'Cenazeleri savaş siyasetinin oyunu yapmasınlar'
09:05
Nurcan Yalçın / JINHA
AMED - Silopi'den sonra Suruç sınırında bekletilen 23 YPG ve YPJ'linin cenazesi için sınırda ailelerin bekleyişi sürüyor. Cenazelere insanlık dışı uygulamanın hiçbir inanç ve hukukta olmadığını ifda eden MEYA-DER temsilcileri, cenazelerin savaş siyasetinin bir aracı haline getirilmemesi, derhal ailelerine teslim edilmesi gerektiğini vurguladı.
DAİŞ çetelerine karşı direnişte yaşamını yitiren 23 YPG/YPJ gerillasının cenazesi Mürşitpınar Sınır Kapısı'nda 9 gündür bekletiliyor. Yaşamını yitiren gerillaların annelerin Suruç'ta sınır kapısından cenazelerin geçmesini beklerken, milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları da cenazelerin geçmesi için girişimlerde bulunuyor. Cenazelere yapılan insanlık dışı uygulamaya karşı halk, sivil toplum kuruluşu temsilcileri de tepkisini dile getiriyor. Diyarbakır MEYA-DER Eşbaşkanı Ayşe Dicle ve Siirt MEYA-DER Sözcüsü Berivan Karakoyun, AKP ve Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın Kürdistan'da başlatmış olduğu savaş konseptini lanetleyerek, derhal bu tutumundan vazgeçmeye çağırdı.
'Bu savaşta onların çocuklarının kanı dökülmüyor'
Kürt halkının 40 yıldır çift taraflı süren savaşta özgürlük, kimlik ve kültür mücadelesi verdiğini belirten Berivan Karakoyun "Diğer tarafsa ısrarlı bir şekilde 'sizi yok edene kadar savaşacağız' diyor. Kürt halkının yokluğu üzerinden kendi varlıklarını yaşatmaya çalışıyorlar. Bu bir savaş konseptidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan bu mahsum halkın kanıyla bin 660 odalı bir saray yaptırıp içinde oturuyor bir yandan da demokrasiden yana olduğunu söylüyor. Bugün barış ve demokrasi isteyen biri kendini halkından farklı ve üstün görüp yaşıyorsa bu da açık bir şeklide ortaya koyuyor ki barış istemiyor. Zaten onun çocukları bu savaşta kanını dökmüyorlar. Bu söyledikleri aynı zamanda Başbakan Davutoğlu için de geçerli" dedi.
'Kürtler artık 90'lardaki Kürtleri değiller
"Bizim artık devletten ve hükümetten bir beklentimiz kalmamıştır" diyen Berivan başta asker anneleri ve tüm annelere çağrı yaparak, "Gelip bizim yanımızda barış için dursunlar" dedi. Bugün yaşananların 90'ları hatırlattığını ifade eden Berivan, "O dönem nasıl bir vahşet uygulanıyor, gerilla cenazeleri parçalanıyorsa o günleri aratmayan manzaralarla karşı karşıyayız. Bu yaz sıcağında haftalarca cenazeleri sınırda bekletiyor. Bu zihniyet yine aynı zihniyettir. Ama bunu iyi bilsinler ki Kürtler artık 90'lardaki Kürtleri değiller. Kürtler her yönüyle bilinçlenmişler. Biz de bu zihniyeti şiddetle kınıyoruz. Bu yaklaşımları kesinlikle kabul etmiyoruz. Biz her zaman devletin vahşetine karşı duruşumuzu sergiledik. Bugün de yine şehitlerimizin arkasındayız ve boyun eğmeyeceğiz. Ne olursa olsun mücadelemizi sonuna kadar götüreceğiz" dedi.
'AKP hükümetinin yaptığı hiçbir dine sığmıyor'
Leyla Dicle ise AKP hükümetinin gerilla cenazeleri üzerinde oynadığını, cenazelere bile tahammül edemediğini belirterek, "AKP hükümetinin yaptığı 4 dini kitabına da aykırı. Bu yaklaşımları bir kez daha lanetliyoruz. Ellerini cenazelerimizin üzerinden çeksinler artık. Annelerimizin yüreğini bir kez daha yakmasınlar bu yaklaşımlarıyla. Bu yaklaşımlarıyla annelerin acısını kat be kat artırıyorlar. 40 yıldır bu savaşın içindeyiz ve her gün Kürt çocuklarının cenazeleri geliyor. Cenazeleri siyasetlerinin kirli oyunu yapmasınlar. Bu yaklaşımlarına bir an önce son vermeleri gerekiyor" diye konuştu.
'Kürt halkının varlığına tahammülleri kalmamış'
Kadınların cenazeleri almadan sınırı terk etmeyeceğini ifade eden Ayşe, "Anneler, 'buradan ölümüz de çıksa cenazelerimizi almadan ayrılmayacağız' diyor. Bu gün Türkiye Büyük Milliyet Meclisi'nde 80 milletvekilimiz var bu vekiller aynı zamanda Kürt halkının temsiliyeti demek ancak onların Meclis'te olmalarını dahi kabullenmiyorlar. Bunların artık Kürt halkının varlıklarına tahammülleri kalmamış. Hükümet bu tutumlarını bu şekilde devam ettirirse iyi bilmelidir ki gün gelecek ellerini uzattıklarında tutacakları bir el dahi bulamayacaklar" dedi.
(gc)

