Kayıp yakınları: Musa Çitil'in Diyarbakır'a atanması tesadüf değil
13:34
JINHA
HAMER MERKEZİ - Kayıp yakınları, Diyarbakır, Şırnak, Batman'da adelet talebini sürdürdü. Mardin'in Derik ilçesinde Jandarma Karakol Komutanı iken 13 köylünün katledilmesi ve 'Irza geçme' ve 'Kötü muameleden' yargılanan Musa Çitil'in YAŞ'ta terfi ettirilerek Diyarbakır Bölge Komutanı olarak atanmasına tepki gösteren kayıp yakınları "Kürdistan halkının acılarını arttırmak için bölgeye gönderildi. Bunun tesadüfi olmadığını biliyoruz" dedi.
İHD ve Kayıp yakınların "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 338'incisi gerçekleştirildi. 1993 yılında Bitlis'in Tatvan İlçesi Düzcealan Köyü'nde askerlerce evi basıldıktan sonra cesedi parçalanarak katledilen Necmi Çaçan'ın faillerinin bulunup, cezalandırılmasının talep edildiği eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şubesi Abdullah Zeytun "Kürdistan halkının hafızasında 90'lı yıllara ait ne kadar kötü ve negatif izlenim uyandıran insanlar varsa, hepsi tekrardan Kürdistan'a gönderildi" diye konuştu.
İHD ve Kayıp yakınların "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganı ile her hafta düzenlediği eylemlerinin 338'incisi Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi. Kayıp fotoğraflarının taşındığı eyleme, İHD Diyarbakır Şubesi yönetici ve üyeleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, MEYA-DER yöneticileri, 78'liler Vakfı yöneticileri ile kayıp yakınları katıldı. Eylemde, 1993 yılında Bitlis'in Tatvan ilçesine bağlı Düzcealan Köyü'nde askerlerce evi basıldıktan sonra cesedi parçalanarak katledilen Necmi Çaçan'ın faillerinin bulunup, cezalandırılması talep edildi.
'Failler cezalandırılmak bir yana ödüllendiriliyor'
Eylemde konuşma yapan İHD Diyarbakır Şube Yönetici ve Kayıp Komisyonu Üyesi Avukat Abdullah Zeytun, adalet talebiyle gerçekleştirdikleri oturma eyleminin 339. haftasına ulaşmasına rağmen, bu talebi karşılamak yerine sistematik olarak cezasızlık politikasının uygulandığını belirtti. Bu duruma örnek olarak fail olarak yargılanan devlet görevlilerinin terfi ettirildiğine işaret eden Abdullah Zeytun, Mardin'in Derik ilçesinde 13 köylünün katledilmesinden sorumlu olarak tutulan Tuğgeneral Musa Çitil'in YAŞ kararları ile Diyarbakır Bölge Komutanı olarak atanmasını eleştirdi. Abdullah Zeytun "Kürdistan halkının acılarını arttırmak için bölgeye gönderildi. Bunun tesadüfi olmadığını biliyoruz. Devletin, savaş politikalarını tekrar dönmesi ile birlikte, Kürdistan halkının hafızasında 90'lı yıllara ait ne kadar kötü ve negatif izlenim uyandıran insanlar varsa, hepsi tekrar Kürdistan'a gönderildi" diye konuştu.
Ardından İHD Diyarbakır Şube Yönetici Emin Ermin tarafından, 1993 yılında Bitlis'in Tatvan İlçesi Düzcealan Köyü'nde askerlerce evi basıldıktan sonra cesedi parçalanarak katledilen Necmi Çaçan'ın hikayesi anlatıldı. Askerlerin saldırısında katledilen Necmi Çaçan'ın eşi Gülşen Çaçan'ın olaya ilişkin beyanlarını Emin Ermin şu şekilde aktardı:
'Eşimi öldürüp, cesedini parçaladılar'
"Bölge halkı askerlerin yoğun baskıları altındaydı. Köylere baskınlar yapılıyordu. Bundan dolayı da köylüler, gece sırayla nöbet tutuyorlardı. Askerler gece köyümüzü taradılar, evimize atılan roket ve kurşunlarla evimiz delik deşik olmuştu. Köye tanklarla girdiler, evleri ateşe verdiler. Köyden feryat ağlama sesleri yükseliyordu. Eşim Necmi'ye 'evden çıkalım, bizi evin içinde yakacaklar' dedim. O da bana 'Bu ortamdan çıkamayız" dedi ve evde kalmakta ısrar etti. Kapımız çalınınca açmak zorunda kaldım. Kapıyı açar açmaz beni darp etmeye başladılar ve bana gelen darplarla bayıldım. Gözlerimi açtığımda askerlerin, çocuklarımın ağzına silah dayadıklarını gördüm. Çocuklarım titriyorlardı. Onlara 'biz ne yaptık' deyince beni yine vurmaya başladılar ve tekrar bayılmıştım. Kendime geldiğimde eşimi evin arkasına götürmüşlerdi. Çocuklarım yerde yatıyorlardı. Eşimi merdivenlerdeyken öldürmüşlerdi ve cesedini parçalamışlardı. Askerler köyden ayrıldıktan sonra, eşimin naaşını yıkamadan defnettik. Yıkanacak durumda değildi. Askerler eşimin amcasına 'Necmi'yi PKK'liler öldürdü' diye bir kağıt imzalattılar."
