemsellikle bütünleştireceğine vurgu yapıldı.

Partiya Azadiya Jinên Kurdistan-Kürdistan Özgür Kadın Partisi (PAJK) Yürütme Komitesi toplantısı sonuçlandı. Toplantının sonuç bildirgesine ilişkin yapılan yazılı açıklamada son dönemde yaşanan gelişmeler ve kadın politikaları üzerine alınan kararlaşmalara yer verildi. "15 Ağustos direniş ruhuyla dört parça Kürdistan'da ve yurt dışında halkımızla birlikte, yüksek bir iradeyle tüm faşist saldırıların yenilgiye uğratılacağı kesindir. Zafer kazanan özgür kadınla birlikte halklar olacaktır, demokrasi ve özgürlük mücadelesi olacaktır" denilen PAJK açıklamasında, son dönemlerde tırmanan savaş poltikalarına vurgu yapıldı.

'Ortadoğu önemli bir düzeye gelmiştir'

PAJK, "Soykırımcı, sömürgeci ve işbirlikçi-ihanetçi katliamcı güçlerden hesabını sormak boynumuzun borcu, halkımıza, kadınlara karşı tarihi sorumluluğumuzdur. Kürt halkı ve Kürdistan özgürleşinceye kadar özgürlük mücadelemiz kesintisiz sürdürülecektir" dedi. Bildirgede, "Tekçi ulus-devlet modeli çökmüş ve alternatifi olan halkların demokrasi zamanına girilmiştir. Ne kapitalist-modernist güçlerin ne boşluktan yararlanan gerici, insanlık düşmanı çeşitli çeteci yapıların ve ne de destek aldıkları Türk, Katar, Ürdün, Suudi, İran gibi bölgesel ulus-devletçi güçlerin hiçbir çözümü kalmamıştır. Bin yıllık yalana, zulme ve baskıya karşı halkların, kadınların direniş zamanı başlamıştır. Bu tarihsel bir evreyi ifade etmektedir. Demokratik uygarlık güçleri olarak başta kadınların ve tüm sistem karşıtı güçlerin harekete geçtiği, statükoların parçalandığı, ataerkil ezberlerin bozulduğu, ciddi sorgulamaların başladığı, radikal toplumsal eleştiri hareketlerinin eyleme geçtiği bir dönemi yaşamaktayız. Ortadoğu'da öncü güç olarak demokrasi mücadelesinin başını çekmekteyiz. Bugünden itibaren Ortadoğu'nun demokratik geleceğini belirlemede önemli bir düzeye gelinmiştir" dedi.

Bildirgede toplantıda ele alınan konular şu şekilde sıralandı: "Toplantımızın kararlaşma konuları şöyle ifade edilebilir: Önderliğimizin özgürlüğü, Kürt sorununun çözümünün teminatı ve gerçek bir barışın tesisidir. Aynı zamanda kadınlar olarak özgür yaşam gerekçemizdir. Bu anlamda Önderliğimizin sağlığı, güvenliği, özgürlüğü sağlanıncaya kadar tüm sahalarda bu temelde mücadele yürütmek esastır. 'Önderliğimizin özgürlüğü halkların birliği ve kardeşliğinin teminatıdır' şiarıyla İmralı tecrit sisteminin parçalanması için özgürlük mücadelemiz hamlesel, fedai tarzda yürütülecektir. Avukat ve aileyle görüş yasağı tecrit uygulaması olup hukuksuzluk ortadan kaldırılıncaya kadar çok yönlü mücadele radikal yürütülerek Önderliğimizin hakları savunulacaktır."

'AKP Kürtlerin kazanımlarına yöneldi'

