'Cenazeleri bekletmek anayasal bir suçtur'
09:09
Öykü Dilara Keskin/JINHA
İSTANBUL - Mürşitpınar Sınır Kapısı'nda YPG/YPJ'lilere ait cenazeleri bekletilmesiyle Türkiye'nin hem anayasal hem de insanlık suçu işlediğini belirten ÖHD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Banu Güveren, Türkiye'nin savaşa taraf olmayan sivilleri katletmesi nedeniyle de Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yargılanması gerektiğini ifade etti.
DAİŞ'e çeteleriyle yapılan savaşta yaşamını yitiren 20 YPG/YPJ'linin cenazesi 11 gündür Mürşitpınar Sınır Kapısı'nda bekletiliyor. Cenazeleri almak için aileler sınır kapısında bekleyişini sürdürürken, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda "Ülkenin vatandaşı istediği gibi ülkesine girebilir" maddesi çiğneniyor.
'Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin inceleme yapması gerekiyor'
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Eş Başkanı Banu Güveren, "Önce bu savaşın tarafları kim, bu savaş hangi coğrafyada yer alıyor buna bakmak lazım. Kimler etkileniyor bu savaşta bunlara bakmak lazım. Bu savaşta Türkiye, sınırları içeriye taşmayan YPG'nin karşısında taraf aldı. Bunu hem kendi yargı yetkisi dâhilinde 'terörist' grup olarak ilan etti, gelen savaşçıları tutukladı şimdi ise gelen cenazelere de izin vermiyor" diye konuştu. Banu, Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünüyle müdahale ederek DAİŞ'e destek sunduğunu belirterek, Türkiye'nin DAİŞ'e olan desteği ve savaşa dâhil olmasıyla ilgili Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde inceleme başlatılması gerektiğini vurgulayarak, "Suruç katliamının önünü de Türkiye açtı. Türkiye kabul etsin etmesin bu savaşta taraf oldu" diye konuştu.
'Cenazelerin bekletilmesi insanlığa karşı işlenen suçtur'
7 Haziran seçimleri ve Suruç katliamının ardından çözüm sürecini Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın bitirdiğini ifade eden Banu, "Bir savaş söz konusu değilken cenazeler geçebiliyordu. Şimdi ise sivil infazlar yapılıyor, dağlar bombalanıyor ve cenazeler verilmiyor" dedi. Cenazelerin Türkiye yurttaşlarına ait olduğunu hatırlatan Banu, Anayasa'da 'ülkenin vatandaşı istediği gibi ülkesine girebilir' diye bir madde olduğunu bu nedenle de anayasal suç işlendiğini söyledi. AKP'nin seçim yenilgisi nedeniyle halklara karşı topyekûn bir savaş başlattığını kaydeden Banu, "Siyasi bir tahakküm kurarak gücünü göstermeye çalışıyor. Cenazelerin bekletilmesi insanlığa karşı işlenen bir suçtur. Şimdi bu ülkenin Cumhurbaşkanı elinde Kuran'la meydanlara çıkıyor ama İslam dininde cenaze konusunda derhal yıkanıp toprağa gömülmesi gereken ayetler var. Bir yandan İslam derken bir yandan da cenazelere işkence yapan biri var" diye konuştu.
'Devlet savaş suçu işlemede kararlı'
Uluslararası savaş hukukunda savaşın yasallığı diye bir tanım var olduğunu söyleyen Banu, "PYD'nin meşru müdafaasını savaş olarak algılayan bir hükümet varken, bu savaşa taraf olmadığını söylüyor. Türkiye Cumhuriyeti nerede durduğunu karar vermeli bu yaptıklarının hepsi topyekûn savaş suçudur" dedi. Banu, 2012 yılında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin savaşan grupların neleri yapıp neleri yapmayacağına dair bir karar aldığını belirterek, Türkiye devletinin de Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde de yargılanması gerektiğini söyledi. Çünkü savaşın tarafı olmayan insanları Türkiye'nin katlettiğini ifade eden Banu, "Devlet, savaş suçu işlemede kararlı devam ediyor" diye konuştu.
'Kadınlar bu kirli tarihi unutmayacak'
Kadınların cenazeleri için yıllarca mücadele vererek diktatörlere karşı başkaldırdıklarını belirten Banu, şöyle devam etti: "Bu tarih tüm dünya tarafından bilinmektedir. Mevcut siyasi iktidarın, muktedirlerin siyasi amacı herkes tarafından bilinmektedir. Unutmasın ki, karşısındaki halkı istediği tarafa çekemeyecek." Türkiye'nin cenazelere geçiş izni vererek, ölülere yapılan saygısızlığa son verilmesi gerektiğini vurgulayan Banu son olarak, "Hiçbir ulus, ölüleri üzerine yapılan siyasete boyun eğmez. İşlediği anayasal ve insanlık suçunu bırakması için kaç beden tatmin eder bu devleti bilmiyoruz ama kadınlar bu kirli tarihi unutmayacak" dedi.
(mı/gc)

