'Hiçbir güç aygıtının halkı yıldıramayacağına tanık olduk'
10:05
Bêrîtan Elyakut-Mizgin Adım/JINHA
ŞIRNEX - Silopi'de 3 sivilin yaşamını yitirmesine neden olan polis saldırılarını yerinden inceleyen Kadın Özgürlük Meclisi (KÖM) üyeleri, hiçbir güç aygıtının halkı yıldıramayacağına tanık olduklarını vurguladı.
7 Ağustos tarihinde Silopi'de devreye sokulan katliam politikası sonucu 3 sivil yaşamını yitirirken, onlarca kişi yaralandı. Gözaltına alınan yurttaşların cinsel işkenceye ve insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığı Silopi'de saldırılar hala devam ediyor. Katliamların gerçek yüzünü görmek adına incelemelerde bulunan KÖM üyelerinden ve Demokratik Aleviler Derneği üyesi Zelal Deniz Demir, havuz medyasının Silopi'de yaşananların üstünü kapatarak verdiğini ve bu nedenle yaşananları bire bir takip etmek istediklerini söyledi.
'Operasyonlar sistematik bir şekilde hayata geçirildi'
Yaşadığı duygu yoğunluğunun Silopi'de daha fazla olduğunu dile getiren Zelal, kapısının önünde vurulan yurttaşların aileleriyle konuşarak acılarına bir nebze de olsa ortak olmak istediklerini söyledi. Medyaya çok fazla yansımayan bir konu olduğunun altını çizen Zelal, "Bu operasyonlar çok sistematik ve planlı bir şekilde daha acımasız şekilde hayata geçirilmek üzere kurgulanmış. Güvenlik paketinin yasallaşmasıyla birlikte saldırılar artık çok aleni şekilde Silopi'de hayata geçirildi. Katliamlar, tecavüzler, işkenceler meşru bir şekilde yapılmaya başlandı ve buda şunu gösteriyor AKP hükümeti bugünleri planlayarak güvenlik paketini yasallaştırdı" dedi.
'Her alanda birincil göz olacağız'
Sivil halka dönük savaş açanın devletin kendisi olduğuna vurgu yapan Zelal, güvenlik güçlerinin halka büyük bir öfke ve nefretle saldırdığına dikkat çekti. Gittikleri her evde mücadelenin devam ettiğine tanık olduğunu kaydeden Zelal, halkın yaşatılan katliamlardan ürkemediğini ve daha öfkeli bir şekilde mücadelelerine devam ettiğini dile getirdi. "Sivillere saldıranlar halkı terörize etmeye çalışıyorlar" diyen Zelal, eline silah dahi almayan insanların suçlu gibi göstererek katledildiğini ve katliamın meşrulaştırıldığını vurguladı. Zelal, "KÖM olarak izlenimleri bulundukları alanlarda ve platformlarda anlamaya devam edeceğiz. Edindiğimiz izlenimleri raporlaştırdıktan sonra gerekli yerlere yollayacağız ve takipçisi olacağız. Katliamların üstünün kapanmaması adına sesimizi yükselteceğiz ve barış demeye devam edeceğiz. Savaş çığırtkanlarının kazanmaması adına her alanda birincil göz olacağız" diye konuştu.
'Devlet Kürdistan'da Kürtlere ait her şeyi yok etmek istiyor'
KÖM üyesi Gülsüm Ağaoğlu da Lice, Suruç ve Silopi'de yaptıkları incelemelerde 90'lı dönemlerdeki uygulamaları geride bırakan bir tabloyla karşılaştıklarını ifade ederek, iç güvenlik paketiyle tüm saldırıların meşrulaştırıldığını kaydetti. Tanıklarla yaptıkları görüşmeler ve elde ettikleri bilgiler dahilinde devletin Kürdistan topraklarında Kürtlere ait her şeyi yok etme konseptini uyguladığına tanık olduklarına dikkat çeken Gülsüm, devletin yaptığı saldırı ve katliamlarla Kürt halkını göçe zorladığını söyledi. Gülsüm, "Bunun için devlet infazlar, gözaltıları, hastane taramaları, tecavüzleri ve hiçbir neden göstermeksizin keskin nişancılarla katliamlara başlamış. Ancak ne Kürtler eski Kürtler ne de batı eski batı. Gezi direnişiyle başlayan kardeşlik köprüsünü Kürdistan'a taşımak adına buraya geldik" dedi.
'Hiçbir güç aygıtı halkı yıldıramaz'
Hiçbir güç aygıtının halkı yıldırmayacağını dile getiren Gülsüm, "Kimse Kürt halkının haklı mücadelesini, barıştaki ısrarını ortadan kaldıracak kadar güçlü değil. Geçici AKP hükümeti ve meşruiyeti olmayan Cumhurbaşkanı Kürt halkının iradesinin önüne geçemeyecektir" diye belirtti. Hakikatlerin kamuoyuna ulaşacağının altını çizen Gülsüm, gerekirse hak arama mücadelelerini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyacaklarını belirtti. "Gölgede hiçbir şey kalmayacak" diye konuşan Gülsüm, katledilen gençlerin ve kadınların hesabını sormak adına olayın takipçisi olacaklarını söyledi.
'Devlet için Şırnak'ın düşmesi Kürtleri yılgınlığa uğratma anlamına geliyor'
Katliamların artacağının ipuçlarını seçim öncesi gördüklerini dile getiren Gülsüm, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkan olamayacağının sinyalini aldıktan sonra hiçbir şeyi tanımadığını kaydetti. Cumhurbaşkanının Dolmabahçe mutabakatını tanımamasının ardından savaş konseptini hayata geçirdiğini söyleyen Gülsüm, "DAİŞ bahane edilerek Kürtlere ve bir bütün Kürdistan topraklarına müdahale edildi. Bunların bire bir uygulamalarını da Ağrı'nın Diyadin ilçesinde, Van'da, Silopi'de, Lice'de gördük. Devlet için Şırnak'ı düşürmek burada Kürt halkını yılgınlığa sürüklemek anlamına geliyor ve bu nedenle pilot bölge olarak Şırnak seçildi. Hiçbir şekilde bu politika yerine gelmeyecektir" dedi.
(gc)

