DTK Olağanüstü Genel Kurulu başladı

12:35

JINHA

AMED - Devreye konulan savaş konseptine karşı olağanüstü toplanan DTK Genel Kurul toplantısı başladı. DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, Kürtlerin kazanımlarına yönelik bir savaş açıldığını belirterek, "Ancak bazı kesimlerin gündelik menfaatleri için bazen Kürt birliği üzerinde oyunlar oynanabiliniyor. Şunu çok iyi bilmeliyiz ki tek çaremiz ve dermanımız ulusal birliktir" dedi.

AKP hükümetinin devreye koyduğu topyekûn savaş konseptine karşı olağanüstü toplanma kararı alan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Genel Kurulu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu'nda bir araya geldi. Olağanüstü kurula DTK eşbaşkanları Selma Irmak ve Hatip Dicle, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknaz Uca ve delegeler katıldı. Olağanüstü kurulda ilk olarak demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşunda bulunuldu. Açılış konuşmasında ilk olarak konuşan DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, 7 Haziran seçimlerinde HDP'nin halkların desteğiyle 6 milyonun üzerinde oy aldığını belirterek, halkların barış umuduna oy verdiğini ve bu oyların AKP hükümeti tarafından meşru görülmediğini ifade etti.

'Öcalan'ın çağrısıyla çatışmalı süreç yerini barış umuduna bıraktı'

AKP hükümetinin seçim sonuçlarını kabul etmesinin ardından onlarca yurttaşın katledildiğini ve 36 yıllık barış yolunda her iki taraftan da geri dönüşü olmayan acılar yaşandığının altını çizen Selma, "Ancak Sayın Öcalan'ın çağrısıyla bu on yıllardır devam eden çatışmalı süreç yerini barış umuduna bıraktı. Müzakere süreci bitmemiştir. Diyalog yolu, fikir ve düşüncenin, siyasetin ön plana çıkarılması yolu yanlış değildi ve halklar tarafından onaylandı. Savaşta her şeye hazırlarsın kendini ancak barış konuşulduğunda imkânlarını ona göre ayarlaman gerekir" dedi.

'Kürtler artık Ortadoğu'da insanlığı savunan konuma geldi'

Selma kimliği yok sayılan Kürtlerin artık Ortadoğu'da insanlığı savunan konuma geldiğini belirterek, "Kürtler artık Ortadoğu'nun yeniden inşasının mimarı haline gelmiştir. Öcalan'ın felsefesi üzerinden yürüyen Kürt halkı, iktidari yaklaşımları bu topraklardan söküp atmak için mücadele ediyor. Ortadoğu'nun kurtuluşu da buradan geçmektedir" dedi. Halklar arasında yaratılan farklılıkların her zaman daha fazla acı getirdiğinin altını çizen Selma, "Halkların özgür yaşamı, komünal yaşam isteği acıların önüne geçiyor. Kürtler tellerle 4 parçaya ayrıldı. Artık bakıyoruz ki sınırlar da anlamını yitirdi. Sınırların anlamını yitirmesiyle 4 parçada yaşayan halklar da birbirlerine daha fazla yaklaşmaktır. Ancak bazı kesimlerin gündelik menfaatleri için bazen Kürt birliği üzerinde oyunlar oynanabiliniyor. Şunu çok iyi bilmeliyiz ki tek çaremiz ve dermanımız ulusal birliktir. Eleştirilebilinir, kardeşler birbirini eleştirebilir" ifadelerinde bulundu.

'DAİŞ'le mücadele etmek istiyorsanız adresi bellidir'

Selma, yaşanacak olan savaşın sadece bölgede yaşayan Kürtlere dönük olmadığına dikkat çekerek, "Bu savaş 4 parça Kürdistan'da elde edilen Kürt kazanımlarına dönüktür. Gre Spî'nin ardından Cerablus'un da düşmesiyle Rojava'daki kantonlar artık birleşir, Suriye'deki sorun da bir nebze de olsa çözülürdü, Türkiye'nin güney sınırı da güvende olurdu. Ancak Türkiye'nin Kürt kazanımlarına olan saldırısı bunu engelledi. Medya Savunma Alanları'na, Rojava'ya saldırmaya başladı. Eğer DAİŞ'le mücadele etmek istiyorsanız DAİŞ'in adresi bellidir" vurgusunu yaptı.

'Müzakereyle beraber, örgütlülüğümüzü daha fazla sağlamalıyız'

Özgürlüğün bedelsiz olmadığının ve emek ile kazanılacağının altını çizen Selma, "Dünden bugüne çok bedel verdik. Bedel vermekten de korkmuyoruz. Verilmeyen özgürlüğü alabilmek için örgütlü durmak gerekir. Müzakere yolunu izleyeceğiz ancak sadece bununla yetinirsek özgürlüğümüzü alamayacağız. Müzakereyi izlemekle beraber, örgütlülüğümüzü her zamankinden daha fazla sağlamalıyız. Demokratik özerkliğimizi sağlamak için mücadelemize devam etmeliyiz. Kalıcı bir barış için Sayın Öcalan'ın özgürlüğü şarttır. Mandela örneği ortadadır. Mandela halkların arasına inmeden kalıcı bir barış sağlanamadı" şeklinde konuştu.

'Sayın Öcalan serbest kalmalıdır'

Selma son olarak 2013 Newroz deklerasyonunun bir paradigma olduğuna vurgu yaparak, "Bu paradigmada silahlarla değil, konuşarak, siyasetle sorunun çözülmesi gerektiğini belirtilmiştir. Bu yolun takipçisi olmalıyız. Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan halkların birbirinden ayrılması mümkün değildir. Beraber yaşayacağız ama özgür bir şekilde. Beraber yaşayacağız ama tek tip olarak değil, farklılıklarımızla. 2013 deklerasyonu ile Dolmabahçe mutabakatı esas alınmalıdır. Bunun yanı sıra bu yolun mimarı Sayın Öcalan serbest kalmalıdır" şeklinde belirtti.

Olağanüstü Kurul verilen aranın ardından basına kapalı olarak devam edecek.

(sg/gc)