'Faili erkek devlet yargı önünde hesap vermeli'
14:46
JINHA
HABER MERKEZİ - YJA Star gerillası Kevser Eltürk'ün (Ekin Wan) cenazesine yönelik saldırıyı protesto için Diyarbakır Van, Mardin ve Nusaybin'de kadınlar eylemdeydi. Kadınlar eril devlet zihniyetinin kadına yönelik savaş politikalarını kınayarak, "Ekin'in ruhu binlerce kadının bedeninde yaşıyor" dedi. Cenazeye yönelik saldırıyı kınayan ÖHD Kadın Komisyonu ise failinin erkek devlet anlayışı olduğunu belirterek, Türkiye Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yargılanması gerektiğine dikkat çekti.
MARDİN
Mardin'in Nusaybin ilçesinde Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Muş Varto'da çıkan çatışmada yaşamını yitiren YJA Star savaşçısı Kevser Eltürk'ün (Ekin Wan) cenazesine işkence yapılarak, bedeninin teşhir edilmesini protesto etti. DBP ilçe binası önünde yapılan açıklamaya onlarca anne katıldı. "Ekin Wan'a yapılan katliamın hesabını tüm kadınlar soracak" pankartının açıldığı açıklamada, sloganlar atıldı. Anneler adına açıklama yapan barış annesi Hanife Yıldırım, yapılan vahşetin kabul edilemeyeceğini dile getirerek, "Bir damla kanımız kalıncaya kadar bu saldırıyı kabul etmeyeceğiz ve karşısında duracağız" dedi. Annelerden Perihan Altuğ ise saldırılarla Kürt kadınının ve Kürt halkının gözünün korkutulmaya çalışıldığına dikkat çekerek, "Biz bu tür saldırılardan korkacak değiliz. Şunu iyi bilmeliler kadınlar olarak, onların cellâdı olacağız. Kadınlar, Kürt kadınını katledenlerin cellâdı olacaktır. Hiçbir zaman Kürt kadının ve bütün kadınların gözlerini korkutamayacaklar. Yapılan bu vahşi saldırıyı lanetliyoruz" diye konuştu.
Mardin'de kadınlar yürüdü
KJA aktivistleri de Ekin Wan şahsında devletin kadın bedeni üzerinde yürüttüğü savaş politikalarına karşı yürüyüş yapıldı. Yürüyüşe Barış Anneleri Meclisi, HDP milletvekilleri Gülser Yıldırım ve Enise Güneyli, DBP, HDP'li yöneticiler, belediye eşbaşkanları ve çok sayıda kadın katıldı. DBP il binası önünde bir araya gelen kadınlar "DAİŞ vahşetinin devamı olan devlet katliamlarını kınıyoruz" yazılı pankart açarak "Şehit namırın", "Jin Jîyan azadî", "Ekin Van'a uzanan eller kırılsın", "Ekin Van ölümsüzdür" sloganları eşliğinde Karayolu Parkı'na yürüdü.
'Alçakça bir saldırı'
Burada konuşan DBP İl Eşbaşkanı Perihan Ağaoğlu, Kürt halkının kırk yıllık mücadelesine dikkat çekerek bu mücadeleye devamlı baskı ve katliamlarla karşılık verildiğini söyledi. Tüm yaşananlara rağmen KJA'lı kadınlar olarak barışta ısrar edeceklerinin altını çizen Perihan, "Bu topraklar ana doymuştur. DAİŞ'i aratmayan yöntemlerle bir kadın gerilla katledildikten sonra bedeni üzerinden bir halkın onuru kendilerince ayaklar altına alınmıştır. Bu uygulama, 12 Eylül faşist darbesinden bugüne dek şahit olmadığımız bir vahşet ve barbarlıktır. Kadın yoldaşımız Ekin Van'a dönük gerçekleştirilen bu yaklaşım özelde Kürt kadınına, genelde tüm kadınlara ve Kürt halkına yönelik bir durumdur. Katledildikten sonra cenazeye yapılan bu insanlık dışı uygulama ve işkence alçakça bir saldırıdır. Biz kadınlar olarak bu DAİŞ zihniyetli yaklaşımlara karşı yaşamın her alanında Ekin Van yoldaşımızın 'Onuru onurumuzdur' diyor ve yaşamın her alanında zalimlerin diktatörlerin karşısında demokrasiyi eşitliği halkların bir arada barış içinde yaşamasını sesimizin çıktığı oranda haykıracağız" dedi.
