Silopi Heyeti: Çok tehlikeli bir gidişat var

14:49

JINHA

AMED - Silopi'de incelemelerde bulunan heyetin gözlemlerini aktaran HDP Adana Millevtekili Meral Danış Beştaş Silopi'de tam olarak bir savaş yaşandığını sokaklarda binlerce merminin bunun göstergesi olduğunu söyledi. Meral, "Evler kurşunlanmış ve sokaklar kullanılamaz hale gelmişti. 5 saat boyunca güvenlik güçlerinin halkı silahla taradığına şahit olduk. Halk bunları canlı izlemiş, bazıları çocuğunu bazıları eşini kaybetmiş " dedi.

Silopi'de dün sabahın erken saatlerinde Zap Mahallesi'ne giren polisler birçok evi yaktı, evlerin çatılarına çıkan keskin nişancıların açtığı ateş sonucu 3 kişi yaşamını yitirdi, birçok kişi de yaralandı. Kentte yaşananları incelemek için dün Silopi'ye giden HDP Adana Milletvekili ve Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Diyarbakır Milletvekilleri Feleknas Uca ile Edip Berk, SES Diyarbakır Şube Başkanı Selma Atabey ve DTK Sağlık Komisyonu'ndan İbrahim Halil Med geceyi Silopi'de geçirdikten sonra sabah erken saatlerde Diyarbakır'a döndü.

'Basın yine objektif olamadı'

Heyet DTK Konferans Salonunda basın toplantısı yaptı. Meral Danış Beştaş Silopi'de tam olarak bir savaş yaşandığını sokakların savaşın tüm unsurlarını barındırdığını belirtti. Eline aldığı mermiyi gösteren Meral, "Bu gördüğünüz mermiden oradaki sokaklarda binlerce vardı. Yaptığımız araştırmaya göre polis teşkilatı tarafından kullanılıyor. Evler kurşunlanmış ve sokaklar kullanılamaz hale gelmişti. Gitmeden önce Şırnak Valisi'ni aradık geleceğimizi söyledik ancak dikkate alınmadık. Asla atanmışların seçilmişlere yönelik bu tutumunu kabul etmiyoruz. Suruç'tan bu yana geçici hükümet tarafından bir savaş konsepti kuruldu. Seçimden hemen sonra söz konusu çatışmaları ve operasyonları başlattılar. Suruç'tan sonra Zergele katliamı yaşandı. 8 sivil yaşamını yitirdi. Ama ne yazık ki basına objektif yansımadı. Silopi'de de yine katliam yapıldı. 3 sivil yaşamını yitirdi. Sabah 4:30'dan başlayıp 5 saat süren güvenlik güçlerinin taraması söz konusu. Halk bunları canlı izlemiş, bazıları çocuğunu bazıları eşini kaybetmiş" şeklinde konuştu.

'Üç kişi sivildi ve polis kurşunu ile öldü'

Silopi'de yaşanılanların bir anda meydana gelmediğini halkın gözlemlerine göre bir hafta öncesinden zırhlı araçların ilçeye taşındığını belirten Meral; "Diyarbakır tomalı plakalar vardı 10 tane araç saydık hala sevkiyat yapılıyordu. Güvenlik gücü 3 katına çıkarılmış durumda. Birkaç kere IŞİD'e benzeyen polis olduğu söylenmezse asla polis olduğunu düşünemeyeceğiniz görevliler tespit edildi. Cinayetleri işleyenlerin yüzlerinin maskeyle kapalı olduğu keskin nişancıların yüksek binalara yerleştirildiği ve katliamda rol aldıkları biliniyor. Polis kurşunlarıyla ölen 3 kişi; Mehmet Tanboğa, hastaneye giderken polislerin taraması sonucu ölüyor. Kamuran Bilin, 27 yaşında evinin önünde ailesinin gözleri önünde, itfayeci Hamdin Ulaş yangını söndürmeye giderken hayatını kaybediyor. Bununla birlikte hastanede büyük bir baskı oluşturulduğunu tespit ettik. İlk götürülen yaralılar polislermiş. Ve hastane güvenlik güçleri tarafından sivillerin geçmemesi amacıyla ablukaya alınmış" dedi.

'İşkencenin belgesi fotoğraflar var'

Silopi Devlet Hastanesinde görev yapan Serdar Acar isimli doktorun anlatımlarını aktaran Meral, "Tedaviye gidenlerin tehdit edildiği hastaneye akın var. Aileler hastaneye gitmeye çalışırken halka karşı tarama faaliyet devam etmiş. Bize verilen son bilgiye göre 9 kişi gözaltına alınıyor. Bunlardan biri yaralılara yardımcı olan zabıta görevlisi. Tümüyle keyfi, yaralılara müdahalede bulunmak isteyenler gözaltına alınmış. Gözaltında işkence fotoğrafları var. İşkence görenlerin kolları kafaları kırılmış, yüzü gözü ve boğazı işkencenin boyutunu gösterir nitelikte" ifadelerinde bulundu.

'Çok tehlikeli bir gidişat var'

Meral Silopi'ye gittiklerinde iki evin yakıldığını tespit ettiklerini ve tanıkların anlatımlarına göre polislerin yaktığını söyledi. Meral son olarak, "Çok tehlikeli bir gidişat var. Bu savaşın yaşama geçirilme iradesinin karşısında duracağız. Halkımızla beraber alanlarda olacağız ve barışı her yerde söyleyeceğiz. Yaşamını yitiren asker ailelerinde isyanı söz konusu bizim savaşa verecek çocuğumuz yok" şeklinde konuştu.

(hy-kt/fk)