Giresunlu anne: Artık yeter, oğlumu askere göndermeyeceğim

09:06

Zeynep Akın/JINHA

ÊLIH - Giresunlu bir Türk annesi olan Filiz Öz Çakır, Türk annelerinin çocuklarının ölümüne izin vermemesi gerektiğini vurgulayarak, "Saray için çocuk yetiştirmiyorum kardeşlik için çocuk yetiştiriyorum. Savaş var olduğu müddetçe asla oğlumu askere göndermeyeceğim. Bugün bir Kurtuluş Savaşı gibi bir savaş olsaydı askere gidilirdi ama kardeşleri birbirlerine öldürtüyorlar" dedi.

AKP'nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2 buçuk yıldır özellikle annelerin barış beklentisine karşılık savaş konseptini devreye koymasıyla, Türkiye'nin dört bir yanına cenazeler gitmeye başladı. İktidarların "gençleri feda etmeye hazır oldukları" savaş hesapları en çok annelerin canını yakıyor bu yüzden Kürt, Türk bütün anneler karşı çıkıyor bu savaşa. Kürt kadınları ile dayanışmak için bölgeye gelen Giresunlu Filiz Öz Çakır, Türk ve Kürt annelerinin el ele verip barışın sesini yükseltmesini istiyor. Kürt kadınlarının barış için yüreklerini ortaya koyduğunu ifade eden Filiz, "Buradaki annnelerin ellerinden öpüyorum. Çünkü onlar hem yüreklerini hem de evlatlarını ortaya koydular. Barış Anneleri ve kadınlar barış için sokaklarda, alanlarda gazlara karşı, TOMA'lara karşı, yerde sürüklenmelerine rağmen mücadele ediyorlar" şeklinde konuştu. Türk annelerinin de Kürt anneleriyle el verip savaşa karşı barışı inşa etmesi gerektiğini söyleyen Filiz, "Savaş sorunu sadece Kürt annelerinin sorunu değildir. Türk anneleri de savaşa karşı sesini yükseltmeli ve barışın sağlanması için mücadele etmelidir" dedi.

'Hangi bakanın çocuğunun ölümünü duydunuz'

Savaşın halkın çocuklarının feda edildiğini vurgulayan Filiz, "Savaşın kimlere karşı yapıldığını biliyoruz, savaşı kimlerle yapıyoruz, savaşı kimler kazanır, kimler kaybeder bunları iyi okuyup anlamak lazım. Hangi bakanın çocuklarının ölümünü duyduk, bunu duyan var mı? Hep emekçinin, yoksulun gecekondu semtinin çocukları ölüyor. Gelen şehitlere bir bakın, hepsinin ailesi gecekondu da kalıyor, hepsinin ayağında lastik ayakkabıları var" dedi. Filiz, 3 yıllık ateşkes sürecinde ülkede güzel bir atmosferin oluştuğunu ve cenazelerin gelmediğini, bu yüzden annelerinin gözyaşının dindiğini söyledi. Ama HDP'nin ve Roajava'nın başarısından sonra bir şeylerin değiştiğini ve birilerinin özellikle iktidarın bunları hazmedemediğini belirten Filiz, "Bu ülkenin belirli bir ülkesinde kanayan bir yara var. HDP'nin barajı aşmasıyla AKP iktidarı tekrar ülkeyi savaş konseptine gömmüştür. Çünkü artık HDP yükseldiği müddetçe AKP çalamayacak, kendi yolsuzluklarını örtbas edemeyecek. Çünkü artık bunların hesabını soracak insanlar var bu ülkede, devrimciler, emekçiler, sosyalistler ve en önemlisi onurlu Kürt halkı var" diye konuştu.

