‘Daha fazla can almadan koruculuk derhal kaldırılsın’

13:45

JINHA


AMED – 1990-2009 yılları arasında korucular tarafından 299 silahlı saldırı gerçekleştiğini, bu saldırılar sonucunda 192 kişinin öldüğünü, 212 kişinin yaralandığını, 38 köyün yakıldığını, 14 köyün boşaltıldığını, 454 kişinin işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını, 12 kişinin de taciz ve tecavüze uğradığını belirten Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi, “Daha fazla can almadan koruculuk derhal kaldırılsın” şiarıyla imza kampanyası başlattı.


Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi, “Daha fazla can almadan koruculuk derhal kaldırılsın” şiarıyla imza kampanyası başlattı. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi, “Özellikle Kürdistan bölgesinde silahlı Kürt muhalefetinin eylemlere başlamasıyla yoksul ve işsiz bölge halkı zamanla ya göç veya koruculuğu kabule zorlandı.. Ellerinde silahla dağlarda, şehirlerde, köylerde gezen sivil insanlar zaman zaman kendi köylüsüne bunu bir üstünlük ve ayrıcalık aracı olarak kullandı. Geçici köy korucuları yol kontrollerinden ev baskınlarına ve sınır ötesi operasyonlara götürülen silahlı devlet gücünün/kolluk kuvvetlerinin yedeği haline getirildiler. Sayıları on binlerle ifade edilen geçici ve gönüllü köy korucuları başta 44 kişinin ölümüne neden olan Bilge Köyü katliamı olmak üzere birçok katliamın yanında, adam kaçırma, yaralama, insanları zorla yerlerinden edip topraklarına el konulması, köy ve orman yakmaları, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi toplumsal travmalara neden olan birçok hadiseye sebep olmuşlardır” denildi.


Koruculuğun suç tablosu


Yapılan araştırmalara göre 1990-2009 yılları arasında korucular tarafından 299 silahlı saldırı gerçekleştiği kaydedilen açıklamada, “Bu saldırılar sonucunda 192 kişinin ölümü ile 212 kişinin yaralanmış, 38 köy yakılıp 14 köy boşaltılırken 454 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmış, 12 kişi de taciz ve tecavüze uğramıştır. Etkin soruşturmalar geçirmeyen korucular, göstermelik birçok yargılama sonucunda cezasızlık ile mükâfatlandırılmışlardır. Zaman zaman basit disiplin cezaları gibi uygulamalara tabi tutulmuş iseler de arkalarında buldukları devlet desteği, koruculuğun kendisinin suç ve suçlu üreten bir mekanizma olarak devamını sağlamıştır. Barış sürecinin başlamasıyla oluşturulan Güneydoğu Anadolu Akil İnsanlar Heyeti tarafından hazırlanan raporda da ayrıntılarıyla yer alan koruculukla ilgili olarak neden olduğu acı sonuçlar itibariyle halkın büyük çoğunluğu tarafından sistemin lağvedilmesinin talep edildiği görülürken heyet tarafından da Kürtlerle barışın bir parçası olarak sistemin kaldırılarak mensuplarının rehabilitasyonu amacıyla gerekli yasal düzenlemelerin yapılması önerilmiştir” sözleri ifade edildi.  


‘Koruculuk kaldırılıncaya kadar mücadele edeceğiz’


Mazlum-Der olarak silahlı unsurların silahsız kişilere karşı tahakkümünü ortadan kaldırmak ve toplumsal barışın tesisi için barış süreci olarak adlandırılan bu dönemde en öncelikli ve ivedi konunun "koruculuğun kaldırılması" olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Silahların susmasının savunulduğu bir dönemde sivil insanların halen ‘geçici köy koruculuğu’ adı altında silahla dolaşmalarını ve sistemin suç ve suçlu üretmeye devam etmesine göz yumulmasının bu savunuya ve barışa aykırı olduğu kanaatindeyiz. Bu nedenle bugün başlattığımız kampanya ve bu kampanya çerçevesinde gerçekleştireceğimiz eylem ve etkinliklerle koruculuk sistemi tümden kaldırılıncaya kadar mücadele edeceğiz. Mazlum-Der Türkiye'deki hak ve özgürlük alanlarını daraltan uygulamalar ile güvenlik endeksli politikaların insan haklarına zarar verdiği kanaatindedir. Dolayısı ile bu tür uygulamaların son bulması için çalışır. Başlatmış olduğumuz bu kampanyadan amaçlanan öncelikle suça bulaşan korucuların tespiti ve yargılanmasını sağlamak, bugüne kadar koruculuk yapmış kişilerin emekliliği veya istihdamı ile ilgili tedbirlerinin alınması ile yeni mağduriyetlerin oluşmasını engellemek ve sonuçta koruculuk sisteminin kaldırılmasını sağlamaktır. Daha az tecavüz, daha az katliam ve daha az gasp ve kaçakçılık haberi almak ve artık köy ve orman yakılması haberi almamak için herkesi sonuç alıncaya kadar kampanyamıza destek vermeye bekliyoruz” sözleri kaydedildi.                               


(mg)