'Onun ruhu binlerce bedende yaşıyor'
HDP Mardin Milletvekili Enise Güneyli ise "Herkesin bunu bilmesi gerekli ki savaşçı ve onurlu bir kadına tüm dünya borçludur. Bunu da hiçbir zaman unutmayın sizler savaşçı bir kadının elbiselerini de çıkarsanız, kemiklerini de dağıtırsanız yinede onu kötü bir duruma sokamazsınız. Çünkü onun ruhu binlerce bedende yaşamaktadır. Muş valisi olaydan sonra bir açıklama yaparak fotoğrafları paylaşan kişi hakkında soruşturma başlatacağını söylüyor. Ama biz ondan bunu yapanlara karşı soruşturma açmasını bekliyorduk. Buda onların bizlere yaklaşım tarzını açık bir şekilde ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu. Yapılan açıklama ve konuşmanın ardından kadınlar beş dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi.
DİYARBAKIR
Ekin Wan'ın işkence ile katledilmesi ve cenazesine yönelik saldırıya bir tepkide Diyarbakır Barış Anneleri Meclisi'nden geldi. Meclis binasında bir araya gele anneler adına basın açıklaması yapan Nevriye Kaçan, Kürt kadınları üzerinden yürütülen kirli politikaları kabul etmeyeceklerini belirtti. Nevriye AKP hükümetine seslenerek, "Ne Önderliğe ne de Kürt gençlerine, Kürt kadınlarına karşı başlattığınız savaşı kabul etmiyoruz. Siz savaş dedikçe biz barış demeye devam edeceğiz. Aklınızı başınıza alın ve daha fazla can kaybı olmadan bu savaşı durdurun" dedi. Nevin tüm asker annelerine "Evladınız askere göndermeyin" çağrısı yaparak, "Biz yine her şeye rağmen barış sesimizi yükseltiyorduk. Erdoğan başkan olamadığı için ülkeyi savaşa sürüklüyor. Hem Türklerin hem de Kürtlerin başını belaya sokuyor. Biz onun gibi cumhurbaşkanını kabul etmiyoruz. Biz onu bu ülkenin başkanı yaptırmayacağız. Yazıklar olsun ona ki bu kadar gencin yaşamını çalıyor. Biz artık Diyarbakır'dan savaş uçaklarının kalkmasını istemiyoruz. Nasıl bir vicdanı var onun ki kalkıp bir kadının cansız bedenini yerlerde sürükletiyor. Zaten öldürmüşsün, kıymışsın gencecik bedenine daha ne istedin de işkence ettin. Nasıl bir vicdan var sende, nasıl bir merhamet var sende. Müslümanım diye ortalıkta dolaşıyorsun. Hangi dinde hangi Müslümanlıkta can vermiş bedene işkence etmek var. O gerilla bizim evladımızdır, bizim canımızdır. Ona yapılan zulüm, işkence tüm Kürt halkına yapılmıştır. Sadece Kürt değil, Türk anaları da bu savaşa dur desin ve evlatlarını askere göndermesinler" diye konuştu.
WAN
Van'ın Gürpınar ilçesinde de Ekin Wan şahsında Kürt kadınlarına yönelik saldırıya ilişkin Belediye Kadın Kurulu, belediye toplantı salonunda basın toplantısı düzenledi. Belediye Eşbaşkanı Yıldız Çetin, DBP İlçe Eşbaşkanı Şevda Tanış ile kadın kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda basın açıklamasını kurul üyesi Newroz Ürün okudu. Newroz, "12 Eylül darbecilerinin eseri olan yasalara dayanarak iktidar olmayı sürdürmek isteyen AKP, HDP'nin barajı aşması ile tek başına iktidar olma şansını da kaybetti. Hükümet yetkililerinin seçim sürecinde de belirttikleri üzere, AKP'nin tek başına iktidar olma şansını kaybetmesi ile toplumu cezalandırırcasına çatışmalı sürecin fitilini ateşleyerek, büyük bir hevesle 1990'lı yıllara dönme çabalarına girişti" dedi.
