DTK İstanbul Kadın Meclisi, ‘Barış Yürüyüşü’ gerçekleştirecek
16:53
JINHA
İSTANBUL - DTK İstanbul Kadın Meclisi, 2 Kasım tarihinde ‘Savaşa Karşı Kadın Barış Yürüyüşü’ gerçekleştirecek. Savaşın değil barışın galip gelmesi için seslerini yükseltecek olan kadınlar, “Savaşta en çok acı çeken kadınlar olarak, barış ve savaş ikileminin yaşandığı her coğrafyada, bu yaşananların bir kader olmadığını haykırıyor, kadınların değiştirici-dönüştürücü gücüyle eşit haklara dayalı onurlu bir barış için sesimizi yükseltiyoruz” dedi.
Halkların Demokratik Kongresi (DTK) İstanbul Kadın Meclisi, 2 Kasım tarihinde “Savaşa Karşı Kadın Barış Yürüyüşü” gerçekleştirecek. Saat 15.00’da Şişli Cevahir AVM önünden başlayacak yürüyüş AKP Şişli İlçe Başkanlığı’nda sona erecek. DTK İstanbul Kadın Meclisi yürüyüşe ilişkin hazırladığı duyuruda, “Ortadoğu’da savaşın ateşi her yanı sarmış durumda. Yüzbinlerce Suriye mültecisi rejimden ve El Kaide güçlerinden kaçarak ülkemize sığınmış durumda. Rojavalı ve Suriyeli kadın mülteciler, çocuklar yokluk ve yoksullukla, her türlü istismarla karşı karşıya. Çözüm süreci olarak ilan edilen diyalog süreci, hükümetin tek taraflı tasarruflarıyla tıkanmış durumda. Aylardır süren çatışmasızlık ortamı tehlikede” denildi.
‘Onurlu bir barış için sesimizi yükseltiyoruz’
Kadınlar olarak savaşa, ölümlere alışamadıkları belirtilen kadın meclisi, “Çünkü kadın yaşam demektir. Savaşın kışkırttığı cinsiyetçilikle kadına yönelik her türlü taciz, tecavüz, şiddet ve kadın katliamları daha da artıyor. Savaşta en çok acı çeken kadınlar olarak, barış ve savaş ikileminin yaşandığı her coğrafyada, bu yaşananların bir kader olmadığını haykırıyor, kadınların değiştirici-dönüştürücü gücüyle eşit haklara dayalı onurlu bir barış için sesimizi yükseltiyoruz” sözleri ifade edildi.
Savaşın değil barışın galip gelmesi için…
Diyalog sürecinin müzakerelere dönüşmesi ve Kürt halkının taleplerinin yerine getirilmesini isteyen kadın meclisi, “Rojava devriminin tanınması ve Nusaybin’de halklar arasına örülen ‘utanç duvarı’nın yıkılması için, kadına yönelik şiddetin, tacizin, tecavüzün savaş suçu ve insanlık suçu sayılması en ağır şekilde cezalandırılması için, halkların anadilinde eğitimin en temel insan hakkı görülerek anayasal ve yasal güvence altına alınması için, başta hasta tutsaklar olmak üzere siyasi tutsakların serbest bırakılması için, savaş tezkerelerinin iptal edilmesi için, seçim barajının düşürülmesi için, savaşın değil barışın galip gelmesi için sesimizi ve ellerimizi birleştirelim” sözleri kaydedildi.
(mg)

