'Kıkır kıkır güldüğümüz bir dünya' için tüm kadınlara barış mektubu
17:44
JINHA
İSTANBUL - Barış İçin Kadın Girişimi (BİGK) üyeleri, eril savaş politikalarına karşı hemcinslerine mektup yazdı: "Bize diyorlar ki siz susun. Erkekleri verin vatan uğruna ölsünler öldürsünler. Biz Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Alevi, Sünni, Ermeni, hep beraber kıkır kıkır güldüğümüz bir dünya düşlüyoruz."
BİGK, savaşın kadınları nasıl etkilediği ve savaşın ne demek olduğunu anlatan bir mektup kaleme aldı. Mektupla birlikte barış kurdelesi hazırlayan kadınlar farklı dillerde barışı yazarak, sosyal medyada kurdelenin yaygınlaştırılmasını istedi.
"Biz Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Alevi, Sünni, Ermeni, hep beraber kıkır kıkır güldüğümüz bir dünya düşlüyoruz" denilen mektup şöyle:
Sevgili Kadınlar
Türkiye'de yine savaş var. Zaten çoğumuz savaşsız bir dönem görmedik ki bu ülkede.
Misal ben 45 yaşındayım ve tüm yaşamım, genç kızlığım ve sonrası, yüreğim ağzımda ölen asker ve gerillaları saydım.
Misal ben 25 yaşındayım, çocukluğumun anıları üstüne gazete kağıdı atılmış ölüler, öfkeli erkekler ve susarak ağlayan annemler.
Misal ben daha doğmadım, doğamayacağım da, annemin karnında geçen hafta uçaklar bombalayınca Zergele'de katledildim.
Sevgili Kadınlar
Türkiye'de yine savaş var. Her yerde kasvet, endişe, korku, yürek çarpıntısı.
Bize diyorlar ki siz susun. Erkekleri verin vatan uğruna ölsünler öldürsünler.
Bize diyorlar ki siz bize asker doğurun. Doğurun da doğurun.
Bize diyorlar ki işiniz vatana millete hayırlı çocuk yetiştirmek. Siz doğurun, biz tepe tepe kullanalım.
Sonra bize diyorlar ki emek verdiğiniz sevdikleriniz ölünce şöyle iyice bir ağlayın. Ağlayın ki göz yaşınız üzerine konuşalım biz. Cenazelerde ağlayın, mikrofon uzatılınca ağlayın.
Siz ağlayadurun biz savaşalım.
Tüm bunlar olurken kimimiz iş kazasında ölüyor, kimimiz evde dayak yiyor, kimimiz iş yerinde tacize uğruyor. Kimimizin evi yakılıyor Lice'de, Silopi'de. Kimimiz boşandık diye kurşunlanıyor, kimimiz ilk işten çıkartılan oluyor.
Bazılarımız hala her Cumartesi kaybedilmiş çocuklarının kemiklerini arıyor, bazılarımız her gün ona işkence eden kocasını öldürdüğü için ömür boyu hapis yatıyor.
Ama hayır biz bunları konuşamayız diyorlar. Bizim daha önemli işlerimiz var. Türkiye'yi dünya yıldızı yapacağız, düşmanları kovacağız, ülkeyi böldürtmeyeceğiz, sınırımızda asla yeni bir devlet oluşumuna izin vermeyeceğiz, her yere inşaat yapacağız. Siz bize asker verin, inşaat işçisi verin, siz inşaatları temizleyin, yemek yapın, siz ağlayın cenazelerde.
Sevgili kadınlar,
Biz başka bir yer düşlüyoruz. Savaşın bittiği bir yer. Ağaçların bombalarla yakılmadığı bir yer. Biz isteyenin doğurduğu, istemeyenin doğurmadığı, ama kimsenin asker doğmadığı bir yer düşlüyoruz. Biz bizim eşit söz ve yönetim hakkımız olan bir yer düşlüyoruz. Biz yüksek sesle itiraz ettiğimiz, itirazımıza sıkılan gazları çokluğumuzla etkisiz hale getirdiğimiz bir yer düşlüyoruz. Biz Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Alevi, Sünni, Ermeni, hep beraber kıkır kıkır güldüğümüz bir dünya düşlüyoruz.
Biz oradan oraya cenazelere değil, birbirimizle muhabbete gittiğimiz bir dünya düşlüyoruz.
Biz bundan sonra dünyaya geleceklerin savaş yaşamayacağı bir dünya düşlüyoruz.
Biz yüzde elliyiz. Bu savaşı biz durdurabiliriz. Biz başka bir dünyada yaşayacağız dersek başka bir dünyada yaşarız.
Kurdeleler yaptık. Barış için. Siz de takın. Ağlamayın. Bu savaşın parçası olmayın.
(fk)

