Ortadoğu, IŞİD ve Kürdistan çalıştayı sona erdi

18:03

JINHA

AMED- “Ortadoğu, IŞİD ve Kürdistan" çalıştayının son oturumunda ‘Türkiye’nin Ortadoğu Krizi’ ve Yeni Çatışma Süreci ve Kürdistan’a Etkileri’ tartışmaları yürütüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Kobanê düştü düşüyor’ dediği günlerde Kobanê’de bulunduğunu dile getiren Gazeteci Abdurrahman Gök, “Ciddi anlamda o günlerde Kobanê’de bir şey kalmamıştı. Belli ki Erdoğan’ın elinde raporlar vardı ki bu durumun habercisiydi. Sınır hattında bulunan askerler hangi evin daha DAİŞ’in eline geçmediğini biliyordu” diye belirtti.

Diyarbakır'da Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (SAMER) tarafından organize edilen, "Ortadoğu, IŞİD ve Kürdistan" çalıştayının ikinci oturumu başladı. Moderatörlüğünü HDP Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel’in yaptığı ikinci oturum ‘Türkiye’nin Ortadoğu Krizi’ konusu ile başladı. Oturumda ilk olarak söz alan Ankara üniversitesinden Prf. Dr. İlhan Uzgel, Ortadoğu halklarının eğitimsiz olarak ele alındığına değinerek, 90’lardan itibaren ekmek karşılığı istikrar modelinin işe yaramadığının farkına varıldığını kaydetti.

‘AKP lider olabileceği bir coğrafya bırakmadı’

Ortadoğu’da temel problemin nüfus artışı olduğuna dikkat çeken İlhan, “İktidarlar Ortadoğu’da daha çok demografik yapı üzerinden oynadılar. Ortadoğu’da ılımlı İslam tercih edildi. 2011 yılından itibaren ıslah politikası uygulandı. Eskiden Batı AKP’yi överdi ancak bir dönüşüm yaşandı. Dönüşen neydi ona bakmak gerekiyor ve bu dönüşümde Arap Baharı’nın yaşanmasıyla birlikte dönüştü” dedi. Arap baharının AKP’nin kimyasını bozduğunu dile getiren İlhan, Ortadoğu’ya şekil vermek isteyenlerin ‘AKP’ye git model ol’ dediğini ancak AKP’nin ‘iktidar olacağım’ dediğini kaydetti. İlhan, AKP’nin Ortadoğu’da iktidar olmak istediğini ancak gelinen süreçte lider olacak bir coğrafya bırakmadığını vurguladı.

“DAİŞ bir araçtır ve her kesime verdiği mesaj farklıdır” diyen İlhan, DAİŞ’in kalıcılığından söz edildiğini ancak önce bir güce dönüştüğünü ardından kalıcılaştığını belirtti. İlhan, “DAİŞ İslamcı niteliğinden çok neye karşı olduğu önemlidir. DAİŞ için İslamcılığın bir önemi yoktur ve onu var eden tek şey Şii karşıtı olmasıdır” dedi.

‘AKP kendisine verilen rolü yanlış yorumladı’

Ardından söz alan Prf. Dr. Mesut Yeğen ise Türkiye iktidarının ‘DAİŞ bize bulaşmadıkça ve Rojava’yı rahatsız ettikçe ortada dolansın dursun’ dediklerini hatırlatarak, DAİŞ’in Kobanê’de bozguna uğramasıyla birlikte Türkiye’nin yaklaşımının değiştiğini söyledi. Mesut, “Buna bağlı olarak AKP’nin DAİŞ sistemi çökmüş oldu. Türkiye kendisine verilen rolü aşırı ördü, AKP kendisine verilen rolü yanlış yorumlayarak bugün geldiğimiz çatışma ortamına neden oldu. Suriye’de ve Rojava’da yeni bir uzlaşma kuruluna kadar Türkiye’de çözüm süreci gidip gelmeye devam edecek diye düşünüyorum” diye konuştu.

