İdris Baluken’den AKP Hükümeti’ne ‘duvar‘ uyarısı

16:01

JINHA


ANKARA - BDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, TBMM’nde yaptığı konuşmasında Nusaybin’de sınıra örülen duvara dikkat çekerek, “Nusaybin Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Gökkan’ın sınırda mayınlı arazide başlattığı ölüm orucu ve oturma eylemi aslında halkımızın duyduğu tepkinin hangi aşamada olduğunu göstermesi açısından önemlidir. Hükümet bu utanç duvarı yapımından vazgeçmezse milyonlarca Kürt sınırın iki tarafında kenetlenecek ve ulusal iradesini en yüksek kararlılıkta ortaya koyarak, direnecektir” uyarısında bulundu.


BDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, TBMM’nde yaptığı konuşmada Nusaybin’de sınıra örülen duvara dikkat çekti. Türkiye’nin çetelere her türlü lojistik, sağlık ve diğer yardımlar sağlandığını belirten İdris, “Rojava halkına karşı ise ambargo uygulanmakta, sınır kapılarına kilit vurulmaktadır. Bir yandan Ortadoğu’nun dört yanına yayılmış olan Kürt sorununun çözümü için Sayın Öcalan ile görüşme süreci başlatan AKP Hükümeti, diğer taraftan ise Suriye’de, Rojava’da Kürtlerin kazanımlarına yönelik gerçekleştirilen saldırıları alttan desteklemesi, hükümetin çözüm sürecine yönelik samimiyetini de kuşkulu hale getirmektedir. Oysa çözüm iddiasındaki bir hükümetin Rojava politikasının da çözüme hizmet eder noktada olması,  Rojava halkına baskıyla, engellemeyle değil diyalog ve hoşgörüyle yaklaşması gerekir. Ne yazık ki, hükümet böyle bir tutum içerisinde olmadığı için kendisine karşı duyulan güvensizliği daha da derinleştirmektedir” diye konuştu.


‘Sınıra örülmek istenen duvara izin vermeyeceğiz’


Sınıra örülen duvarın bu güvensizliğin en bariz örneği olduğuna dikkat çeken İdris, “Çeteler Rojava’da halka yönelik saldırılarını arttırırken, Türkiye tarafında da ise tel örgülerin ayıramadığı halkı birbirinden koparmak için şimdi de duvar örme faaliyeti yürütülmektedir. Çetelere rahat geçiş imkanı sağlanırken, sınırın iki tarafındaki halkın arasına ise duvar örülmektedir. Açıkça ifade etmek isteriz ki, Rojava sınırına örülmek istenen duvara izin vermeyeceğiz. Bu duvarın inşa edilmemesi için mücadelemizi yükselteceğiz. Ortadoğu’da yaşanan tüm mücadeleler yüz yıl önce cetvelle çizilen sınırların aşılmasına yönelikken, halklar arasına yeni duvarlar örülmesine, yeni bir sınır çizilmesine izin vermeyeceğiz” sözlerini belirtti.


‘Örülen her duvar yeni bir isyandır’


Örülmeye çalışılan duvarın Kürt fobisinin bir sonucu olduğuna vurgu yapan İdris, “Ne yazık ki, Kürtlerin halk olmaktan kaynaklı hakları ve bu haklarını elde etmek için örgütlü bir mücadele etrafında bir araya gelmesi halen hazmedilememektedir. Şu çok net bilinmektedir ki, halkların iradesi karşısında hiçbir duvar dayanamaz. Mazlum halkların tarihine bakıldığında bu utanç duvarlarının bir işe yaramadığı görülecektir. Nusaybin Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Gökkan’ın sınırda mayınlı arazide başlattığı ölüm orucu ve oturma eylemi aslında halkımızın duyduğu tepkinin hangi aşamada olduğunu göstermesi açısından önemlidir. Hükümet bu utanç duvarı yapımından vazgeçmezse milyonlarca Kürt sınırın iki tarafında kenetlenecek ve ulusal iradesini en yüksek kararlılıkta ortaya koyarak, direnecektir. Unutulmasın ki, örülen her duvar yeni bir isyan, yeni bir direniş doğuracaktır” sözlerine dikkat çekti.


‘Utanç duvarları yerine kardeşlik köprüsü kuralım’


Hükümete duvar politikasından biran önce vazgeçmesi gerektiğini belirten İdris, utanç duvarları yerine kardeşlik köprüsü kurmaya çağırdıklarını kaydetti. Hükümeti çetelere destek politikasından da derhal vazgeçmeye çağıran İdris, “Halkımızın büyük katılımıyla birlikte aynı zamanda demokrasiden, barıştan ve özgürlüklerden yana olan bütün kesimlerin de desteğiyle önümüzdeki günlerde daha güçlü etkinliklerle Nusaybin’de yine bir araya gelerek kararlı bir irade ortaya koyacağız. Aynı şekilde bu yapay sınırın Rojava tarafında bulunan Kürt, Arap, Ermeni, Suryani, Asuri halkları da bir araya gelerek hep birlikte bu utanç duvarına karşı sesimizi yükselteceğiz, itirazımızı, isyanımızı güçlü bir biçimde haykıracağız. Biz buradan tüm Türkiye halklarını, vicdanlı kamuoyunu halklarımızın onurlu barışı için Nusaybin’den yükselen çığlığa, utanç duvarına karşı sergilenen demokratik duruşa destek olmaya çağırıyoruz” sözleri kaydetti.


‘Halkımızı idamlar konusunda seslerini yükseltmeye çağırıyoruz’


Rojava'da yaşanan saldırılarla paralel olarak İran'da da Kürtlere yönelik imha politikasının aralıksız sürdüğünü dile getiren İdris, son olarak şunları belirtti:


“Bu idamların Ankara-Tahran yakınlaşmasının arttığı bir süreçte devreye konulması dikkat çekicidir. Kürtlere yönelik bu imha politikasından derhal vazgeçin, insanlık suçu olan idamları derhal durdurun. Eğer AKP hükümeti İran’daki idamları onaylamıyorsa, desteklemiyorsa bu politikaya ortak olmaması, idamların durdurulması için net tavrını bir an önce ortaya koyması gerekir. Tarih ve insanlık vicdanı bu acımasız vahşet politikalarını, bu insanlık suçunu asla unutmayacaktır. Halkımız kendisine dayatılan bu teslim alma politikalarına karşı asla sessiz kalmayacak, her alanda mücadelesini ve isyanını sürdürecektir. Halkımızı özellikle idamlar konusunda da duyarlı olmaya, tepkilerini yükseltmeye çağırıyoruz. Uluslararası toplumu ve uluslararası insan hakları kuruluşlarını İran'da Kürtlere uygulanan idam vahşeti karşısında sessiz kalmamaya çağırıyoruz.”


(mg)