Rojavalı Sadiye, 15 Ağustos'un komutanı ile anılarını anlattı
09:02
Rojda Serhat-Şevin Şervan/JINHA
DERİK - Sadiye Mustafa örgütlü mücadeleyle birlikte, Rojava devriminin emekçiliğini yapan kadınlardan. PKK Lideri Abdullah Öcalan ve PKK komutanlarından Mahsun Korkmaz'la birlikte PKK'yi tanıdığını söyleyen Sadiye, "Baas Rejimi gölgesinde bir araya gelir, toplantılar yapardık. Kızım ve kardeşlerim bu mücadelede yaşamını yitirdi, hala mücadelede yerimi almaya devam ediyorum" dedi.
Rojavalı Sadiye Mustafa, 1982 yılında PKK Lideri Abdulah Öcalan'ın Rojava'da yürüttüğü siyasi çalışmalarda PKK'yi tanıyıp yıllardır mücadele yürüten kadınlardan. Rojava'da Baas rejiminin baskıcı dönemlerinden bu güne ilk günkü gibi mücadelenin içinde yer alan Sadiye, "Örgütü tanımadan önce ev emekçisi bir kadındım. Kendi çocuklarımızı da öğrendiğimiz gibi yetiştirirdik. Bu dönemde eşim yurtsever değil sağcıydı. Çalışmalardan geldikten sonra evde tartışmalarımız olurdu. Hem sisteme karşı hem de eşime karşı büyük bir mücadele yürüttüm" diye kaydetti.
'İlk toplantımın öncülüğünü Mahsun Korkmaz yapıyordu'
PKK Lideri Abdullah Öcalan ve PKK kurucularından Haki Karer, Agit (Mahsum Korkmaz) ve Mazlum Doğan'la mücadeleye katıldığını söyleyen Sadiye, "Bir gün ağabeyim, Mazlum Doğan'ın posterini eve getirip 'kendini zindanda yaktı' deyince, duygusal tepki vererek çok üzülmüştüm. Şimdi bu örgütlü gücü daha iyi anlıyorum. Onun başlattığı devrim ateşinin sönmemesi için mücadeleye katıldım" diye kaydetti. Baas rejimi döneminde eşi ve çocuklarından gizli bir şekilde ağabeyiyle çalışma yürüttüğünü söyleyen Sadiye, Mahsum Korkmaz'ı ilk gördüğü anı şöyle anlattı: "Bir gün ağabeyimle arkadaşların toplandığı bir eve gittik tek kadın bendim. İlk katıldığım toplantıydı. Toplantıyı Heval Agit yürütüyordu. Ağabeyim beni arkadaşlarla tanıştırırken benim de mücadeleye katılmak istediğimi anlattı. Heval Agit'in toplantıda, 'Devrimimiz trendir biri biner, biri iner. Bazen binen son vagona biner. Devrimimiz uzun yıllar sürecek olan bir mücadeledir' demişti. Bu sözleri hala anımsarım" diye konuştu.
'Kızımı ölüme değil özgürlüğe gönderdim'
Mücadelesinin ilk dönemlerini şöyle anlattı: "Önderliği görmek için Mahsun Korkmaz Akademisi'ne kızımla gittik. Önder Apo bizimle sohbetinde isteklerimizi sordu. Ona, özgür Kürdistan'ı görmeye belki ömrüm yetmez, ama ömrümün sonuna kadar senin yolunda ve senin davanda yürümeye hazırım dedim. Önder Apo ise 'yüzlerce insan burada toplandık, ama bize ait olmayan toprakların üzerindeyiz. Eğer kendimize ait özgür toprakların üzerinde olmuş olsaydık bu anımız daha bir anlam kazanacaktı' demişti. Kızımla iki arkadaş gibi, 8 yıl halk çalışması yürüttük. Kızım gerilla olarak mücadeleye katılma kararı aldığında benimle paylaştı. Ona 'sizin önünüze engel olamam, dayınıza sözüm var. Kim onun silahını, devrimin yükünü kaldırırsa yolu açık olsun' dedim. Bazı kadınlar 'sen ana değil misin kızını ölüme gönderiyorsun' dediler? Kızımı ölüme değil özgürlüğe gönderiyorum dedim."
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın tutuklanmasının ardından mücadeleye daha aktif bir şekilde katıldığını söyleyen Sadiye, "Televizyonda Önder Apo'nun gözlerini kapatılmış gördüm. O günden sonra bende kendi dünyamı kararttım. Üç kardeşimi kaybettim, iki kardeşim ve kızım da mücadelede şehit düştü. Bir gün olsun karalar giyinmedim, yas tutmadım. Ama önderliği, gözleri bağlı gördükten sonra Önderlik özgür olmadan siyahın dışında hiç bir renk giymeme kararı aldım. Önderliği o camdan yapılan kafesin içinde gördüğüm zaman dünyam karardı" dedi.
"Türk devleti Önder Apo'yu değil hepimizi dört duvar arasına koysa da, Önder Apo'nun fikir ve düşüncesini kafamızdan silemez" diyen Sadiye Abdullah Öcalan'ın tecritte tutulmasına dönük tepkilerini şöyle ifade etti: "İnsan hakları var deniliyor, nerede diye soruyorum. Bir halk önderi yıllardır dört duvar arasında tutuluyor. Avukatlarına ve ailesine görüş izni verilmiyor. Bu yaklaşım insanlık dışıdır. Önderlik insanlık için mücadele ediyor onu tutuklayanlar insanlık karşıtı, barışı istemeyenlerdir. Türk devleti Kürt halkının önder Apo'ya bağlılığını ve mücadele içinde olacağını bilsin."
(rb/zd/fk)