'Erdoğan annelerin gözlerinin içine baka baka yalan söyledi'

"Gerçekten iktidara AKP hükümetine bu ülkede bir güvenoyu verilmişti" diyen Filiz, bu güvenin sebebinin de savaşın, Kürt sorununun cesaretli bir şekilde çözebileceğine inanılmasından geldiğni söyledi. Filiz, AKP'nin söylediklerinin hiçbirini gerçekleştirmediğini belirterek, Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olduğu dönemde, "Siz rahat olun ben baldıran zehiri içeceğim ve bu savaşı bu kanı bu gözyaşını dindireceğim" dediğini hatırlattı. Tayyip Erdoğan'ın annelerin gözlerinin içine baka baka bu sözü verdiğini vurgulayan Filiz, "Batmanlı annelere geldiğinde bu sözü vermişti, Diyarbakırlı annelerin yanına gidince de bu sözü vermişti ve Edirne'ye de gidince Karadeniz'e de gidince de bütün annelere aynı sözü vermişti. Ama AKP'nin başındaki ve Cumhurbaşkanı olan sen annelerin gözlerinin içine baka baka yalan söyledin. Savaşı durdurmadın, gözyaşlarını durdurmadın. Kendi emellerini, egolarını tatmin edene kadar, çaldıklarını kontrol altında tutabilmek için bu yalanları sürdürdün" ifadelerinde bulundu.

'Asla oğlumu askere göndermeyeceğim'

Batıdaki ve bölgedeki tüm annelerin savaşın durdurulmasını istediğinin altını çizen Filiz, "Şurası çok net bu ülkede bir savaş var, bu savaşı durdurmak için samimi misiniz değil misiniz, önemli olan bu. Bu savaş en çok biz kadınları ve anneleri etkiliyor. Hem gerilla annelerin hem asker hem de polis annelerin gözyaşlarını dindirin artık" dedi. Karadenizli bir Türk annesi olan Filiz, "2 tane çocuk yetiştiriyorum. Ben bu ülkede saray, sarayın muhafızlığını yapmak için, saraydaki insanların sermayelerini korumak için çocuk yetiştirmiyorum. Ben barış için kardeşlik için çocuk yetiştiriyorum. Benim de askere gitme yaşında olan bir çocuğum var. Kardeş kanı dökülmesini istemediğim için, savaş olmasın adıyla söylüyorum bunu savaş var olduğu müddetçe asla oğlumu askere göndermeyeceğim. Bugün bir kurtuluş savaşı gibi bir savaş olsaydı askere gidilirdi ama kardeşleri birbirlerine öldürtüyorlar" şeklinde konuştu.

'Anneler birlikte bu savaşı bitireceğiz'

AKP'nin tek adamı, tekçi anlayışıyla beraber başkanlık sevdasıyla bir dudak arasında çıkan kelimelerle Türkiye'yi yönetmek istediğini ama ülke halkalarının bunu istemediğini belirten Filiz, "Bu ülke bütün halkların ülkesidir, bütün halkların söylemleriyle yönetilecek ve bunu da HDP ile gerçekleştirecek. HDP nasıl seni başkan yaptırmayacağız söylemiyle yola çıktıysa bu gün de şunu söylüyoruz bu ülkede sana savaş yaptırmayacağız. Bütün kadınlar bütün anneler bir bütün ve beraber olarak barışı getireceğiz" dedi.

'Tecritle barışı sağlayamazsınız'

"Baldıran zehiriçeceğim demiştin, eğer samimiysen zehir içme sadece savaşı durdur" diyen Filiz, barış için PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasının zorunluluk olduğunu söyledi. Filiz, "Ülkenin her yerinde Kürt halkıyla beraber yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz. Bu halkın istekleri ve talepleri var. Eğer bir halkın dilini yasaklayıp kimliğine saldırırsanız, onlara hak tanımazsanız barış sağlanamaz. Barış mı yapmak istiyorsunuz, her şeyden önce bu halkın önderi üzerindeki tecridi kaldırmanız lazım. Sayın Öcalan'ı yıllardır tecrit altında tutarak savaşı bitirip barışı sağlayamazsınız" diye konuştu.

'Edi bese'

Barışın hemen şimdi gelmesi gerektiğini dile getiren Filiz son olarak şunları söyledi: "Biz artık yeter bitirin bu savaşı diyoruz, eğer dilimizden anlamıyorsanız söyleyin de istediğiniz dilden anlatalım. Ben bir Türk annesi olarak bir şey söylemek istiyorum. Türkçe söylüyorum size savaş yaptırmayacağız, Kürtçe de şunu söylüyorum edi bese. Yeter artık bu halkı bu anneleri ağlatmayın."

(gc/fk)