Cenazelerini bile defnederken barışı haykırdı bu halk
09:07
Bêrîtan Elyakut-Mizgin Adım/JINHA
ŞIRNEX - Keskin nişancıların ve güvenlik güçlerinin Silopi'de hayata geçirdiği kanlı savaş sonucu çocuklar babasız, anneler evlatsız, kardeşler kardeşsiz bırakıldı. 7 Ağustos'ta gerçekleşen sivil katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri konuştu: "Yaşanan onca katliamdan sonra bile hala bizlerin savaş istediğini söylüyorlar. Oysa bizler katliamlar son bulsun diye cenazelerimizi bile barışı haykırarak defnettik."
AKP iktidarının Türkiye ve bölgede yürüttüğü son savaş politikasıyla beraber keskin nişancılar ve sivil infazlar yine devreye girdi. Son zamanlarda neredeyse her gün sivil infaz haberlerinin gelmesiyle birlikte yurttaşlar bölgede "öz irade, öz yönetim" demeye başlarken, saldırının yoğun bir şekilde yaşandığı Şırnak'ın Silopi ilçesinde geçtiğimiz hafta 3 yurttaş polis tarafından katledilmişti. Katliamdan yaşamını yitirenlerden 3 çocuk babası Kamuran Bilin'in eşi Aysel Bilin, kendilerine ve eşine yaşatılanları anlattı. Eşinin 7 Ağustos günü işe gitmek için evden çıktığını söyleyen Aysel, eşinin ortağının yanından ayrıldığı anda keskin nişancılar tarafından katledildiğini belirtti.
'Hastanede polisler bize şiddet uyguladı'
Keskin nişancıların Kamuran'ı vurmasının ardından eşinin tekrar yerden kalkarak koştuğunu ancak aldığı yaradan kaynaklı tekrar düştüğünü söyleyen Aysel, kimsenin cesaret edip hastaneye götüremediğini kaydetti. Aysel, "Nişancılar onu vurduktan sonra kaçmaya başlamış sonrasında yere düşmüş kimse onu hastaneye götürmemiş. Panzer gelmiş ve panzerdekiler inip ayaklarına vurmuşlar bakmışlar yaşamıyor tekrar dönmüşler" dedi. Olayı öğrendikten sonra hastaneye giden Aysel, hastanede de polisin kendilerine şiddet uyguladığını ve eşini görmesini engellediklerini dile getirdi. Polisin Silopi'de bir katliam gerçekleştirdiğini kaydeden Aysel, "Ben hakkımı istiyorum eşim yok yere öldürüldü. Allah benim, çocuklarımın ve onun gençliğinin hakkını yerde bırakmasın. Eşim daha 26 yaşındaydı ben de 20 yaşındayım evimize yeni geçmiştik. Daha evimizde iyicene oturmamıştık" diye konuştu. Hayatının tek anlamının çocukları olduğunu belirten Aysel, " Eşime bunu yapan çocuklarıma da aynı şeyi yapar korkudan evimden dışarı çıkamıyorum" şeklinde konuştu.
'Kendimizi inkar etmemizi istiyorlar'
Kamuran'ın kayınvalidesi Muhteber Başlık, kızının 3 çocuğunun olduğunu ve 3 aylık bebeğin babasız bırakıldığını vurgulayarak, "Tüm Kürt halkının başı sağ olsun. Biz Kürt'üz dilimizi ve kültürümüzü istiyoruz. Bizim kendimizi inkar etmemizi istiyorlar ancak bunu asla kabul etmeyeceğiz" dedi. Tek umudunun bu olayların son bulup kalıcı bir barışın gerçekleşmesi olduğunu söyleyen Muhteber, "Çocuğumuz Kürt olduğu için öldürüldü. Bunun için düşmüyor ayaktayız fakat yine de yüreğimiz yanıyor" diye belirtti. Her gece silah sesleri duyduklarını ifade eden Muhtaber, "Boş yere ateş açıyorlar onlara kim ne yapmış, Kamuran onlara ne yapmıştı. Polislerle savaştı mı" diye sordu. Kamuran gibi birçok gencin polisler tarafından vurulduğunu söyleyen Muhteber, Kamuran'ın 3 aylık çocuğunu göstererek " Bu çocuk babasız bırakılır mı? Biz bu çocuğa babasının ismini verdik. Artık yeter başka gençler ölmesin. " dedi.
'Kürdistan'da kimsenin can güvenliği bulunmuyor'
Katliamda yaşamını yitiren bir diğer isim olan Hamdin Ulaş'ın kızı, Zelal Ulaş, babasının evi yanan komşuna yardıma gittiği sırada yaralandığın dile getirerek, "Babam komşuya yardıma gittiği sırada polisler gelme demişler babam da 'Ben nasıl komşuma yardı etmem' diyor ve ona doğru gidiyor. O sırada babam kolundan yaralanıyor. Babam hastaneye götürüldükten sonra onu hastane bahçesinde katlediyorlar" dedi. Artık akan kanın durmasını istediğini söyleyen Zelal, " Onlar zalimdir onlar istemiyor olabilir fakat biz barış diyoruz. Kimsenin ölmesin istemiyoruz. Bir tek dileğimiz var o da barış fakat durmuyorlar bu sokaklara gelip bekliyorlar ve bize sıkıyorlar. Kürdistan topraklarında insanların can güvenliği bulunmuyor. Evimizden dışarı adım attığımız an katledileceğimizi düşünüyoruz" diye konuştur.
'Kimse hakkımız olanı bizden almaya kalkmasın'
Kürdistan topraklarında gençlerin ya dağa ya da YDG-H'ye katılmasının tek nedeninin devlet terörünün olduğuna dikkat çeken Zelal, Kürt gençlerinin katliamdan geçmemek ve zulme maruz kalmamak adına kendini savunmak istediğini kaydetti. Zelal, "Yaşanan onca katliamdan sonra bile hala bizlerin savaş istediğini söylüyorlar. Oysa bizler katliamlar son bulsun diye cenazelerimizi bile barışı haykırarak defnettik. Devlet artık elini topraklarımızdan çeksin. Bizler sadece onurlu bir barış ve yaşam istiyoruz. İşkencelerle, katliamlarla bizleri yolumuzdan döndüreceklerini düşünenler yanılıyor. Kimse artık hakkımız olanı bizden almaya kalkmasın. Bizler mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.
(ma/zd)

