'Savaş mağduru sığınmacı kadınlar' raporu açıklandı
15:21
JINHA
İSTANBUL- Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu, "Savaş Mağduru Sığınmacı Kadınlar" raporu hazırladı. Raporda, Êzidî kadınların fuhşa, tacize, zorunlu doğumlara maruz kaldığı belirtilirken, birçok kadının da savaşa katılmak istediği söylendi.
Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu, 2014 Kasım ayından bu yana IŞİD ve vahşetinden kaçarak, Türkiye'ye sığınmak zorunda kalan Suriyeli kadınların karşılaştıkları temel sorunları belirlemek üzere gerçekleştirdikleri alan çalışmasının sonuçlarını açıklamak üzere basın açıklaması gerçekleştirdi. Keskin Hukuk Bürosu'nda gerçekleşen açıklamada "Savaş Mağduru Sığınmacı Kadınlar" başlıklı raporun hazırlanması için Kobané, Diyarbakır, Suruç, Kızıltepe-Nusaybin, Antep, Kilis, Hatay illerinde saha çalışmaları düzenlendiği bildirildi.
Çalışmacılardan avukat Eren Keskin, saha çalışmalarında toplam 62 kadınla görüşüldüğünü belirterek, saha çalışmalarının temel amacının savaş mağduru sığınmacı kadınlara hukiki yardım, tedavi ve yaşadıkları mağduriyeti Türkiye ve dünya kamuoyuna duyurmak olduğunu söyledi. Eren, yakalanan YPJ'li kadınların sorgu sırasında işkence edildiklerini ve bütün dünya güçlerinin bu noktada suçlu olduğunu ifade ederek, "Kadınlar Türkiye'nin Kürdistan sınırına göç ettiler ama rahat değiller. Devletin IŞİD'e desteğini çok rahat gördük" dedi.
'Kürt hareketinin olduğu bölgelerde kadınlar kendileri güvende hissediyor'
AFAD kamplarına sivil toplum kurumlarının girilmesine izin verilmediğini anlatan Eren, Kürt hareketinin güçlü olmadığı bölgelerde fuhşun yaygın olduğunu söyledi. Eren, "Devlet fuhşun yapılmasına yardım ediyor. Kürt hareketinin olduğu bölgelerde kadınlar kendileri güvende hissediyor. Ama Êzidî kadınlar gittikleri kamplarda inançlarından dolayı hala kendilerini güvenme hissedemiyor" şeklinde konuştu. Eren, kamplarda erkek egemenliğinin hala yoğun olduğunu ve hamile kadınların eşleri izin vermediği için zorunlu olarak doğum yaptıklarını anlattı. Eren, "Êzidî kadınlar gittikleri kamplarda ne zaman Müslüman olacaksınız diye baskı görüyorlar. Yakalanan kadınlar da sorgu sırasında bütün elbiseleri çıkarılarak taciz ediliyor ve ırkçı söylemlerle karışıyorlar" dedi.
'Antep'te kadınlar ve kız çocukları fuhşa zorlanıyor'
Çalışmacılardan Leyman Yüksel ise Antep kampında olan kadınların Antep Devlet Hastanesi'nden şikâyetçi olduklarını söyledi. Leman, "Hamile bir kadın doğum sırasında lokal anestezi yapılmadan doğum yapmış. Kadınlar bu yüzden hastaneye gitmek istemiyorlar. Gittikleri kliniklerde kimliklerinden dolayı aşağılanıyorlar" diye belirtti. Suriyeli kadınların yöresel elbiseleriyle sokaklarda yürüdüklerinde sözlü tacize uğradıklarının altını çizen Leman, kadınların bu sebepten dolayı sivil giyinmeye başladıklarını ifade etti. Leman, "Antep'te kadınlar ve kız çocukları fuhşa zorlanıyor. Kaldıkları kamplardan çıkarılıp yaşlı adamlarla birkaç haftalığına evlendirilen kız çocukları var. Bu çocuklar kamplara geri gönderildiklerinde diğer insanlar tarafından baskı altında yaşamaya başlıyorlar" diye konuştu. Êzidî Kürtlere kaldıkları kamplarda Türk milli marşı ve ezan okutulduğuna dikkat çeken Leman, görüştükleri kadınların topraklarına gitmek istediğini ve birçok kadınında savaşa katılmak istediğinin altını çizdi.
(ro-mı/dk/fk)
