Ayla Akat: Cumhurbaşkanına süreci dondurma yetkisini kim verdi?
09:44
Bêrîtan Elyakut/JINHA
AMED- Koalisyon görüşmelerinin sonuçsuz kalması ve erken seçim sinyallerinin verilmesi ardından değerlendirmelerde bulunan KJA Dernek Başkanı Ayla Akat Ata, çözüm sürecini dondurma yetkisinin Cumhurbaşkanına kim tarafından verildiğini sorarak, "Bu kadar halkın desteği varken AKP girdiği her seçimde tam onay almışken, HDP'nin seçmeni bunu arzuluyorken, CHP seçmeninin yarısı hemen hemen yarısı bu sürecin arkasındayken süreci dondurma yetkisini kim vermiştir? Türkiye toplumu bunun hesabını sormak durumundadır. Artık bir arada olma zemini yakalanmalıdır" diye konuştu.
7 Haziran seçimlerinin üzerinden 2 ay geçmesine rağmen yapılan koalisyon görüşmelerinden sonuç çıkmadı. AKP hükümeti yetkililerinin ve Cumhurbaşkanının sürece dönük açıklamaları ise durumun vahametini ortaya koyuyor. Son olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 'Çözüm sürecini buzdolabına kaldırdık' demesi ise çatışma ortamını kızıştırdı. Tek taraflı devam eden ateşkes son süreçte çift taraflı olarak sona erdirildi. Yaşanan sürece ve koalisyon görüşmelerine dönük değerlendirmelerde bulunan KJA Dernek başkanı Ayla Akat Ata, sürecin geldiği aşamayı Ağrı Diyadin'de katledilen 2 gencin üzerinden ele alabileceklerini söyleyerek, süreci ilk olarak bozguna uğratan saldırıların Mersin saldırıları, Diyarbakır ve Suruç katliamlarının olduğunu kaydetti.
'Kürt halkının Türkiye'deki dostlarıyla buluşması iktidarları rahatsız etti'
Suruç katliamıyla birlikte bir savaş kararının verildiğinin altını çizen Ayla, "Bir seçim arifesindeydik ve bu seçim arifesinde Kürt halkı dostlarıyla birlikte Türkiye'de artık eşit, özgür bir gelecek için ve parlamentoya taşınabilmesi için karar verdi. Kürt halkının Türkiye'deki dostlarıyla buluşması iktidarları, devlet aklını rahatsız etti. Bu rahatsızlık ise dönem dönem söylemlere yansırken dönem dönem ise yaşanan patlamaların ardından tavır ve tutumla kamuoyuna yansıdı" diye konuştu. Rojava'da yaşanan gelişmelerin Türkiye'yi etkilediğinin altını çizen Ayla, HDP'nin seçim barajını aşması Rojava'da direnenleri etkilediği kadar Rojava'nın başarısının da Türkiye'yi etkilediğini ifade etti.
'Cumhurbaşkanının söylemleri kaos ortamını yarattı'
Kobanê direnişinin Türkiye'yi nasıl etkilediğini tüm dünyanın gördüğünü belirten Ayla, özellikle Grê Spî'nin alınmasının ardından Cumhurbaşkanının ve AKP yetkililerinin söylemlerinin sertleştiğini söyledi. Ayla, kamuoyuna yansıyan 'Sınır ötemizde bir Kürt oluşumuna asla izin veremeyiz', 'Sınırımızda yaşananlara tepkisiz kalamayız' gibi söylemlerle yaşanan kaos ortamını tetiklediğini kaydetti. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 2013 yılında başlattığı ateşkes sürecinin önceki ateşkes süreçlerinden farkının olduğunu dile getiren Ayla, "Artık şehirlerde yaşanan çatışmalı bir süreç var ve bu aynı zamanda Türkiye yöneticilerinin bildiği bir gerçekti. Çünkü Silvan olaylarından sonra 2012 yılının sonunda bıraktığımız yer çözümü dayatan bir noktaydı ama sırtını dönen yöneten bir akıl oldu. Şimdi bırakılan o yerin çok ötesinde Kürt ve Türk halkını birbirine kırdırtan bir noktaya gelindi. Şuan da süreç medya üzerinden çözümün olmayacağı bir noktaya getirilmek isteniyor" diye konuştu.