'AKP kadınları mücadeleden alıkoymayı hedefliyor'
Newroz, "Varto'da Kevser Eltürk çıkan çatışmada yaşamını yitirmiş, ardından da cansız bedenine işkenceler yapılmıştı. Cansız bedenindeki işkence izleri bariz iken, sonrasında ortaya çıkan görüntüler, işkencenin sadece bununla sınırlı olmadığı, Kevser'in çırılçıplak soyularak sokağa atıldığı, bedeninin teşhir edildiği anlaşıldı. Muş Valiliği'nin de kabul ettiği bu görüntüler ile kirli savaş yürütücülerinin, Kevser 'in cansız bedeni üzerinden toplumu, özellikle de kadınları sindirmeyi, özgürlük yürüyüşünden alıkoymayı hedeflediği bilinen bir gerçektir. Diğer bir gerçek ise, Kevser şahsında Kürt toplumunun aşağılanmak istenmesidir. Kirli savaş yürütücüleri şunu açıkça bilmeliler ki, kim ne yaparsa yapsın, kadınları özgürlük yürüyüşünden alıkoyamayacaklardır. Ayrıca, aşağılamak istediğiniz Kürt toplumu Kevser'in mücadelesine daha bir sahip çıkacak, mücadeleyi daha bir sahiplenecektir" diye belirtti.
İSTANBUL
ÖHD Kadın Komisyonu konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, erkek devlet zihniyetinin kadın bedeni üzerinden yürütmeye çalıştığı savaş politikalarını kadınların iyi tanıdığına vurgu yapıldı. Açıklamada, "90'lardan bu yana Türkiye ve Kürdistan'da bir savaş politikası olarak kadın mücadelesi beden üzerinden acursuzlaştırılmaya çalışılmaktadır. Kadın özgürlük mücadelesini yürüten kadınların cenazelerine yapılan cinsel işkence, fiziki işkence, çırılçıplak soyup dışarıya çıkarma yöntemleri erkek devlet zihniyetinin saldırı biçimleridir. Bu zihniyetin hala devam ettiği ise ortaya çıkan yeni vicdansızlıklarla görülüyor" dedi.
'Devletin Kürt kadınlarına düşmanlığının somut hali'
ÖHD Kadın Komisyonu'nun yaptığı açıklama şu sözlerle devam etti: "10 Ağustos 2015 tarihinde Muş'un Varto ilçesinde infaz edildikten sonra bedeni teşhir edilen gerilla Ekin Wan' a ait fotoğraflar yayınlandı. Devlet yetkililerinin bu vahşeti gerçekleştirenleri soruşturup yargılaması gerekirken; fotoğrafları yayanlar hakkında gerekli işlemlerin yapılacağı şeklindeki açıklaması; Kadın bedeninin teşhiri üzerinden düşman görülenin aşağılaması, erkek aklın şekillendirdiği kamusal erk için meşru görüldüğünü ortaya koymaktadır. Böylelikle bu insanlık dışı saldırıyı gerçekleştiren, adeta "Türk'ün gücünü" göstermeye çalışanlar Ekin Wan'ın temsil ettiği tüm değerleri, ulusu ve Kürtlerin siyasal temsilcilerini de aşağıladıklarını sanıyor olmalılar. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaşan, mücadele eden Kürt Kadınına olan kin ve düşmanlığının somut bulmuş halidir Ekin Wan'ın bedeni.
'Faili belli erkek devlet'
Erkek devlet zihniyetine karşı kendini örgütleyen bir halk hareketinin gerillası olan Ekin Wan'ın bedenini teşhir eden bu katliamcı, sömürgeci, tecavüzcü devletin bugün Şengal'de Ezidi kadınlara tecavüz eden, köle pazarlarında satan İŞID Çetelerinden, Özgecan Arslan'ı vahşice katlederek yakan zihniyetten, Nevin Yıldırım'a Ağırlaştırılmış müebbet veren Yargı sisteminden hiçbir farkı yoktur. Bu bağlamda gerilla Ekin Wan'ın bedenine yapılan, erkek devlet zihniyetinin kadın kimliğine yönelik saldırısı olup Kürt Halkının değerlerine ve var olma mücadelesine beslenen kin ve düşmanlığının sonucudur. Bu nedenle hiçbir halkın, kadının kimliği, bedeni, onuru cezasızlık politikasından yararlanmamalı ve faili belli erkek devlet yargı önünde hesap vermelidir."
(bc-ht-ro/fk)

