18 gün önce katledilen kadının kimliğinin tespiti için savcı kılını kıpırdatmamış!
17:21
JINHA
AMED - Diyarbakır'da 18 gün önce katledilmiş halde cenazesi Alibardak köyü yakınlarında bulunan kadının kimliği henüz belirlenemedi. Yasal süre geçmesine rağmen kimse tarafından alınmayan cenaze, kadın örgütleri tarafından defnedildi. Cenazede konuşan KJA aktivisti Medine Ölçen, "15 gün morgda bekletilen kadın cesedine sahip çıkacak kimse olmadığı gibi savcılık da kadının kimliğini belirlemek için gereken işlemi yapmamış" dedi.
Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Alibardak köyünde 31 Temmuz'da kafasına iki el ateş edilerek katledilmiş olarak bulunan kimliği belirsiz 30-35 yaşlarındaki kadının cenazesi 18 gündür Eğitim ve Araştırma Hastanesi Morgu'nda bekletiliyordu. Yasal süre geçmesine rağmen savcılık tarafından kimliğinin tespiti yönünde hiçbir işlem yapılmayan kadının cenazesini almak için kadın örgütleri Cumhuriyet Savcılığı'na başvuru yaptı. Cenazeyi ancak bu gün alabilen kadın örgütleri, törenle Yeniköy Mezarlığı'na defnetti. Cenazeye DBP İl Eşbaşkanı Hafize İpek, HDP Milletvekili Çağlar Demirel, Sur Belediye Eşbaşkanı Fatma Şık Barut ve KJA bileşeni kadın örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda kadın katıldı Camide yıkanan cenazeyi daha sonra omuzlayan kadınlar kabrinin başına kadar "Erkek vuruyor devlet koruyor", "Kadına uzanan eller kırılsın" ve "Katil devlet hesap verecek" sloganlarıyla taşıdı.
'Savcı kimliği belirlemek için işlem yapmadı'
Burada cenaze defnedildi ve ardından Medine Ölçer kadın örgütleri adına kısa bir açıklama yaptı. "15 gün morgda bekletilen kadın cesedine sahip çıkacak kimse olmadığı gibi savcılık da kadının kimliğini belirlemek için gereken işlemi yapmamıştır. Her geçen gün kadınların öldürülmesi ve binlerce kadının şiddete uğraması toplumsal bir travmaya dönüşmüş durumda. Her gün içimizden birilerinin öldürülmesi isyanımızı öz savunmaya dönüştürüyor. Şiddet tarihsel yazgımız haline getiriliyor. Kadınları savunan bir devletin varlığı söz konusu değil. Kana susamış, iktidar için tüm milleti ölüme gönderebilecek, geçici savaş hükümeti olan AKP ile karşı karşıyayız. Devlet kadınları katleden eli kanlı katilleri koruyor. Öyle kabarık listesi var ki devletin, kendini aklayacak bir kanal bulamıyor. Bir yandan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kadına yönelik şiddete karşı sıfır tolerans diye açıklama yapıp toplumun öfkesini yatıştırmaya çalışırken diğer yandan kimliği belirsiz kadınların cesetleri var" diye konuştu.
'Devlet ölen kadının cesedinden bile korkuyor'
Devletin hala kadını değil aileyi koruma altında tuttuğunu söyleyen Medine, Malatya'da kendi yaşamını kurmak isteyen Zümrüt Bayram'ın aile meclisinin kararıyla kurşunlanarak öldürüldüğünü hatırlattı ve "Bizi aile kurmaya ya da çocuklarının gözleri önünde yakılarak, parça parça doğranarak öldürülen kadınlara dair çözüm üretmiyor" dedi.
Varto'da işkence ile katledilen ve cenazesi teşhir edilen YJA Star gerillası Kevser Eltürk'ü (Ekin Wan) hatırlatan Medine, "Devlet ölen kadının cesedinden bile korkuyor olmalı ki, o cesede çırılçıplak haliyle işkence yapacak kadar ileri gitmiştir. Bilinmesini isteriz ki, Ekin Van'ın çıplak cesedi kadın direnişinde en onurlu sembolümüz olacaktır. AKP ve emrindekiler kadının direnişinden korkmaya devam etsin çünkü kadının öfkesi kimseyi tanımaz. Kadın haklarını elde edinceye ve kadın ölümlerini durduruncaya dek susmayacağız" diye konuştu.
'Katledilen tüm kadınların hesabını soracağız'
HDP Milletvekili Çağlar Demirel ise kadınların örgütlenip mücadelelerini yükselttikçe erkeğin ve devletin kadınlara dokunamayacağını söyledi. Çağlar, "Bugün hukuk devleti diyoruz ancak 15 gündür katledilen bir kadının kimliği hala açıklanmamıştır. Hala katillerini bulamamışlar ve kadını önemsemediklerini burada da kanıtlamışlardır. Kadının iradesinden, direnişinden, gücünden ve onurlu mücadelesinden korkuyor. Korkuyor ki Ekin Wan yoldaşımızı Varto'da bedeni üzerinden oynanarak teşhir edilmeye çalışılmıştır. Ancak şunu çok iyi bilmelidir ki Ekin yoldaş bizim onurumuzdur. Biz kadınlar erkek egemen sistemin deşifre olduğunu bir kez daha gördük. Bunları sindirmeyeceğiz ve katledilen tüm kadınların hesabını devlete soracağız" diye konuştu.
Konuşmaların ardından kadınlar okunan duaların ardından "Jin, jiyan, Azadi" sloganları ile mezarlıktan ayrıldı.
(bc-ny/fk)
