İHD: Barış sürecinin ilerlemesi için Öcalan’ın koşulları iyileştirilsin
13:04
JINHA
AMED – İHD, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2013 yılı ilk 9 ay İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nu açıkladı. Basın toplantısında barış süreci ve süreçte yaşanan olumsuzluklara değinen İHD Genel Başkan Yardımcısı Serdar Çelebi, “Süreçte yaşanan olumsuzlukların giderilmesi için başta hükümet olmak üzere toplumun tüm kesimlerini üzerine düşenleri yapmaya çağırıyoruz. Barış sürecinde diyalog ve müzakerenin daha olumlu koşullarda gerçekleşebilmesi için PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılarak, müzakereleri yürütebileceği uygun koşullar sağlanmalıdır” dedi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2013 yılı ilk 9 ay İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nu İHD Diyarbakır Şubesi’nde düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Basın toplantısına İHD Genel Başkan Yardımcısı Av. Serdar Çelebi, Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Şube Sekreteri Abdusselam İnceören, ile şube yöneticileri Av. Rehşan Bataray Saman ve Av. Muhterem Süren katıldı. 2013 yılı ilk 9 aylık İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nu açıklayan , İHD Diyarbakır Şube Başkanı Yardımcısı Serdar Çelebi, hak ihlalleri konusunda önceki yıllara nazaran önemli düşüşlerin yaşandığına dikkat çekerek, “Ancak son aylarda ortamın gerilmeye başlamasıyla bazı artışların da olduğunu görebilmekteyiz. 30 yılı aşkın süre yaşanan çatışmalı ortam nedeniyle savaş artığı patlayıcılar ve bazı olumsuz uygulamaların yaşam hakkına yönelik ihlallerin sürmesine neden olduğunu görmekteyiz. Son olarak Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde 8 yaşındaki Behzat Özer’in yerde bulduğu patlayıcının patlaması sonucu yaşamını yitirmesi de göstermiştir ki, bu ülkenin acil bir şekilde savaş artığı patlayıcı maddeler ve mayınlı arazileri temizlemesi gerekmektedir” dedi.
‘Barış süreci ile bağdaşmayan uygulamalar var’
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 30 Eylül tarihinde açıklanan “Demokratikleşme Paketi”ne değinen Serdar, “Açıklanan paketle Kürt kamuoyunda başlatılan sürecin güçlendirilmesi ve sorunun çözümü konusunda hükümetin samimi olmadığı algısını yaratmıştı. Daha önceki açıklamalarımızda da dile getirdiğimiz üzere, bölgedeki askeri hareketlilik, karakol inşaatları, güvenlik barajları, yeni korucu kadrolarının alınması, kırsal kesimdeki bölge halkı üzerindeki baskılar ve mayınlı arazilere yönelik tedbirlerin geliştirilmemesi barış süreci ile bağdaşmayan uygulamalardır. KCK adı altında yürütülen operasyonlar sonrası tutuklanarak, cezaevine konulan binlerce Kürt siyasetçi, insan hakları savunucusu, avukat, sendikacı, öğrenci cezaevlerinde tutulmaya devam etmektedir. Düşüncesini ifade etmek isteyene karşı her seferinde polis şiddetiyle karşı çıkılarak, talepler baskı altına alınmaktadır2 diye konuştu.
‘Cezaevlerinde hak ihlalleri devam ediyor’
İşkence ve kötü muamele ile mücadele konusunda istenilen ilerlemenin sağlanmadığını kaydeden Serdar, işkence yapanların korunduğunu söyledi. Gerek aile içerisinde gerekse toplumsal alanda kadınların yaşam haklarına yönelik ihlallerin devam ettiğine dikkat çeken Serdar, kadınların sokak ortasında erkekler tarafından göz göre göre öldürüldüğünü ve kadınları koruma konusunda devletin hala üzerine düşeni yapmadığına vurgu yaptı. Cezaevlerinde yaşanan hak ihalelerine işaret eden Serdar, “Devletin ilgili kurumlarının hassasiyetle yaklaşması gereken cezaevlerinde baskı ve yıldırmalar maalesef bir türlü sona ermemektedir. Adalet Bakanlığı nezdinde yaptığımız girişimler maalesef sonuçsuz kalmaktadır. Son olarak Muş Cezaevi’nde yaşanan hadise adli ve idari makamlara yapılan başvuruların sonuçsuz kalmasının bir sonucudur.
‘Sayın Öcalan’ın sağlık koşulları iyileştirilmeli’
Cezaevlerindeki hasta tutsaklara dikkat çeken Serdar, “Özellikle cezaevlerinde bulunan hasta mahpusların durumu her geçen gün daha tehlikeli bir hal almaktadır. Cezaevlerinde 526 ağır hasta mahpus bulunmaktadır. Bunlardan 156’sı acil tahliye edilmesi gereken ölüm sınırındaki hastalardır. Verilen sözlere yapılan yasal düzenlemelere rağmen, hasta mahpuslar cezaevlerinde tutulmaya devam etmektedir. Tahliye edilmesi gereken ve hatta Adli Tıp Kurumu tarafından dahi ‘cezaevinde kalamaz’ denilen bazı hasta mahpuslar, savcılıkların ilginç gerekçeleriyle tahliye edilmemesi kabul edilemez. 14 yıldan bu yana ağırlaştırılmış bir tecrit ortamında tutulan Öcalan’ın bu koşullarda tutulması hukuki olmayıp gayri insanidir. Bu koşullarda tutulmasından kaynaklı sağlığı ciddi anlamda etkilenmektedir. Sayın Öcalan’ın barışın sağlanması konusunda daha fazla katkı sağlanabilmesi açısından koşulların değiştirilmemesi gerekmektedir” sözlerini ifade etti.
