İHD, Muş Cezaevi’nde yaşanan olayla ilgili raporunu açıkladı
15:30
JINHA
MUŞ – İHD Muş Şubesi, Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 28-29 Ekim tarihleri arasında meydana gelen olaylarla ilgili hazırladığı raporunu açıkladı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Muş Şubesi, Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 28-29 Ekim tarihleri arasında meydana gelen olaylarla ilgili hazırladığı araştırma inceleme raporunu açıkladı. Raporda, Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutukluların yazdıkları günlüklere, defter ve yazılarına el konulduğunu, ortak alanların azaltılmak istendiğini, kadın koğuşunun ikiye ayrılmak istendiğini, alaycı ve küçültücü hitapların kullanıldığı, ajanlaştırmanın dayatıldığını ve gece yapılan yoklamalarda erkek gardiyanların görevlendirildiği ifade edildi. Bu uygulamaları protesto etmek amacıyla 7 gün süren bir açlık grevi yapıldığının hatırlatıldığı raporda, “Arada geçen sürede yetkililerle görüşülerek, gerekli tedbirlerin alınması istenmiştir ancak aradan geçen iki aylık sürede uygulamaların devam ettiği görülmektedir. Mahpusların radyolarına el konulması bunun bir örneği olarak görülmektedir. Bu uygulamaların dayatılmasının bir sonucu olarak ortaya çıktığını düşündüğümüz son olayda da benzer iddialar dile getirilmektedir. Bu ve benzeri uygulamaların artığını öğrenmemiz üzerine 25 Ekim tarihinde İHD ve TUHAD-DER Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Kaya ile görüşerek endişelerimizi dile getirmiş bu noktada gerekli tedbirlerin alınması talep edilmiştir” denildi.
‘Yangın sonucu 7 tutuklu yaralanmıştır’
“28 Ekim günü Saat 18:00 civarında siyasi kadın mahpuslardan yedi kişinin duman zehirlenmesi sonucu Muş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı haberinin alınması üzerine hastaneye gidilerek olayın doğru olduğu görülmüş bunun üzerine İHD Muş Şubesi tarafından oluşturulan heyet çalışmalarına başlamıştır” denilen raporda, “Oluşturulan İHD heyeti hastaneye getirilen mahpuslarla, başsavcıyla daha sonra cezaevinde bulunan tutuklu /hükümlü temsilcileri ve cezaevi yönetimi ile görüşmeler yapmıştır. Yapılan görüşmeler ve alınan bilgiler doğrultusunda olay 28 Ekim tarihinde kadın mahpusların bulunduğu koğuşta cezaevi idaresinin burada bulunan kitapları almak istemesi ve mahpusların kitapları vermek istememesi üzerine zor kullanılarak alınmak istemesi üzerine başlamıştır. Koğuşa girilerek kitaplara el konulmuş, mahpusların kabul etmemesi üzerine erkek gardiyanların saldırısına uğramış, darp edilmişlerdir bunu protesto etmek amacıyla battaniyeler ateşe verilmiş ve 7 kişi yaralanarak hastaneye kaldırılmıştır” sözlerine yer verildi.
‘Erkek gardiyanlar beni taciz etti’
Yaralıların hastane ziyaret edildiği kaydedilen raporda, “Kafasında sağ kaşının üst tarafında hafif şiş olan daha sonra doktorla yaptığımız görüşmede travma geçirdiği ve kafasında ödem oluştuğunu en az 8 saatlik bir tedavi gerektirdiğini öğrendiğimiz ve yoğun bakıma alınan tutuklu Mukaddes Çelik, ‘Kitaplarımızı almak istediler, kabul etmedik bize saldırdılar ve merdivenlerden sürüklediler, erkek gardiyanlardan biri beni taciz etti. Onu teşhis edebilirim’ dedi. Gurbet Çakar adlı tutuklu, ‘kadın gardiyanlar bize müdahale etmediler erkek gardiyanlar müdahale etti ve bize saldırarak darp ettiler’ sözlerini ifade etti. Özetle diğer mahpuslar da darp edildiklerini merdivenlerden sürüklenerek koridorlara alındıklarını ve şiddete maruz kaldıklarını ifade etiler. Heyetin bazı erkek ve kadınların mahpuslarla görüşme talebi başta cezaevi yönetimince uygun görülmemiş daha sonra kadın ve bir erkek temsilci ile görüşme gerçekleştirilmiştir” sözleri kaydedildi.
‘Müdahalede adli mahkumlarında yer aldığı iddia edildi’
Tespit ve sonuçlara ilişkinde bilgilendirilmenin yapıldığı raporda şunlara yer verildi:
“-Hastanede cezaevinde yapılan görüşmelerde mahpus yakınlarıyla yapılan görüşmelerde cezaevinde yapılan müdahaleden sonra bazı mahpuslarda darp izleri, morluklar tespit edilmiştir. Özelikle Mukkades Çelik kafasında oluşan ödem nedeniyle yoğun bakımda tutulmuş cezaevine gönderilmesine rağmen öğlene doğru rahatsızlığının artması sonucu yeniden hastaneye getirilmiş ve tedavi edilmiştir.
- Yapılan müdahale esnasında bazı mahpusların adli mahkumlarında yer aldığı iddiaları ciddi iddialardır.
- Son aylarda özellikle Bingöl Cezaevi firarından sonra cezaevinde baskılar artmış mahpuslar ortak alan kullanımlarının sınırlandırılması, fazla elbiselerinin alınmak istenmesi, yerel giysilerin giyilmesine izin verilmemesi. Yazıp çizdikleri materyallere, radyolarına, kitaplara el konulmuştur.
- Kadın koğuşuna erkek infaz koruma memurları müdahale etmiş ve ciddi taciz iddiaları ortaya çıkmıştır.
- Aynı veya benzer uygulamaların devam edilmesi durumunda daha ciddi olayların gerçekleşebileceği açıktır.”
‘Cezaevi savcısı görevinden alınmalıdır’
Olayda kasıt ve kusuru olanlar hakkında, tarafsız ve etkili, adli ve idari soruşturma başlatılması ve yürütülmesi gerektiği belirtilen raporda, “Cezaevi savcısı görevinden alınmalıdır. Darp ve taciz iddiaları soruşturulmalıdır, Ceza İnfaz Yasası’nda insan haklarına dayalı düzenlemeler yapılmalı. İşkenceye karşı sözleşmenin seçmeli protokolü uyarınca kurulması öngörülen insan mekanizması tarafsız ve bağımsız bir mekanizma olarak kurulmalıdır. Cezaevleri STK’lar, İHD örgütleri ve kurumların oluşturacağı bağımsız komisyonlara açılmalıdır” denildi.
(mg)
