Kadın tutsaklar: Adli mahkum hem darp etti hem de tacizde bulundu

13:28

JINHA


ANKARA - BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, Muş E Tipi Kapalı Cezaevi'nde yaptığı incelemeleri rapor haline getirdi. Cezaevindeki müdahale sırasında bütün personellerin yanı sıra teknisyen olarak çalıştırılan bir adli tutuklunun darp ettiği kadınlara tacizde bulunduğuna yer verilen raporda, kadın tutsakların darp edilmesi sonucu kanama geçirdiği ifade edildi.

BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, 29 Ekim günü Muş E Tipi Kapalı Cezaevi'nde yaptığı incelemelere ilişkin rapor hazırladı. Halil  Aksoy'un yayınladığı raporda, 29 Ekim günü Muş E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutsaklardan Mukaddes Çelik, Zeliha Belge, Yüksel Yaşar, Leyla Songur, Ayşe Ulaş, Seyran Demir, Naime Tuci, Necibe Armi ve Gurbet Çakar ile görüşmeler gerçekleştirdiği kaydedildi. Raporda, cezaevinin kapasitesinin 654 kişi olduğu; ancak buna karşın mevcudun ise 683 olduğu belirtilirken, bunlardan siyasi tutsakların sayısının 186, siyasi kadın tutsakların sayısının ise 13 olduğuna yer verildi. 


‘Adli mahkum hem darp etti hem de tacizde bulundu’


Raporda, incelemeler sırasında tutsakların cezaevi yönetimi tarafından yapılan operasyonlara ilişkin rahatsızlıkları şöyle sıralandı:

"* Operasyona hemen hemen bütün personel katılmıştı. En kötüsü adli mahkumlardan teknisyen olarak çalıştırılan kahverengi elbiseli şahıs hem darp, hem de tacizlerde bulundu. Bunun farkına varıp bağırınca bu adli mahkum oradan uzaklaştırıldı. Bizi gelişigüzel oradan oraya savururlarken, merdivenlerden atarlarken, sürüklerlerken biz hala diyalog arıyorduk. Bizi merdivenden aşağı atarlarken, öylesine şiddetli düşüyorduk ki adet olmadığımız halde kanama geçirdik. Arbede sırasında 4 kişiyi dışarıya çıkardılar. Geri kalanları (9 kişi) adli tutukluların havalandırmasında tuttular. Radyolarımızı, günlüklerimizi, topladığımız kimi gazete küpürlerini bazı arkadaşlarımızın resimlerini aldılar. Bunun üzerine biz de merdiven başında kendimize ait olan battaniye ve giysileri yaktık. Yangın sırasında kapıyı kapattılar. Bizi seyretmeye başladılar. İkinci katta mahsur kalmıştık. 5 kişi dumandan etkilendi. 2 kişi baygınlık geçirdi. Bağrış, çığrış ve çırpınmalarımız sonucunda kapıyı açtılar. Sürükleyerek, döverek odadan çıkardılar."


Savcıdan önce bu tür sorunları yaşamıyorduk’


Raporda erkek tutsaklarla yapılan görüşmede dile getirilen şikayetler ise, şunlar belirtildi: 

"Bu savcı gelmeden bu tür sorunlar yaşamıyorduk.  Aramalarda eşyalarımıza el konulmaması için anlaşmıştık. Almak istedikleri bir şey varsa kendilerine vereceğimizi de belirtmiştik. Muhtemelen Mezopotamya Radyosu'nu dinlediğimiz için radyolarımızı topladılar. Biz de direnebilirdik. Ancak anlaşmamıza binaen diyalogla çözebileceğimizi düşünerek radyoları verdik. Savcının kullandığı dil aşağılayıcı ve hakaret içermektedir. Söz gelimi dişi için şikayet eden bir arkadaşımıza sen de cezaevine girmeseydin diyebilmektedir. Kısacası savcının yaklaşımı ideolojiktir.”


Raporun sonunda başsavcı ve cezaevi müdürü ile görüşmeler yapıldığı, cezaevi müdürünün darp izlerine ilişkin "Kendi kendilerine bu darp ve cebir izlerini yaptılar" yönünde açıklamada bulunduğu belirtilirken, konuya ilişkin başsavcının ise soruşturma başlatacağını belirttiği kaydedildi. 


(mg)