Kadın katliamlarını meşrulaştıran medyaya 'eril dilini düzelt' çağrısı
09:41
Şehriban Aslan/JINHA
AMED - Türkiye'de son zamanlarda kadın katliamlarının tekrar arttığını ve medyanın haberi servis etme biçimiyle bu katliamları meşrulaştırdığını belirten Ekin Ceren Kadın Danışma Merkezi sosyologu Ayşe Çaçan, medyanın eril dilini bir an önce düzeltmesi gerektiğini söyledi.
Kadınlara ve çocuklara yönelik katliam taciz, şiddet ve tecavüz olaylarına her gün bir yenisinin eklenmesine rağmen, yargı hala suçluları tutuksuz yargılamaya ve hatta serbest bırakmaya devam ediyor. Binlerce kadın ve çocuğun cinayete, şiddete, tacize ve tecavüze maruz kaldığı Türkiye'de, bu durumu besleyen faktörlerin başında yine erkek egemen zihniyetin hâkim olduğu kolluk ve yargı mekanizmaları geliyor. AKP tarafından oluşturulan savaş ortamının kişileri derinden etkilediğinin altını çizen Amida Kadın Dayanışma Merkezi çalışanı Ezgi Yalçın, "AKP'nin iktidarlık uğruna başlattığı savaşla beraber ölümlerde artmaya başladı. Savaş ortamı oluşunca kimse kadın katliamlarını ne duyuyor ne de ses çıkarıyor. Son bir hafta içerisinde üç kadın arkadaşımız katledildi ama hiçbir yerden tepki gelmedi" diye belirtti.
'Ülkede devlet ve yargı kadına karşı görevini yerine getirmiyor'
AKP'nin iktidarı uğruna yarattığı ve ülkeyi adım adım kaosa sürükleyen savaş pratiğinden bir an evvel vazgeçmesi gerektiğini söyleyen Ezgi, "AKP savaş politikalarını üretmek yerine kadın cinayetlerini durduracak yasalar çıkarmalı ve yasa uygulayıcılarının bu yasaları hayata geçirmesi için teşvik edici olmalı" dedi. Ezgi, kadının yaşam hakkını gasp edenlerin cezasız kalmaması gerektiğine ve yasa uygulayıcıların 'iyi hal' indirimlerinden katilleri beraat etmekten vazgeçmesini isteyerek, "Türkiye'de hukuk olmadığı gibi meydanında kadın katliamlarını teşvik eder nitelikte. Bu ülkede ne hukuk ne de devlet kadına karşı görevini yerine getiriyor. Kadın kurumları olarak yeter artık diyoruz, bu katliamlara bir son verilsin" diye konuştu.
'Medyanın katliamları teşvik eden eril dilden sıyrılması gerek'
Medyanın kullandığı eril dil ile haberlerde ve haber başlıklarında kadının katledilmeyi hak ettiği ya da bu katliamı meşrulaştıracak algının oluşturulduğuna dikkat çeken Ezgi, "Haberin içeriği başlıktan daha kötü oluyor. Geçtiğimiz günlerde Kayapınar'da bir kadın katledildi basın bununla ilgilenmedi ancak yurttaşlar tarafından darp edilen polisin ayağının kırılması daha fazla işlendi yani bir kişinin ayağının kırılması bir kadının katledilmesinden daha fazla dikkat çekti" dedi. Ezgi, medyanın şiddeti ve katliamları teşvik eden eril dilden bir an önce sıyrılması gerektiğine vurgu yaptı.
'Kadın cinayetleri artıyor'
Son zamanlarda tekrar artan kadın cinayetleriyle karşı karşıya olduklarını kaydeden Ekin Ceren Kadın Danışma Merkezi Sosyoloğu Ayşe Çaçan ise şunları belirtti: "Son olarak iki gün önce Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesinde bir polisin eşini katledilmesine şahit olduk. Yargının verdiği tedbir kararı bile kadını kurtarmaya yetmemiş. Artık bu yasaların ve uygulanan bu politikaların bir an önce güçlendirilmesi lazım çünkü erkekleri bağlayacak bir durum yok. Bu zihniyeti taşıyanların hiçbir çekincesi yok."
'Olayın takipçisi olacağız'
Devletin bu yasalarla katliamları önleyemediğini kabul etmesi ve yeni yasalar için adım atması gerektiğini ifade eden Ayşe, olayın takipçisi olacaklarını ve peşini bırakmayacaklarını vurguladı. Ana akım medyanın kadın katliamlarında kullandığı eril dilin katliamları meşrulaştırdığını söyleyen Ayşe, "Eşini katleden polisin yurttaşlar tarafından linç edildiği, hastaneye kaldırıldığı sırada ayağının kırıldığı söyleniyor. Bu da katliamı ikinci plana atıyor ve meşrulaştırıyor. Bu dilin bir an önce düzeltilmesi gerekiyor" ifadelerinde bulundu.
(mg)

