KJA'dan eril savaş siyasetine karşı imza kampanyası

17:14

JINHA

AMED - Kongreya Jinen Azad-Özgür Kadın Kongresi (KJA), gelişen sürece, yaşanan provokasyon ve saldırılara karşı barışa dair kadınların irade beyanı için bir imza kampanyası başlattı. 17 Ağustos'a kara sürecek olan imza kampanyasının sonuçları 22 Ağustos'ta kamuoyu ile paylaşılacak.

KJA; sürece, yaşanan provokasyon ve saldırılara karşı barışa dair kadınların irade beyanı için bir imzakampanyası başlattı. 17 Ağustos'a kara sürecek olan imza kampanyası 22 Ağustos saat 11.00 Diyarbakır Sümerpark Resepsiyon salonunda yapılacak basın toplantısı ile kamuoyuna duyurulacak. Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklama da 7 Haziran seçimlerinin hemen ardından erkek egemen zihniyetin demokrasiye, çözüme, eşitliğe ve özgürlüğe sırtını döndüğüne değinildi.

Kampanyaya ilişkin yayınlanan imza metni şöyle: "KJA olarak bugün itibari ile barışa dair kadınların irade beyanı için bir imza kampanyası başlatıyoruz. İmza kampanyamız Türkiyeli tüm kadınların erkek egemen zihniyetin dayattığı savaşı kabul etmeyerek buna karşılık kadının barışı savunma ve kurmadaki iradesini kamuoyuna açıklamaya yönelik olacaktır. İmza metni, Kadın yazarların, siyasetçilerin, akademisyenlerin, sanatçıların, inanç ve kültür temsilcilerin, kadın kurum ve örgütlerin imzasına açık olacaktır.

7 Haziran 2015 Genel Seçimleri'nden hemen sonra erkek egemen zihniyet, demokrasiye, barışa, çözüme, eşitliğe ve özgürlüğe sırtını dönerek, tarihi bir hata yapmakta ve insanlık karşısında büyük bir suç işlemektedir. Sınırlı da olsa, diyalog sürecinin araladığı çözüm kapısı, Dolmabahçe Deklarasyonu ve müzakereler sonucunda atılacak demokratikleşme adımları ile sonuna kadar açılması mümkün iken, görüşmelere son verilerek savaş konsepti tekrar yürürlüğe kondu.
Her gün onlarca gözaltı, bombalı saldırı, siyasi ve askeri operasyonlar, orman yangınları, güvenlik bölgesi ilanı, halkın göçe zorlanması sonunda, içinde sivillerin ve çocukların da olduğu onlarca can yitirilmekte ve tüm yaşam tahakküm altına alınmaktadır.

Biz kadınlar her şeye rağmen halen demokratik çözüm ve barışın mümkün olduğuna inanıyoruz. Çünkü her savaş eninde sonunda kendi barışını yaratmak durumundadır. Tarih kendi barış deneyimlerini yaratan halkların ve kadınların mücadeleleri ile doludur. Biz bu deneyim ve mücadele mirasını devralan her dilden, her inançtan, her kültürden kadınlar olarak, bu coğrafyada erkek egemen zihniyetin, kendi iktidarını devam ettirmek uğruna dayattığı savaşı kabul etmeyeceğiz. Erkek egemen iktidarın tekçi, ırkçı, milliyetçi, militarist, cinsiyetçi ve tahakkümcü savaş çığırtkanlığına karşı, halkların kardeşliği, eşit yaşam, adalet, demokrasi, özgürlük ve barış iradesi biz kadınların pusulası olacaktır. Bir an önce, çatışmasızlık koşullarını sağlanarak demokratik çözüm ve barış sürecine geri dönülmelidir. Muhataplar eşit ve özgür koşullarda bir araya gelerek müzakereleri başlatmalıdır. Müzakerelerin kalıcı barışa evirilebilmesi için Dolmabahçe Deklarasyonu'nun maddeleri taraflarca ivedilikle yaşama geçirilmelidir."


(sg/fk)