‘Çetelere destek veren AKP Rojava halkına ise ambargo uyguluyor’
Bölgede 1990’lı yıllarda yaşanan insanlık dışı uygulamalara değinen Serdar, bu suçların zaman aşımına uğraması tehlikesi olduğuna vurgu yaptı. İHD olarak o dönem işlenen insanlık suçlarının ortaya çıkması konusunda yoğun bir çaba içerisinde olduklarını kaydeden Serdar, ancak aynı çabayı devlet yetkililerinin göstermediğini dile getirdi. Hakikatleri Araştırma ve Adalet Komisyonu adıyla bir oluşuma gidilmesi gerektiğini ifade eden Serdar, “Böylesi bir komisyonla devlet arşivlerini açarak, geçmişte yaşananlar açığa çıkarılmalı, işlenen insanlık suçlarından hesap sorulmalı, kaybedenlerin akıbeti ortaya çıkarılmalıdır” dedi. Suriye’deki iç savaşa değinen Serdar, İHD olarak Türkiye’nin çeteci yapılanmalara destek verdiği ancak Rojava halkına ambargo uygulandığını tespit ettiklerini söyledi. Sınırın bazı bölgelerinde örülen duvarlarla halkın birbirinden tamamen ayırmanın hedeflendiğini belirten Serdar, AKP’nin bu yaklaşımlarıyla içinde bulunulan barış sürecini de olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
‘Sürecin selameti açısından Öcalan’a uygun koşullar yaratılmalı’
Son olarak barış sürecinin gidişatı ve bu süreçte yapılması gerekenleri sıralayan Serdar, açıklamasının sonunda şunları dile getirdi:
“Bölgemiz yıllarca büyük yıkımlar ve acı olaylarla gündeme geldi. Savaşın yarattığı tahribatları en derinden hisseden bölge halkı, artık acı ve gözyaşı görmek istemiyor, ısrarla barış diyor. Bunun için de yılın başından itibaren devam eden ancak son günlerde gidişatı iyi olmayan barış sürecinin başarıya ulaşması için daha fazla çaba gösterilmelidir. Yukarıda aktarmaya çalıştığımız olumsuzlukların giderilmesi için başta hükümet olmak üzere toplumun tüm kesimlerini üzerine düşenleri yapmaya çağırıyoruz. Barış sürecinde diyalog ve müzakerenin daha olumlu koşullarda gerçekleşebilmesi için PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılarak, müzakereleri yürütebileceği uygun koşullar sağlanmalıdır. Biz bu raporu açıklarken, amacımız yaşanan hak ihlallerine dikkat çekmek ve yaşanan olumsuzlukların üzerine gidebilmek için ihlalleri görünür kılmaktır. Bölgemizdeki hak ihlalleri yaşanan çatışmalı süreçle direk bağlantılı olduğu için barış süreci, ihlallerin sona ermesini de beraberinde getirecektir. Bizim talebimiz insan haklarına yönelik ihlallerin tamamen son bulmasıdır. 2013 yılının 9 ayını geride bırakırken, hazırladığımız bu rapordaki ihlallerin son bulması dileğini tekrarlıyor, barış ikliminin oluştuğu, özgürlüklerin tartışmasız bir şekilde yaşandığı bir gelecek olsun diyoruz.”
Serdar’ın konuşmasının ardından İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, 2013 yılının ilk 9 aylık sürecinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin rakamları basın mensuplarıyla paylaştı. Raci Bilici, geçen yıllara nazaran bu yılda ihlallerde düşüş yaşandığını ve bunun sevindirici olduğunu belirterek, ancak tüm çabalarına rağmen hak ihlallerinin halen sürdüğünü dile getirdi.
Raporda yer alan bazı ihlal başlıkları ve veriler şöyle;
*Çatışmalarda yaşamını yitiren-yaralanan güvenlik güçleri: 1 ölü, 7 yaralı
*Çatışmalarda yaşamını yitiren-yaralanan PKK militanı: 28 ölü
*Faili meçhul cinayet, yargısız infaz, çatışmalardaki sivil ölümler: 19 ölü, 29 yaralı
*Resmi hata ve ihmal sonucu ölüm/yaralanmalar: 19 ölü, 4 yaralı
*Kadın intiharları: 23 intihar, 9 teşebbüs
*Erkek intiharları: 22 intihar, 4 teşebbüs
*Çocuk intiharları: 12 intihar
*Asker/Polis intiharları: 8 intihar, 4 teşebbüs
*Gözaltına alınanlar: 900
*Tutuklananlar: 213
*İşkence ve kötü muamele: 321
*Toplumsal olaylara müdahale: 92 müdahale, 86 yaralanma/darp
*Soruşturma, dava ve cezalara maruz kalan kişi sayısı: 512
*Cezaevlerinde yaşanan ihlaller: 822
*Ekonomik ve sosyal haklara yönelik ihlaller: 2360
*Diğer ihlaller: 1751
Toplam ihlal sayısı: 7246
(dc/mg)