Yasal olarak tahkim edilmemiş ateşkesin şimdiye kadar PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın eşsiz çabası ve özgürlük hareketinin sağ duyulu yaklaşımı ve fedakarlığıyla tek taraflı yürütüldüğü kaydedilen sonuç bildirgesinde, "Buna karşı demokratik çözüm planı olmayan AKP devleti, 7 Haziran seçim mağlubiyetinden sonra Kürt halkına ve Rojava başta olmak üzere tüm Kürdistan'da mücadele kazanımlarını ve hareketimizi tasfiye etmek, inkar ve imha politikasını yeniden derinlikli yürütmek için halkımıza yönelik topyekun savaş konseptini devreye koymuştur. Bu salt gerilla ve asker arasında yürütülen bir savaş olmayıp doğrudan Kuzey Kürdistan halkımıza, coğrafyasına ve Türkiyeli demokratik tüm kesimlere, toplumsal muhalefete yöneltilen topyekün saldırıdır. Benzer saldırıyı üç yıldır DAİŞ eliyle Rojava'da yürütmektedir. Soykırım savaşına karşılık topyekün direniş tutumuyla 15 Ağustos bilinci, ruhu ve çizgisinde Kürdistan'da ve Türkiye genelinde ve Rojava'da direnişi yükseltmek esastır. Resmi ve gayri resmi Türk devlet güçlerinin saldırılarına, en son Silopi'de olduğu gibi katliamlara karşı öz savunmasını yaygınlaştırarak kendisini koruması, örgütlenmesini, birliğini derinleştirmesi esastır.

Kasım ayında devlete sunulan Demokratik Çözüm Taslağının ve Dolmabahçe Mutabakatının gerekleri AKP iktidarı tarafından yerine getirilmemiş, tersine yavuz-hırsız misali masayı deviren olmasına rağmen hareketimiz sorumlu tutulmaktadır. Oysa yasal adımların atılması, müzakerenin eşit koşullarda gerçekleşmesi şarttır. Kürdistan Kadın Hareketi olarak Önderliğimizin özgürlüğü temelinde barışı savunmak öncelikli görevimizdir" denildi.

'Öz savunma vazgeçilmezdir'

Kadınların ve gençlerin öz savunmaya ayrı ve özel bir önem vererek, her türlü saldırıya karşı kendisini, toplumunu korumasının vaz geçilmez en temel doğal bir hak olduğu da ifade edilen sonuç bildirgesine şöyle devam edildi: "Bu hakkı en etkili bir biçimde yerine getirmek böylesine saldırı döneminde ertelenemez bir sorumluluktur. Başta genç kadınlar olmak üzere tüm gençliği özgürlük saflarında yer almaya, savunma görevini yerine getirmeye çağırıyoruz. Toplumsal mücadeleye öncülük eden Kürdistan ve Türkiye gençliği başta olmak üzere tüm gençlik, özgür gelecek için direniş hattını Kobanê'de olduğu gibi büyüterek, Suruç ve Kobanê şehitlerimizin anısına bağlılığın gereği olarak Ortadoğu'da birleşik devrimci gençlik hareketini kalıcı örgütleyip bölgesel ve küresel faşizmi, baskıyı, sömürü düzenini yenilgiye uğratacağına olan inancımızı bir kez daha ortaya koyuyoruz. Devrimci-Yurtsever-Sosyalist Gençlik Hareketi tarihsel devrimci görevlerini layıkıyla yerine getirecektir.
Slavaların, Arin Mirkanların, Dılovanların, Revanların, İvanaların, Deniz Eylemlerin fedai ruhuyla geliştirilen bir kadın devrimi olan Rojava devriminin kalıcılaşması, Demokratik Suriye Projesinin gerçekleşmesi ve kadının toplumsal sözleşmeye dayalı olarak kadın konfedaral sisteminin inşası için ideolojik, siyasi, sosyal mücadele yükseltilecektir. Her düzeyde kadının örgütlenme, bilinçlenme faaliyetlerine hız verilerek toplumsal dönüşümün yapısallaşması esastır. Kadın öz savunma gücü olarak kimlikleşen, iradeleşen YPJ'yle destek ve dayanışma içinde olunacaktır.

'Güney'de örgütlenme güçlenmeli'

Güney Kürdistan'da örgütlenme düzeyinin güçlendirilerek kadın özgürlük mücadelesinin etkili toplumsal bir harekete kavuşturulması gerekliliğine dikkat çekilen bildirgede,. "Ataerkil siyaset kurumlarının, yapıların değişime uğratılarak kadınların toplumsal faaliyetlere tam ve eşit katılımının sağlanması, kadına yönelik baskıcı, gerici gelenek ve siyasi uygulamaların değişime uğratılması için örgütlenme, bilinçlenme, öz savunma faaliyetlerinin geliştirilmesi esastır. Kürdistan parçalarında yaşanan savaşa karşı en güçlü bir biçimde demokratik eylemler sergilenerek dayanışma ve birlik tutumu sergilenmelidir" denildi.

