'15 Ağustos atılımının özü kadın rönesansı ve devrimidir'
09:02
JINHA
İSTANBUL - PKK'nin 15 Ağustos 1984 yılında silahlı mücadeleyi başlattığı Eruh baskını üzerinden 31 sene geçti. Halkın "Diriliş Bayramı" olarak kutladığı 15 Ağustos, Kürt kadınları için de ayrı bir anlam ifade ediyor, kadınlar 15 Ağustos'un özünü "Kadın rönesansı ve devrimi" olarak görüyor.
15 Ağustos günü, PKK'nin askeri kanadı olan HRK-Hêzên Rizgariya Kurdistan'ın (Kürdistan Kurtuluş Birliği) Mahsun Korkmaz öncülüğünde 30 kişilik olduğu belirtilen bir grup tarafından gerçekleştirilen ilk eyleme ilçede bulunan herkes tanıklık etti. Kürtler açısından her yıl "Diriliş Bayramı" olarak kutlanan Eruh baskını 31 yıldır dilden dile dolaşarak bu güne geldi. O güne tanıklık edenlerden biri olan Arif Beştaş şöyle anlatıyor: "Biz kahvede oturup oyun oynuyorduk. Saat 21.30 sıralarında bir silah sesi duyduk. Seslerden sonra 4 kişi oyun oynadığımız kahvehaneyi bastı. Gelenler, 'korkmayın bir şey yoktur' dediler. Kahvehanedekiler onları silahlı görünce kimi pencereden kaçmaya çalıştı, kimi tuvalete gitti, kalanların çoğu da kendini yere attı. Biz 3 kişi ayakta kaldık. O kadar şaşırmıştık ki ben oyun oynadığım kağıtları elimde unutmuş, öyle sıkı sıkı tutuyordum. Kahveye gelenler, 'Bizler sizin için yeni bir mücadele başlatıyoruz. Köleliğe artık yeter diyoruz. Biz ülkemiz için devrimi başlatıyoruz. Biz halkımızın daha özgür koşullarda yaşaması için geldik ve çalışacağız' dediler" diye anlattı.
15 Ağustos, aynı zamanda kadın hareketine öncülük eden bir atılım oldu. Kürt kadınları da kendilerine güven duydu ve özgürlük mücadeleleriyle birlikte kendi geleceğini PKK mücadelesinde görme noktasında adım attı. Kürt özgürlük mücadelesi içerisinde kadınlar da kendi mücadelelerinin ilk adımını atmış oldu. Kürt kadın hareketi 1984 yılından bu yana dağlarda özgürlük mücadelesi vererek şehirdeki kadınlara güven verdi. PKK'li kadınların öncülüğünde gelişen kadın ordulaşması dünyada ilklerden olurken, genelde dünya kadınları özelde ise Kürt kadınları açısından önemli bir kilometre taşı oldu.
'Özgürleşme adımını kadına attırmıştır'
15 Ağustos atılımının Kürt kadınının bilinçlenmesi konusunda önemli etkilere yol açtığını söyleyen Koma Jinên Kürdistan (KJK) Koordinasyon Üyesi Elif Ronahî, "15 Ağustos Atılımı, Kürt kadınının kendisine güven duymasını aynı zamanda kendi özgürlük mücadelesiyle birlikte, kendi geleceğini PKK mücadelesinde gören bir özgürleşme adımını kadına attırmıştır. 15 Ağustos Atılımı kadını bilinçli kılması, özgürlüğe yürümesini ve gerillaya akışını sağlama açısından da önemli bir rol oynamıştır" dedi. Gerillaya kadınların katılımının ilk önce parmak sayısını geçmezken daha sonra binlerce kadının özgürlük mücadelesine aktığını belirten Elif, "Kadının bu yıllarda mücadeleye katılımı hem Kürt halkı hem de Kürt kadını açısından büyük önem taşır. O zamana kadar dört duvarın dışına çıkamayan Kürt kadınları namus olarak ele alındıkları için farklı arayışlara girmelerine izin verilmiyordu. Farklı arayışları tamamen köreltilmiş bir kadın ve toplum gerçekliği vardı. 15 Ağustos hamlesi bu gerçekliği görmenin ve buna müdahale etmenin adıdır" diye anlatıyor.
'Kadınlar korkularını bu mücadeleyle yıkmıştır'
15 Ağustos'un özünü bir 'Kadın Rönesansı ve Devrimi' olarak değerlendiren KCK Genel Başkanlık Konseyi üyesi Sozdar Avesta, ise şunları söylüyor: "Dünyada kadınlar gerilla mücadelesinde çok yer almıştır ama başlı başına bir ordu olarak kurulması bizim mücadelemize özgüdür." PKK'nin gerçekleştirdiği bu hamlenin en başta Kürt kadınına büyük bir güven, inanç, direnç ve mücadele ruhu yarattığını ifade eden Sozdar, "Kadınlar korkularını ve özellikle kendisinde yaratılan tabuları bu mücadeleyle yıkmıştır. 1990'larda örgütlenen kadın ordulaşması, 15 Ağustos üzerinden geliştirilmiş ve dünyada ilk defa bir gerilla hareketi içinde ayrı bir ordu olarak örgütlenmiştir. Bu nedenle Kürt kadınları olarak bu mücadeleyi sadece bir silahlı mücadele olarak görmüyoruz" diye kaydetti.
'15 Ağustos kadınlar için kırılan umutların yeşermesidir'
1990'ların kitlesel kadın katılımına, 15 Ağustos'un etkisi olduğunu kaydeden KCK Yürütme Konseyi üyesi Fatma Adır ise, "15 Ağustos, kadın açısından kırılan umutların yeşermesi, duygu, ruh ve psikoloji olarak da kadın ve toplum cephesinde yenilenmeyi yarattı. Köylü Kürt kadını genç yaşta, 15 Ağustos'un yarattığı direniş ruhu ile mücadeleye katıldı ve çok önemli çalışma ve eylemlerin altına imzasını attı. Bu anlamda kadının kölelik ruhundan arındırılıp, ruhunun tümden temizlenmesi ve mücadeleye meyletmesine büyük katkı sundu" sözleriyle anlatıyor 15 Ağustos'un kadınlar açısından önemini.
Günümüzden bugüne gelindiğinde savaşın en keskin olarak ilerlediği Rojava bölgesinde ise kadınlar, kadın ordulaşmasının ne demek olduğunu ve feda ruhunun nasıl işlenmesi gerektiğini gösteriyor. Arîn Mîrxan'ın DAİŞ çetelerine karşı gösterdiği feda ruhu, vahşet çetelerine diz çöktürüyor. Başta DAİŞ çeteleri olmak üzere, halkları ezmeye ve bir halkın varlığını kabullenmeme sorunu yaşatan tüm egemenlerin şiddet politikalarına, Ortadoğu'da her geçen gün yeni bir insanlık suçuna imza atanlara karşı, kadınlar 15 Ağustos ruhuyla mücadeleye devam ediyor
(sö/dk/gc/fk)

