Duvarların gölgesinde gizlenmiş mayın gerçeği!
12:52
Derya Ceylan /JINHA
AMED – BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, Nusaybin’de sınıra duvar örülmesine karşı 6 gündür ölüm orucu eyleminde olan Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan’ın eyleminin Kürt kadın hareketi açısından onur verici olduğunu belirterek, Kürtlerin duvara asla izin vermeyeceğini vurguladı. Mayınsız Bir Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten ise, insan güvenliğinin ve insan haklarının duvar tartışmaları ile geride bırakıldığı bu günlerde böyle bir olayın meydana gelmiş olmasının utanç verici bir durum olduğunu belirtti.
Mardin’in Nusaybin ilçesi ile Rojava’nın Qamışlo kenti arasındaki sınır hattı üzerinde yapımına devam edilen “utanç duvarı”na tepkiler giderek büyürken, Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, duvar yapımına karşı başlatmış olduğu ölüm orucunun 6’nıcı gününde. “Utanç duvarı”nın Kürtler arasına konulan sınırın daha da belirginleştirilmesi için olduğuna dikkat çeken BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, Kürtlerin aralarında örülen sınırları yok saydığını ve ”utanç duvarı”nı da asla kabul etmeyeceğini dile getirdi.
‘Bedeli ne olursa olsun duvarın karşısında olacağız’
Kürtlerin örülen bu duvarları ve engellemeleri kabul etmeyeceklerini söyleyen Mülkiye “Ayşe Gökkan işgalci güçlerin yaklaşımı olan Kürtleri birbirinden ayırma isteğine karşı kendi yaklaşımını göstererek ölüm orucuna girdi. Bu eylem, Kürt kadın hareketi açısından onurlu bir yaklaşımdır. Kürt halkı olarak her zaman arkadaşımızın yanında olacağız. Bedeli ne olursa olsun duvarın karşısında duracağız” dedi. Günümüz 21’inci yüzyılının artık sınırları kabul etmediğine işaret eden Mülkiye, “Almanya’daki Berlin duvarı ve Filistin’e karşı İsrail’in yaptığı duvar yıkılırken, bu gün Kürdistan sınırları arasında yapılmak isteniliyor. Hem de bu duvar günümüz 21’inci yüzyılında yapılmak isteniyor. Bu utanca karşı çıkacağız. Duvara izin vermeyeceğiz” dedi.
Mayınsız bir dünya için kampanya
Türkiye topraklarının artık mayından arınması gerektiğini söyleyen Mayınsız Bir Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten, Türkiye’de ve dünyada anti personel kara mayınların yarattığı sorunlara ilişkin çalışma yürüttüklerini belirterek, “Mayınların yasaklanmasını ve imhasını öngören Ottowa Sözleşmesi’nin devletler tarafından kabul edilmesi ve sözleşmenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesine ilişkin bir çalışma sürdürüyoruz” dedi. “1992’den bu yana dünyada mayınlara karşı ciddi kampanyalar yürütülüyor” diyen Muteber, “Mayınsız bir dünya için dünyada ve Türkiye’de mayınların temizlenmesi için kampanyalar yapıyoruz” ifadesinde bulundu.
Mayınları temizlemeyen Türkiye’den ek süre talebi
Türkiye’nin 2004 yılında imza attığı Uluslararası Mayın Yasaklama Sözleşmesi’ne göre 2014 yılına kadar var olan bütün mayınların temizlenmiş olması gerektiğine dikkat çeken Muteber, “Geçtiğimiz Mayıs ayında Türkiye, mayınların temizlenmesi için 8 yıl gibi ek süre istedi. Türkiye, ‘Alanlar çok geniş, bu mayınlı alanların bulunduğu yerlerde süren çatışmalar ve çatışma ortamı nedeniyle mayınları temizleme işlemini gerçekleştiremedik. Bürokratik işlemlerde uzun sürdü, ama önümüzdeki 8 yıl için 2022’ye kadar sınırlarda var olan mayınları temizleme işlemini gerçekleştirmiş olacağız’ diye rapor sundu. Şu an Türkiye’de bir milyon civarında mayın var ve 10 yıldır bu mayınlar temizlenmiyor. Onca yıl heba oldu. Sözleşme gereği bu süre içerisinde mayınların temizliğinin tamamlanması gerekiyordu. Bu önemli bir kayıptır” sözlerini dile getirdi.
‘Mayınlar acilen temizlenmelidir’
Türkiye’de üç günde bir mayın vakası yaşandığına dikkat çeken Muteber, geçtiğimiz hafta Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde 8 yaşındaki Behzat Özer’in oyuncak sandığı mayınla oynaması sonucu öldüğünü hatırlatarak , “Bu tür olaylarda ölen ya da yaralananların yüzde 60’ı çocuklardır. Bu mayınlar toprakta döşeli vaziyette kaldığı sürece yeni mayın vakalarının meydana gelmemesi gibi bir lüksümüzde olamayacak. Özellikle köye dönüşlerin yaşandığı bu dönemde mayınların acil bir şekilde toplanması gerekiyor” dedi.
‘Sınırlara duvar örülmesi utanç verici bir durumdur’
Nusaybin Qamışlo arasındaki sınırda örülmek istenen duvara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Muteber, “Mayınsız bir Türkiye, mayınsız bir Ortadoğu ve mayınsız bir dünya hedefi ile bütün bu çalışmaları gerçekleştirmeye çabalarken, Türkiye’nin biran önce mayın temizliğini gerçekleştirmesini beklerken bir de baktık ki mayınlı alanlarda özellikle Nusaybin sınırında duvar örülmeye başlandı” dedi. Dünya genelinde artık sınırlara karşı ciddi mücadele verildiği bu dönemde Türkiye’de duvar örülmesinin utanç verici olduğunu dile getiren Muteber, “İnsan güvenliğinin ve insan haklarının duvar tartışmaları ile geride bırakıldığı bu günlerde böyle bir olayın meydana gelmiş olması gerçekten utanç verici bir durumdur. Herkesin söylediği gibi bu utanç verici bir olay ve oradaki duvarda bir utanç duvarıdır” şeklinde konuştu.
(dc/zd/mg)