'7 Haziran seçimleri seçim olmaktan çıkmıştı'
Yaşanan kaos ortamının bir diğer sebebinin de AKP hükümetinin tek başına iktidar olmamasından kaynaklandığını dile getiren Ayla, AKP hükümetinin son 4 yıldır yürütmüş olduğu politikayı hayata geçirme zemini bulamadığını belirtti. 7 Haziran seçimlerinin seçim olmaktan çıktığını ifade eden Ayla, Türkiye'nin sistem değişikliğine evet ya da hayır seçimine dönüştüğünü söyledi. Bir anayasal değişikliğin yapılması gerektiğini söyleyen Ayla, Türkiye toplumunun bu değişikliğe hazır olmadığını kaydetti. "Ağrı Diyadin'de 2 genç katledilmişken Türkiye'nin günde mi koalisyon olacak mı olmayacak mı" diyen Ayla, görünen köyün kılavuz istemediğini zaten yapılan açıklamalarla bir koalisyonun gerçekleşmeyeceğinin sinyallerinin verildiğinin altını çizdi.
'Halk AKP'ye tek başına yönetme şansı vermemiştir'
İlerleyen süreçte AKP'nin tekrardan MHP'nin kapısını çalacağına dikkat çeken Ayla, MHP'nin çekimser davranarak mevcut hükümetin seçim kararı alması için mevcut koşulları yaratma durumunun söz konusu olduğunu söyledi. Yıllardır yaşanan savaşın ve içine girilen çözümsüzlüğün artık Türkiye toplumu tarafından daha fazla hissedilir olması gerektiğini ifade eden Ayla, Türkiye devletinin yaşanan koas ortamına dönük derhal çözüm geliştirmesi gerektiğini söyledi. Tek başına herkesin ülkeyi yönetebileceğine dikkat çeken Ayla, "AKP 2012 yılından bu yana tek başına bu ülkeyi yönetti. Ancak bu dönem Türkiye toplumu AKP'ye, CHP'ye, MHP ve HDP'ye 'ülkeyi bir arada yönetin' dedi. Milli irade ve irade kısmını ayırıyorlarsa eğer ve halk var diyorlarsa bu sıkıntıdır. Çünkü bu dönem halk AKP'ye tek başına yönetme şansı vermemiştir" diye belirtti.
'İktidardan vazgeçemeyenler halkın verdiği şansı değerlendirmedi'
Halkın iradesinin esas alınmasıyla birlikte bir çıkış noktasının olduğunu vurgulayan Ayla, halkın seçimde hür iradesiyle AKP'nin tek başına hükmetmesine izin vermediğini ve ortak bir zeminin oluşması gerektiğini sözlerine ekledi. Kürtler ve barışa inananların tehdit olarak görüldüğüne dikkat çeken Ayla, "Bugün bir uzlaşma sağlanacaksa tam da özel savaş aklıyla savaşmak adına muhafazakar ve barışa inanların bir araya gelerek yeni bir hukuk oluşturma süreci olmalıdır. Bu durum ise yeni bir anayasa ile sağlanabilir ve işte Türkiye toplumu sürece bu şansı verdi. Ancak kendi iktidarlarından vazgeçemeyenler halkın verdiği şansı değerlendirmediler" ifadelerinde bulundu. Herkesin katılacağı bir örgütlülük ile yaşanılan sürecin deşifre edilebileceğinin altını çizen Ayla, örgütlülük sayesinde geçici hükümetin ya da yeni kurulacak hükümetin kendini rahat hissetmesini engelleyeceğini kaydetti.
'Süreci dondurma yetkisini kim verdi'
Cumhurbaşkanı tarafından söylenen 'Süreç dolabına konuldu', 'Biz silahları gömeceğiz' sözlerini değerlendiren Ayla, Cumhurbaşkanının sadece silahları değil Kürt halkını da gömmek istediğini ifade etti. Çözüm sürecini dondurma yetkisinin Cumhurbaşkanına kim tarafından verildiğini sorarak, "Bu kadar halkın desteği varken AKP girdiği her seçimde tam onay almışken, HDP'nin seçmeni bunu arzuluyorken, CHP seçmeninin yarısı hemen hemen yarısı bu sürecin arkasındayken süreci dondurma yetkisini kim vermiştir. Türkiye toplumu bunun hesabını sormak durumundadır. Arık bir arada olma zemini yakalanmalıdır. Devletin acı yüzünü, gösterdiği tüm alanlarda bu örgütlü kesimler oralarda olmalı ve takılan maskeyi düşürmelidir. KJA olarak bizler de üzerimize düşen ne varsa yapacağız. Süreci değiştirip dönüştüreceğiz" diye konuştu.
(mg)
