Kültürel yaşamın vazgeçilmezi, Halk oyunları
08:31
Derya Ceylan / JINHA
RIHA - Siyasi ve sosyal bilimin kökeni olarak bilinen folklor, Kürtlerin kültürel yaşamında bugüne kadar yerini korudu. Kürtler bakımından halk oyunları ve dengbej stranları bugün bile hala büyük bir öneme sahip olarak kültür sanat merkezlerinde yeni nesillere aktarılmaya devam ediliyor.
Halk Oyunları Eğitmeni Deniz Terece, 2001 yılında Adana Mezopotamya Kültür Merkezi’nde Halk oyunları eğitmenliği yapmaya başladı. Üç yıldır Viranşehir’de Halk oyunları eğitmenliğine devam eden Deniz, “Viranşehir Kültür Sanat Merkezi’nde Halk oyunları eğitimini ilk verdiğim dönemlerde ya sadece erkek gruplar, ya da sadece kadın gruplar geliyordu. Biz bunu bir türlü karma duruma dönüştüremedik. Halk oyunlarında biz üç yıl sonrasına baktığımız zaman gençlerin bunu aştığını gördük” dedi.
'Halk oyunları olgunluk isteyen bir iştir'
Halk oyunlarının giyim kuşam, baş bağlama, figür ve vücut dilini kapsadığını belirten Deniz, folklorun ise çok geniş bir alana sahip olduğunu söyledi. Halk oyunlarını görsel anlamda sevdirmeye çalıştıklarını kaydeden Deniz, 13-18 yaş arası kız çocuklarından oluşan bir grup oluşturduklarını dile getirdi. Deniz, “Grup olarak üç-dört defa sahneye çıktık. Ailelerden çok olumlu tepkiler geldi” diye konuştu. Gençlerin halk oyunlarına çok sıcak bakmadığından yakınan Deniz, "Çocuklar için ciddi anlamda halk oyunları ve müzik dediğimiz zaman, aileler tarafından müzik daha ağır basıyor. Halk oyunları biraz daha olgunluk isteyen bir iştir" diye belirtti.
'Halk oyunları ile özgüven artıyor'
Halk oyunlarının yaşamındaki yerinin önemine işaret eden Deniz, “Halk oyunlarına başlayan bir insan belirli bir dönemden sonra dengbej dinlemeye başlar, köyde yaşamak ister, eski şeyler dikkatini çeker, bunu yaşam biçimi haline getirir. Halk oyunları ile ilgilenen bütün arkadaşlarımız 'Ben etkilenmişsem ailem de etkilenmiş, ailem etkilenmişse çevre de etkilenmiş ve dolayısıyla hepsi birbirini tamamlayan alanlardır" dedi. Deniz, genç kadınların zamanla ciddi bir iş yaptıklarının farkına varma şeklinde bir değişikliğin kendiliğinden oluştuğunu söyleyerek, "Kadınlar 'Bende sanat ve kültür alanında bir şeyler yapıyorum' diyebiliyor. Kadınlar bunu fark ettiği zaman kendilerine olan özgüvenleri artıyor, ciddi anlamda bir olgunluk kazanıyor, ilişkileri paylaşım düzeyinde oluyor" şeklinde konuştu.
'Biz halkın önüne çıkmaktan mutluyuz'
Viranşehir Kültür Sanat Merkezi’ne dört yıldır geldiğini belirten 13 yaşındaki Dilan Tatlı, "Halk oyunlarını öğrendim, çalışmalarımız güzel gidiyor. Biz diğer arkadaşlarımızın da buraya gelmesini istiyoruz. Kültürümüzün gelişmesi için ailelerin çocuklarını göndermelerini istiyoruz” sözlerini ifade etti. Viranşehir Kültür ve Sanat Merkezi’ne gelmeden önce kendisini rahatça ifade edemediğini kaydeden Şevda Güzel (12), dört yıldır Viranşehir Kültür Sanat Merkezi’nde halk oyunları eğitimi aldığını söyleyerek, "Biz festivallere çıktığımızda çok heyecanlanıyoruz. Biz halkın önüne çıkmaktan çok mutluyuz. Kültürümüzün daha da büyümesini istiyoruz" dedi.
(dc/mg)