‘AKP Suriye ile birlikte Kürtleri ezmeye çalıştı’

Prf. Dr. Erdoğan Aydın da Türkiye’nin AKP tarafından temsil edilen siyasetin, Ortadoğu da çok ciddi bir krize yol açtığını söyleyerek, “AKP Suriye’nin düşüşünü kendisine bir yükümlülük olarak görüyor. Türkiye’nin Ortadoğu’da etkin bir izlenim ve güç bırakmaya çalışıyor fakat böyle bir etki bırakması mümkün değildir. AKP’nin Suriye’ye yüklenmesi, Suriye üzerinden güç elde etmek istemesi ve sınır kapısını yıkmaya çalışmasının amacı aslında Kürtleri ezmeye çalıştığını gösteriyor” dedi. AKP’nin Kürt sorununun çözüleceğine dair bir umut yarattığını ifade eden Erdoğan, AKP iktidarının Kürt sorununu Türkçülük politikası çözemeyeceğine vurgu yaptı.

‘Halklar DAİŞ çetelerine karşı tek yürek mücadele edecektir’

İkinci oturumun ardından ‘Yeni Çatışma Süreci ve Kürdistan’a Etkileri’ başlıklı konunun modaretörlüğünü HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca yaptı. İlk olarak konuşan Kobanê Kantonu Dış İşleri Bakanı İbrahim Kurdo, Kürt halkının ve Ortadoğu’nun sorunun 4 yıldır devam eden DAİŞ saldırılarıyla ortaya çıkmadığına değinerek, Kürt sorununun iktidarların Kürt halkını sömürge etmesiyle başladığına dikkat çekti. İbrahim, “DAİŞ çetelerini tamamen yok etsek bile egemen güçler tarafından yeniden hortlatılacağını biliyoruz. Ama halklar her zaman DAİŞ çetelerine karşı tek yürek mücadele edecektir. DAİŞ çetelerine karşı büyük bir zafer kazanılmasına rağmen çeteler yayılmaya devam ediyor. Bu durumun sebebi DAİŞ zihniyetinin bir yerde halklara kabul ettirilmiş olmasıdır. Bu yüzden biz DAİŞ terörü ile değil zihniyeti ile savaşıyoruz” dedi.

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, Savaşlarla Ortadoğu’da her halkın kendisine ait küçük devletçikler kurmak istediğini ifade ederek, Rojava’da yeşeren sistemin savaş dışı halkçı bir sistem olduğunu ve Ortadoğu’ya model olduğunu kaydetti. AKP’nin Rojava’da bir yapılanmaya izin vermeyecek bir durumda olduğunu söyleyen Mithat, “Eğer AKP Rojava’da bu siyasetini başarıya ulaştırsaydı çözüm sürecinde Öcalan’ın elini zayıflatacaktı. Ancak Kobanê’den gelen zafer ve bu zaferden önceki 6-8 Ekim olayları

‘Erdoğan’ın elinde raporlar vardı ki her şeyden haberciydi’

Rojava’daki izlenimlerini paylaşan Gazeteci Abdurrahman Gök, Cizîre Kantonu’nda ki halkların Rojava sisteminde koşulsuz yer aldığını belirterek, sadece Arap kemeri ile bölgeye yerleştirilen Arap aşiretlerin uzak durmaya çalıştığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Kobanê düştü düşüyor’ dediği günlerde Kobanê’de bulunduğunu dile getiren Abdurrahman, “Ciddi anlamda o günlerde Kobanê’de bir şey kalmamıştı. Belli ki Erdoğan’ın elinde raporlar vardı ki bu durumun habercisiydi. Sınır hattında bulunan askerşer hangi evin daha DAİŞ’in eline geçmediğini biliyordu” diye belirtti. Abdurrahman, DAİŞ çetelerinin neden Kürt halkını hedef aldığını sorarak, Rojava’da yaşama geçirilen sistemi yok etmek adına Kürt halkının hedef alındığını söyledi.

‘YPJ/YPG iradenin olduğu yerde DAİŞ’in barınamayacağını gösterdi’

Şengal’de yaşanan insanlık dramına tüm Uluslararası kamuoyunun sessiz kaldığına vurgu yapan Abdurrahman, “Kürdistan’ın dört parçası ve dünyanın birçok yerinden gelen enternasyonalist devrimciler insanlık dramının önüne geçti. DAİŞ çeteleri tüm haklarda bir korku imparatorluğu olarak lanse edildi. YPJ/YPG savaşçıları bile ilk günlerde DAİŞ çetelerinin kurşunlarının hedefi olmasına rağmen ölmediğini söylüyordu. Herkes DAİŞ’in yenilmez olduğuna inanmıştı ancak YPJ/YPG güçleri iradenin olduğu yerde DAİŞ’in barınamayacağını herkese gösterdi” dedi.

Soru ve cevap kısmının ardından çalıştay sona erdi.

(be-hy/dk)