Eren Keskin: Cinsel işkence sanığının Kürdistan'a atanması fütursuzca

09:07

Öykü Dilara Keskin/JINHA

İSTANBUL - Terfi ettirilip Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı'na atanan Musa Çitil'in sicilinde katliamların yanında kadınlara yönelik cinsel işkence suçları da yer alıyor. Musa Çitil'in cinsel işkence suçlarından yargılandığı Şükran Aydın ve Ş.E'nin avukatı olan Eren Keskin, "Bu terfi ve atamanın anlamı; Kürdistan'a ilişkin savaş politikalarında hiç bir değişiklik yok. Devlet hala savaş suçu işleme eğilimindedir" dedi.

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla Tümgeneralliğe terfi ettirilen ve ardından Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı'na atanan Musa Çitil'i kamuoyu Derik'te 13 köylünün katledildiği davadaki yargılanması ve beraat etmesiyle hatırlıyor. Ancak Musa Çitil'in Kürdistan'da işlediği savaş suçları bununla sınırlı değil. Musa Çitil'e yönelik onlarca savaş suçunun içinde Kürdistan'da kadınlara yönelik cinsel işkence davası da var. Şükran Aydın ve Ş.E.'ye yönelik tecavüz davası ve soruşturmasında aklanan Musa Çitil'in tekrar bölgeye atanması ise kaygıları artırıyor.

Savcılık takipsizlik verdi ama...

Şükran Aydın, 1993'ün Mardin'in Derik ilçesi Taşıt Köyü'nde gözaltına alınmasının ardından dört günlük gözaltı sürecinde Derik Jandarma Komutanı Musa Çitil'in kendisine tecavüz ettiğini belirterek, Mardin Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Ancak savcılık takipsizlik kararı verdi.

Rapora rağmen cezasız kaldı

1993-1994 yılları arasında gözaltına alınan Ş.E. , Musa Çitil'in karakol komutanı olduğu dönemde bizzat onun talimatıyla akıl almaz cinsel işkence yöntemlerine maruz bırakıldı. Ş.E., yıllarca konuşamamış, sonra ise Almanya'da düzenlenen bir panel sırasında yaşadıklarını avukat Eren Keskin'e anlatmıştı. Yapılan suç duyurusunun ardından başlatılan soruşturma, 'Irza geçme' ve 'Kötü muameleden' Musa Çitil'in de aralarında bulunduğu 405 askerin yargılanmasına dönüşmüş, 2003-2004 arasında Mardin Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava daha sonra 'güvenlik' gerekçesiyle Çorum'a gönderilmişti. Tecavüze ilişkin rapor hazırlanmasına rağmen Musa Çitil'e beraat verilmişti. Bu davada AİHM "etkin soruşturma yürütülmediği" gerekçesiyle Türkiye'yi tazminat ödemeye mahkûm etmişti.

Türkiye mahkum oldu, Musa Çitil iç hukukta beraat etti!

Kürdistan'da savaş politikaları sonucunda kadınlara yönelik cinsel işkence suç işlediği diğer suçlarda olduğu gibi cezasız kaldı. Şürkan Aydın ve Ş.E 'nin avukatı Eren Keskin, insan hakları savunucuların 90'lı yıllarda Kürdistan'da en çok duyduğu isimlerden birinin Musa Çitil olduğunu söyledi. Musa Çitil'in ismin ilk olarak Şükran Aydın davasında duyulduğunu belirten Eren, " ükran Aydın gözaltında tecavüze uğrayan ve bunu ilk açıklayan kadınlardan biriydi. Yıllarca avukat arkadaşlarla birlikte Şükran Aydın davası için uğraştık. Musa Çitil'in ekibin işlediği suç nedeniyle Türkiye AİHM tarafından ceza aldı ama iç hukukta ceza verilmedi" diyerek dava sürecini anlattı.

Akıl almaz işkencelerin komutanı

Ş.E.'ye yönelik cinsel işkenceye değinen Eren, "1998'de Almanya'da kadına yönelik cinsel şiddetin olduğu bir panelde konuşmacıydım. O sırada bir kadın ben artık dayanamayacağım diyerek yaşadıklarını ağlatmaya başlayarak anlatmaya başladı. Ş.E '93 ve 94 yıllarında Derik'te gözaltına alındığını, işkence ve tecavüze maruz kaldığını, bir lastiğin içine konularak duvardan duvara fırlatıldığını, ateşe atıldığını' anlattı. Bu işkenceler Musa Çitil ve emrindeki askerler tarafından yapılmıştı" dedi. Eren Keskin, suç duyurusunun ardından Musa Çitil ve 405 asker hakkında dava açıldığını, ardından davanın 'güvenlik' gerekçesiyle davanın Mardin'den Çorum'a taşındığını ve davanın sonuçsuz kaldığını hatırlattı.

'Devlet hala aynı savaş kararlığındayım diyor'

Musa Çitil'in işlediği savaş suçlarının kadına yönelik şiddetle sınırlı kalmadığını kaydederek, gözaltında kayıp ve fail meçhul cinayetlerden de sorumlu olduğunu söyleyen Eren şunları dile getirdi: "İşlediği suçlar nedeniyle 2012 yılında dava açıldı. Ancak henüz Musa Çitil hakkında bir karar verilmedi ve YAŞ'ın verdiği kararla beraat ettirildi. Musa Çitil 90'lı yıllarda savaş suçu işledi. Tecavüzü, cinsel işkenceyi, faili meçhulleri, gözaltında kayıpları bir savaş politikası olarak uyguladı. O dönemin temsiliyet taşıyan askerlerindendi. YAŞ kararıyla birlikte Musa Çitil görev attırılmalarına uğrayarak ve Kürdistan'a gönderilmesi şu anlama geliyor; Kürdistan'a ilişkin savaş politikalarında hiç bir değişiklik yok. Devlet hala savaş suçu işleme eğilimindedir. Bunun başka hiç bir anlamı yoktur. Kürdistan halkı Musa Çitil'i çok iyi tanıyor. O yüzden ben bu olayı çok fütursuzca buluyorum. Tekrar Kürdistan'da görevlendirilmesi devletin ben hala savaş kararlılığındayımın dışa vurumu anlamına gelmektedir."


(fm/fk)