Günay Özarslan'ın cenazesine yönelik saldırılar raporlaştırıldı

17:50

JINHA

İSTANBUL- HDP milletvekilleri, 24 Temmuz'da infaz edilen Halk Cephesi üyesi Günay Özarslan'ın cenazesinin üç gün boyunca gömülmesine izin verilmemesinin ardından Gazi Mahallesi'nde çıkan olaylar hakkında raporunu açıkladı.

HDP İstanbul milletvekilleri Turgut Öker, Ali Kenanoğlu, Garo Paylan, Beyza Üstün, Filiz Kerestecioğlu, İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Kocaeli Milletvekili Ali Haydar Konca tarafından, polisler tarafından infaz edilen Günay Özarslan'ın cenazesinin 3 gün boyunca defnedilememesi ve cemevine yönelik saldırılara ilişkin rapor hazırlandı. Raporda, 24-27 Temmuz'da, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez devletin özel harekât ve çevik kuvvet polisinin bir ibadethaneye saldırması ve zorla girme girişimine ve ibadethane morgundaki bir cenazeyi çalmak istemesine sahne olduğu kaydedildi. Raporda, Halk Cephesi üyesi Günay Özarslan'ın hakkında yakalama kararı bile olmamasına rağmen yargısız infaz sonucunda öldürüldüğü, devletin cenaze konusunda pazarlık yaptığı vurgulandı.

'Cenazeye Erdoğan'ın verdiği emir engel oldu'

Raporda, İstanbul Valiliği ile yapılan görüşmeler sonucunda cenazenin 27 Temmuz'da kaldırılabildiği hatırlatılırken, İstanbul Valiliği'yle yapılan görüşmeye de yer verildi. Görüşmeye ilişkin HDP İstanbul milletvekili Turgut Öker'in yaptığı açıklama raporda şöyle yer aldı: "Günay Özarslan'ın Hakk'a yürüme erkânı hizmetinin yerine getirilmesindeki gecikmenin nedeninin ne emniyet müdürünün ne valinin ne de İçişleri Bakanı'nın olmadığını, doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği emir ve korkusu olduğunu ifade etmiştir."

'Kaos yaratma planı boşa çıkartılı'

Raporda, polisin kasıtlı olarak cenazenin defnedilmesini engellendiği kaydedilirken, toplumsal bir gerilim yaratılması hedeflendiği değerlendirmesi yapıldı. Raporda, "Kirli siyasi iktidarlarını korumak için Alevilerin ibadethanesi olan Cemevine yönelik saldırı da dâhil olmak üzere her türlü legal ya da illegal girişimi göze alan AKP'nin ve 'kaçak' Saray'ın, polis ile halkı karşı karşıya getirerek yeni bir toplumsal çatışma ve kaos yaratma planı halkın ve halkın milletvekillerinin çözümden yana, duyarlı ve sorumlu yaklaşımı sayesinde boşa çıkarılmıştır" diye kaydedildi.

Günay'ın infaz edilmesi sonrasında yaşanan olaylar raporda şu bilgilere yer verildi:

* Günay'ın cenazesinde de devlet ve siyasi iktidar, hem katledip hem de cenaze erkânının nerede ve nasıl yapılacağına karışma kararı almıştır. Bir toplum, bir inanç grubu katledilen bir canının nerede ve nasıl gömeceğini de devlet ile pazarlık konusu yapmaya zorlanmıştır.

* Günay Özarslan, görgü tanıklarının ifadesine ve olayla ilgili Savcılık dosyasına göre, kaldığı eve düzenlenen operasyonda sağ olarak gözaltına alınabilecekken polis tarafından öldürülmüştür.

* Günay'ın cenazesi, Adli Tıp Merkezi'ndeki otopsinin ardından Emniyet tarafından uzun süre ailesine teslim edilmemiştir.

* Türkiye, devletin özel harekât ve çevik kuvvet polisi gücü ve mühimmatı marifetiyle ilk kez bir ibadethaneye zorla girme girişimine ve ibadethane morgundaki bir cenazenin zorla alınmak istenmesine sahne olmuştur. Günay'ın 'gömülme hakkı' üç boyunca ihlal edilmiştir.


(ödk/gc)