'Şengal kanayan yaramız'

"Kanayan yaramız olan Şengal kadınlarının, halkımızın yaralarının sarılması için büyük bir azimle çalışmalar öz savunma görevi başta olmak üzere tüm siyasi, ekonomik, kültürel, sosyal alanda yürütülecektir" denilen bildirgede "Şengal halkının, kadınların özerk demokratik iradesinin tüm güçler ve herkes tarafından saygıyla karşılanması, özerk sistemini öz savunmasına dayalı olarak koruması, kendisi hakkında kararlarını kendisi alması ve kendisini yönetmesi vazgeçilmez temel bir ilkemizdir. Şengal katliamını gerçekleştirenlerden ve buna yol açanlardan hesabını sormak tarihsel sorumluluğumuzdur. Şengal kadınlarına, çocuklarına, gençlerine tüm halkımıza yapılan canavarlık, vahşet asla hafızalarımızdan silinmeyecek. Kadın Özgürlük Partisi-PAJK olarak özeleştirimiz özgür-demokratik Şengal'in statü kazanması ve savunulması için tüm gücümüzle seferber olmayı sürdüreceğiz. Düşmanın Kürtsüzleştirme politikasına karşılık göçertilen Êzîdî halkımızın Şengal'e dönmesi için çağrımızı yeniliyoruz. Dört parça Kürdistan ve yurtdışındaki halkımızı Şengal halkıyla dayanışma içinde olmaya, yaraları birlikte sarmaya kadim kültürün kökleri üzerinden yaşatılması için duyarlı davranmaya, sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz" diye belirtildi.

'Ferinazların anısına bağlılık'

PAJK bildirgesinde; Ferinazların anısına bağlılığın gereği olarak Doğu Kürdistan'da kadın özgürlük mücadelesinin tüm toplumsal kesimlere mal edilerek, kadın iradesinin tanınması ve despotik erkek egemenlikli İran rejiminin değişime uğratılması için kadına yönelik saldırı, tecavüz, ajanlaştırma gibi kadın kırımına karşılık kadının öz savunma örgütlenmesinin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bildirgede ayrıca Şirin Elemhuli'nin mücadele çizgisinin Doğu Kürdistan'da başarısı için tüm kadınların ve gençlerin daha fazla özgürlük çalışmalarını geliştirmeye, yaygınlaştırmaya, idamcı, kadını yok hükmünde sayan, yaşam hakkı tanımayan İran rejimine karşı siyasi, sosyal, kültürel anlamda etkili toplumsal bir hareketi büyüterek kadınların başkaldırısıyla gerçekleştirilerek, toplumsal mücadeleye öncülük etme görevi olduğu belirtildi.

'15 Ağustos direniş ruhu ile...'

PAJK bildirgesinde son olarak şunlar belirtildi: "ABD ve İngiltere'yi Kürt halkının haklı özgürlük davasına yönelik izlediği inkarcı ve sömürgeci politikalardan, bu bağlamda Türk devletine askeri-siyasi destek vermekten vazgeçmeye, Kürt halkının özgürlük iradesini tanımaya çağırıyoruz. Kuzey Kürdistan'da en son 7 Ağustos'ta Silopi'de üç kişinin, yine Suruç'ta otuzu aşkın gencin öldürülmesinden ve Güney Kürdistan'ın Zergele köyündeki sivil katliamdan, Rojava'da, Şengal'de yaşanan Kürt katliamından bizzat Türk devleti sorumludur. Türk devleti katliamları hem bizzat kendisi yaparak hem bizzat DAİŞ'i donatarak gerçekleştirmiştir. ABD ve İngiltere izlediği Kürt politikası nedeniyle söz konusu sivil katliamlardan sorumludur. Türk devletinin güvenlik sorunu yoktur, Kürtleri tüm haklarıyla birlikte yasal olarak kabul etmeme sorunu vardır. Terörü uygulayan Türk devletidir. Söz konusu güçleri, bu gerçekler bilinmesine rağmen hareketimize haksızca yöneltilen 'terörizm' ithamına ve yalanına son vermeye çağırıyoruz. Sonuç olarak 15 Ağustos direniş ruhuyla dört parça Kürdistan'da ve yurt dışında halkımızla birlikte, yüksek bir iradeyle tüm faşist saldırıların yenilgiye uğratılacağı kesindir. Zafer kazanan özgür kadınla birlikte halklar olacaktır, demokrasi ve özgürlük mücadelesi olacaktır."

(fk)