Daha sonra Necmi Çeçan ve tüm kayıpların anısına 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.
'Barış umudunu bizden alamayacaksınız'
Batman'da İHD ve kayıp yakınları adalet taleplerini yinelemek için Gülistan Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde 339. haftada bir araya geldi. İHD Batman Şube Başkanı Mehmet Bağadır, devletin savaş politikalarını eleştirerek, "Siz hiç evlatlarımızı feda etmeye hazırız diyen bir anne duydunuz mu" diye sordu.
Mehmet iktidarın savaş çığırtkanlığı yaptığını ve hedef şaşırtarak DAİŞ çetesini hedef alacağına Kürtlere savaş ilan ettiğini belirten Mehmet, dün Silopi'de gerçekleştirilen katliamı hatırlattı. Gözaltı operasyonlarına da değinen Mehmet, "İHD Batman Şube yöneticisi Ahmet Demir ve MHD Üyesi avukat Deniz Sürgüt'ün tutuklanması tam bir hukuk skandalıdır. Bir devlet ki kendi yarattığı yasaları hiçe saymıştır. Oy uğruna sivil vatandaşları hedef alarak öldüren yaralayan, evlerini yakan, göz altılarla ve tutuklamalarla gözdağı vermeye çalışan zihniyeti kabul etmiyoruz" dedi.
Mehmet "Canımızı da alsanız, evlerimizi de yaksanız, mahkum da etseniz barışa olan umudumuzu bizden alamayacaksınız" diye konuştu.
Dayikên Şemiyê katledilen Agit Akipa ve İbrahim Demir'in akibetini sordu
Şırnak'ın Cizre ilçesinde adalet arayışını sürdüren Dayikên Şemiyê eylemlerinin 346'ıncısını gerçekleştirdi. Sanat Sokağı'nda bir araya gelen kayıp yakınları, kaybettirilen yakınlarının fotoğraflarını taşıdı. Bu haftaki eylemde, 12 Aralık 1991 tarihinde Hizbullah tarafından infaz edilen Mikail Bayro'nun taziyesine katıldıktan sonra JİTEM tarafından alıkonulan ve 13 Aralık'ta girişi taşla kapatılmış bir mağarada gözleri ve elleri bağlanmış halde cansız bedenleri bulunan İdil İlçesine bağlı Çukurlu(Xenduk) köyü muhtarı 39 yaşındaki Agit Akipa ve 36 yaşındaki İbrahim Demir'in failleri soruldu.
Agit Akipa ve İbrahim Demir, 12 Aralık sabahı taziyeye katılmak üzere İdil'e gittiler. Köye dönerken bindikleri traktörden JİTEM'ci olarak bilinen kişiler, korucu ve askerler tarafından Agit ve İbrahim'in indirilmesi üzerine traktördeki diğer kişiler köye gidip durumu ailelere bildirdi. Gözaltı işlemini yapan jandarma karakoluna giden ailelere, karakol komutanı "Onları hiç görmedik" cevabı verdi. Bir askerin gizlice "mağaralara gidin" diye yönlendirmesiyle bölgeyi köylülerle birlikte karış karış arayan aileler, 13 Aralık 1991 günü girişi taşla örülerek kapatılmış bir mağarada kayıpların cansız bedenlerine ulaştı. Gözleri ve elleri bağlanmış halde bulunan İbrahim Demir işkence edilerek, Agit Akipa da başından silahla vurularak öldürülmüştü.
Eylemde konuşan İHD Şırnak Şube üyesi Abdulkerim Pusat, Agit Akipa ve İbrahim Demir'in İdil'in Çukur (Xenduk) köyündeki jandarma karakolu komutanı Üstteğmen Yüksel Güven'in baskı ve şiddetine maruz kaldıklarını belirterek, baskıların sona erdirilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı'na başvuran Agit ve İbrahim'in Yüksel Güven tarafından "Ben sizi öldüreceğim" şeklinde tehdit edildiğini söyledi. Daha sonra iki yurttaşın JİTEM tarafından gözaltına alındığını kaydeden Abdulkerim Pusat, ailenin tüm başvurularına rağmen iki kişinin gözaltına alındığına dair bir bilgiye ulaşılmadığını dile getirdi.
Açıklama oturma eylemi sona erdi.
(ekip/gc)

