HDP Heyeti'nin Silopi'de incelemeleri sürüyor

16:08

JINHA

ŞIRNEX - HDP'nin ikinci heyeti de, halkın direnişi ile karşılaşan polislerin, evleri yakarak katliam gerçekleştirdiği Silopi'de incelemelerini sürdürüyor.

HDP'nin içerisinde milletvekilleri Çağlar Demirel, Nimetullah Erdoğmuş, İmam Taşçıer, Gülser Yıldırım, DTK Üyesi Aynur Özgün, İHD Üyesi Vetha Aydın ve Diyarbakır Barosu Üyesi Av. Abdullah Çağar'ın bulunduğu ikinci heyeti, 7 Ağustos'da gerçekleştirilen polis terörünü incelemek üzere Silopi'ye gitti. Zap Mahallesi'ne geçen heyet, polis tarafından katledilen Hamdin Ulaş, Kamuran Bilin ve Mehmet Hıdır Tamboğa'nın ailelerine baş sağlığında bulundu. Ardından mahallede incelemelerde bulunan heyet, dün zırhlı polis aracın geçişi sırasında yaşanan patlama sonrası polislerin ikinci kez açtığı ateş sonucu yaralananların aileleri ile görüştü.

Daha sonra polisler tarafından ateşe verilen ve kurşunların hedefi olan evlerde incelemelerde bulunan heyet adına açıklama yapan HDP Diyarbakır Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş, gerçek anlamda güçlü olan iktidarların adil olan iktidarlar olduğunu belirterek, "Bir yerde adalet varsa güç vardır. Eğer adalet yoksa bunun başka izahı yok, orda zulüm var, adalet yoksa haksızlık var. Diyoruz ki biz asla kokmayız. Asla ve asla korkaklığa meydan vermeyiz. Ama barışın hakikatin ve özgürlüğün gerçekten korkakların meziyeti olmadığını bugün Silopi halkının göstermiş olduğu sağduyuda müşahede etmekteyiz. Sizlerin bu tavrınız, tutumunuz, cesaretiniz haklılığınızı gösterir. Bundan dolayı hak nerdeyse siz ordasınız. Bizler de sizlerin yanınızdayız" dedi. Heyet ilçedeki incelemelerine devam ediyor.

Şırnak Halk Meclisi: Kanton ilan etmedik

Şırnak Halk Meclisi'nin 3 kişinin ölümüne, çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açan devlet terörünün ardından yaptığı açıklama, ana akım medya tarafından "özerklik ilanı ve kanton kuruluşu" olarak lanse edildi. Halk Meclisi dünkü açıklamasında "Kentteki devletin tüm kurumları bizim için meşruiyetini kaybetmiştir. Halk olarak özyönetimimizi esas alarak, demokratik temelde yaşamımızı inşa edeceğiz" demişti. Konuya ilişkin DBP Şırnak İl Eşbaşkanı Salih Gülenç yanıt verdi. Salih, dünkü açıklamanın “bazı çevreler tarafından kasıtlı olarak yanlış aktarıldığını” söyledi ve "Özerklik ya da kanton ilan etmedik. Faşistleşen devletin gidişatına 'dur' demek için halkların kendi kendini yönetebileceğinin bilinmesini istedik" dedi.

Salih Gülenç şöyle konuştu: "Şu anki faşist, sömürgeci ve inkarcı devleti ve kurumlarını tanımıyoruz. 13 cenazemiz günlerce Habur sınır kapısında bekletildi. Şimdi 20 cenazemiz Mürşitpınar sınır kapısında bekletiliyor. Hiçbir savaş arenasında bile bu yapılmazken, cenazelere saygı gösterilirken, Hapus sınır kapısında 11 gün bekledik, defalarca mülki amirlerle görüşmek istedik, telefonlarımıza dahi çıkmadılar. Bizi muhatap almıyorlar. Böyle bir devleti siz tanır mısınız? Siz olsanız ne yaparsınız? Bizi tanımayan, ötekileştiren bir sistemi açıkçası biz tanımıyoruz. Barış ve demokrasiden yana hareket edecek devlet içindeki siyasi partilerle, kurumlarla birlikte çalışmaya elbette varız."

Devletin şiddetine ve halkı tanımaz politikasına karşı siyasi bir tutum aldıklarını anlatan Salih Gülenç, "Bu böyle giderse, devletin bu uygulamaları devam ederse, açıkçası bu halk, özerkliğini de ilan eder, kantonunu da kurar" dedi. Rojava'yı hatırlatan Gülenç, "Devlet demokratikleşmezse, elbette ki halklar kendilerini ifade edecek biçimler bulurlar, kanton ya da özerklik zorunluluk haline gelebilir. Bu halk alternatifsiz değil" diye konuştu.

Salih, "Bu sadece yereldeki idari amirlerin aldığı bir karar değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasal iktidarlarına buradaki idari yetkililer ve polisler de alet oluyor. Bu bir süreçtir ve mutlaka müzakereye dönecektir. Buradaki yetkililerin de geçici siyasal iktidarın politikalarına alet olmaması gerekiyor" diye konuştu.

(pk-ma/fk)